Paranın satın almaya gücünün olmadığı, hiçbir baskının yok etmeye yetmediği ve hiçbir güzel şeyin aksini yaşamaya tamamen ikna edemediği, kalpten gelen o güzel duygu sevgi… Sevmek, sevilebilmek. Tüm insanoğlu, bu iki temel duygu için çabalar. Sevmek, aynı bir ressamın özenle çizdiği bir resim gibi fırçayı çok sıkmadan dikkatle tüm duygularını ona aktararak ortaya konulan bir sanat eseri. Sevilmek, aynı bir ağacın kök salıp, meyveler vermesi gibi coşkulu ve yenileyici.

Eğer sevmeyi öğrenebildiysek içimizde kendiliğinden çiçekler açar. Hayatta her şeyi nedensiz sevmeye başlarsın ve her şey gözüne çok daha güzel görünmeye başlar. Kuşlar, ağaçlar, hayvanlar, insanlar artık her şeyi nedensiz sever ve git gide ruhunuzu zenginleştirirsiniz. Sevgi tüm canlıların içine canlı tohumlar serpiştirir, onu geliştirir ve büyütür. Meyveler vermesini sağlar.

Sevilmek. Sevildiğini hissettiğin an aslında hayatta verilen en güzel armağan. Yaşayan kişilerin kendini çok şanslı hissettiği o güzel duygu. Bazense insanlar ne yaparsa yapsın bir türlü yolları bu duyguyla kesişemez. Sevilmek ancak sevilmek için de çaba gösterildiğinde güzeldir. Yalnızca kendiniz olduğunuz için sevilmek ama aynı bir zanaat öğrenir gibi onun için çabalamayı da asla bırakmayarak.
Özel günler önemli mi? Bu günlerde hediye almak gerekli mi? Bu sevginin ölçüsü mü?
Her ilişkinin dinamiği kendi içinde şekillense de bazı günlerin diğer günlerden farklı olması yani o gün için özenli giyinmek, düşünüp bir şey almış olmak ve ona göre bir şey organize etmek her ilişkinin canlı şekilde ilerlemesine neden olur. Peki bu günlerde illa bir hediye alınmalı mıdır sevginin bir ifade yolu mudur? Evet, hediye almak sevginin ifade yollarından yalnızca biridir. Fakat tek sevgi ifade biçimi bu değildir. Sevgi, şefkat, yakınlık, ilgi, kaliteli zaman diye uzayıp giden bu listede aslında sevdiğiniz kişinin sevgi diline uygun bir şey organize ediyor olmak her şeyden çok daha kıymetli.


















