
AİLE SÖZ GEÇİREMİYOR AMA DEVLETİN GÜCÜ VAR
Psikiyatrist Tan, siber zorbalık, dolandırıcılık, çok çeşitli taciz ve istismara gidebilen durumlar yaşandığının da altını çizerek, “Sosyal medyadaki içerikler kaygı bozuklukları, fobiler, depresyon, yeme bozuklukları, davranışsal sorunlar gibi psikiyatrik bozuklukların gelişimini tetikleyebilmektedir. Çoğu zaman alınan önlemler bireylerin gücünü aşabilmektedir. 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımının yasaklanması güvenli internet kullanımı için alınabilecek önlemlerden önemli biri olacaktır. Devletin böyle bir uygulamayı başlatması çocuk üzerinde daha güçlü bir yaptırım sağlayacaktır. Çünkü çoğu ebeveyn, bu konuda çocuğa söz geçiremeyebiliyor. Sosyal mecralarda gezinen bir çocuğun en azından belli bir yaşta olması gerçeği artık bir yasa ile somutlaştırılmış olacaktır” dedi.

RUH SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM
Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, 15 yaş altı dönemin, beynin özellikle prefrontal korteksin henüz gelişimini tamamlamadığı bir evre olduğunu belirterek, “Bu nedenle çocuklar, sosyal medyada karşılaştıkları içerikleri yetişkinler gibi filtreleyemez. Bu yaş grubunda sosyal medya kullanımının; depresif belirtileri, dikkat sorunları, davranış bozuklukları, siber zorbalık, uygunsuz ve yaşa aykırı içeriklere maruz kalma, beden algısı ve benlik saygısı sorunları, sosyal karşılaştırma, bağımlılık benzeri kullanım örüntüleri, dikkat ve uyku problemleri gibi riskleri artırabildiğini gösteren çok sayıda bilimsel çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle sosyal medya kullanımının sınırlandırılmasına yönelik düzenlemeler, ruh sağlığını koruma açısından önemli bir koruyucu adım olarak değerlendirilebilir” dedi.

GERÇEK TEMAS
Ülkü, sosyal medya yasağının doğru şekilde desteklendiğinde, çocukların akran ilişkilerini dijital performanstan çıkarıp, gerçek temas, gerçek duygular ve gerçek bağlar üzerine kurmalarına olanak sağlayacağını söyleyerek, “Bu da sosyal uyumun ve psikolojik dayanıklılığın gelişmesi açısından önemli bir fırsat alanı oluşturur” dedi.


















