Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Fevzi Akkan ile makula dejenerasyonu olarak da bilinen sarı nokta hastalığını konuştum. Op. Dr. Akkan, sarı nokta hastalığının ‘makula’ adı verilen görme noktasında ortaya çıktığını ve merkezi görmeyi bozan bir hastalık olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Ülkemizde çok sık görülen bir hastalık. Bize gelen hastaların yüzde 80’inde sarı nokta hastalığına rastlıyoruz.”

MERKEZİ GÖRME KAYBI İLE BAŞLIYOR
Hastalığın belirtileri arasında; merkezi görme kaybı, renklerin soluk görülmesi, düz çizgilerde eğrilik görülmesi olduğunu belirten Op. Dr. Akkan, şöyle dedi: “Özellikle merkezi görme kaybı, sarı noktanın belirtileri arasında yer alıyor. Bunun yanında kişinin baktığı bölgedeki yeri net görememesi, renkleri soluk görmesi, baktığı bölgede karanlık alanlar görmesi, düz çizgilerde eğrilik veya yamulma görülmesi, sarı nokta hastalığının belirtileri arasındadır. Daha ileriki seviyelerde ise kişide ciddi görme kayıpları olmaktadır. Bu kişiler, sofrada kendi yemeklerini yiyemez hale gelebilmekte, okuma ve yakın görmede ciddi problemler yaşamaktadır.”

YAŞ İLERLEDİKÇE GÖRME KAYBI ARTIYOR
Sarı nokta hastalığının kuru tip ve yaş tip olarak ikiye ayrıldığını ancak kuru tipe daha çok rastlandığını vurgulayan Op. Dr. Akkan, “Kuru tipte, görme noktasında hücre kaybı yaşanmış oluyor. Hücre kaybı oldukça da kişinin önce görme kalitesi bozuluyor, sonra merkezi görmede bulanıklıklar, bazı alan kayıpları başlıyor. Git gide hücre kaybı artarsa bu durum görme kaybına kadar gidiyor. Yaş tip ise, retina altı tabakasında oluşan kanama ve ödem nedeniyle meydana geliyor. Bu daha ciddi görme kayıplarına sebep oluyor. Hastaların çoğu, kuru tip olan sarı nokta hastalığında tedaviye başlamaz ve hastalık yaş tip olarak ilerlerse, görme kaybı yaşanıyor. Bu nedenle 50 yaş sonrası senelik göz kontrolleri önem kazanıyor. Çünkü erken teşhisle birlikte uygulanan tedavi, bu hastalıkta süreci yavaşlatıyor” dedi.
TAKİP SIKLIĞI HASTAYA GÖRE PLANLANIYOR
SARI nokta teşhisi almış bir kişide hastalık kuru tip ve stabil ise 6 ayda bir kontrol edildiğini, kişinin hastalığı yaş tip ve başka bir risk faktörü varsa doktorun belirlediği sıklıkta takibinin yapıldığının altını çizen Op. Dr. Akkan, şu önemli bilgileri paylaştı: “50 yaş üzeri kişilerin retina muayenesi, göz muayenelerinin içinde yer almalı. Kuru tiple takip edilen sarı nokta hastalarının, ‘Nasıl olsa ben kuru tipim, yaş tip değilse bir şey olmaz’ düşüncesi ile takibi bırakmaması gerekir. Çünkü kuru tip olarak başlayan sarı nokta hastalarının bir kısmı zamanla yaş tipe dönebilir. Yani retina altında kanamalar, sıvı toplanmaları görülebilir.”


















