‘MÜSRİFÇE TERK ETTİKLERİNİ GÖRÜYORUZ’
Kazı alanında termal dron ile yapılan analizler hakkında bilgi veren Prof. Dr. İsmail Özer, “Alan çok yoğun bitki örtüsüyle kaplı ve biz mağaradaki kayalıkların sınırını tespit etmeye çalışıyoruz. Kayaların bir kısmı yıkılmış, bir kısmı toprak altında devam ediyor. Bunu anlayabilmek için termal dronlarla en azından toprak altında da 1-2 metreye kadar olan ısı farklılıklarına bakarak onları da tespit etmeye çalışıyoruz. Şu anda yaptığımız tespitler bize bu gördüğümüz kayalıkların en az 130 metre uzunluğunda, yaklaşık da 30 metre genişliğinde bir kütle meydana getirdiğini söylüyor. Bu kütlenin önemi nedir? Çünkü bu bir çakmaktaşı kütlesi. Dünyadaki nadir örneklerden bir tanesi. Bu, Paleolitik Çağ insanlarının doğrudan doğruya ham madde olarak kullandıkları kaynak ve aynı zamanda onların mağarasını da meydana getiriyor. Bu nedenle de İnkaya sakinlerinin hiçbir efor sarf etmeden mağara kayalıklarından parçalar kopararak günlük ihtiyaç duydukları ham maddeleri ürettiklerini, sonra bunları biraz da aslında böyle müsrifçe terk ettiklerini görüyoruz. Çünkü normal Neandertal davranışlarında ham maddeleri çok uzak mesafelerden getirdikleri için yontma taş aletler ham maddenin genelde son parçasına kadar büyük bir dikkatle özenle kullanılır. Burada hemen mağara kayalıkları ana ham madde kaynağı olduğu için de bazen birkaç kilo büyüklüğündeki bir çekirdeğin üzerinden tek bir çıkarım yapılarak terk edildiğini bile görebiliyoruz” dedi.













