Türkiye’nin sağlık sistemindeki başarıları üzerine çok şey söylendi.
Sorunlar yok mu elbette var ama Dünya genelinde, özellikle Avrupa’daki sağlık hizmetleri karşılaştırıldığında Türkiye’de sunulan hizmetin kalitesi daha net ortaya çıkıyor.
Avrupa’da yaşayan Türklerin tedavi için özellikle ülkemize gelmesi, “Siz hiç Amerika‘da acile gittiniz mi?” diye Mehmet Ali Erbil gibi ünlülerin paylaştığı videolar, ABD‘den uçakla gelip Türkiye’de diş tedavisi daha ucuz diye paylaşım yapan yabancı fenomenler, büyük hasta yoğunluğuna rağmen ücretsiz ve kaliteli hizmet sunulması vs. örnekler saymakla bitmez.
Bu başarı hikâyesi, yeni açıklanan kapsamlı bir yabancı araştırmada da ortaya konmuş oldu.
“Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026” listesine Türkiye’den tam 35 sağlık kurumu girdi.
Bu torpilin döndüğü, kurumların birbirine kıyak geçtiği bir liste değil!
Liste, 32 ülkeden, tam 2 bin 530 hastanenin başta doktorlar olmak üzere binlerce sağlık çalışanının yani işin içinde olan kişilerin değerlendirmesiyle hazırlandı.

İlk olarak farklı ülkelerdeki kamu kaynaklarından derlenen hastane kalite ölçütleri incelenip, tedavi kalitesi, hijyen standartları ve doktor ya da hemşire başına düşen hasta sayısı gibi göstergeler dikkate alındı.
Daha sonra ankete katılan binlerce sağlık çalışanına kendi çalıştıkları kurumlar hariç olmak üzere hem kendi ülkelerindeki hem de diğer ülkelerdeki hastaneleri önermeleri istendi.
O kadar titiz bir araştırma yapılmış ki, bu hastanelerde tedavi gören hastalardan da görüş alınmış.
Hasta deneyimi, taburculuk sonrası yapılan ve kamuya açık sonuçları bulunan hasta memnuniyeti anketleri puanlama modeline dahil edildi.
Genel memnuniyet, hastaneyi tavsiye etme ve tıbbi bakımdan memnuniyet gibi kriterlerin analizi yapıldı.
Ve liste uluslararası saygın yayın organı Newsweek ve Alman istatistik firması Statista tarafından yayımlandı.
İŞTE O HASTANELER
Koç Üniversitesi Hastanesi 213., Hacettepe Üniversitesi Hastanesi ise 234. olarak ilk 250’ye girmeyi başaran iki üniversite hastanemiz oldu.
Türkiye’den 35 sağlık kurumunun girdiği listedeki üniversite hastaneleri şöyle:
Medipol Mega Üniversite Hastanesi, Acıbadem Üniversitesi Uluslararası Hastanesi, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Altınbaş Üniversitesi Medical Park Bahçelievler Hastanesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Başkent Üniversitesi Hastanesi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstinye Üniversitesi Bahçeşehir Liv Hastanesi, Bahçeşehir Üniversitesi Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi.
Elbette bu başarıda başta kaliteli doktor yetiştiren üniversite sisteminin, doktor ve sağlıklı çalışanlarımızın emeği çok fazla.
***
ÖMRÜNÜZE 3 YIL EKLEYİN!
İngiltere’deki UK Biobank işbirliğiyle yürütülen uluslararası araştırmada, 10 yıllık süre aralığında 103 bin 649 kişinin 5 farklı beslenme alışkanlığının, ölüm oranı ve yaşam süresi ile olası ilişkisi incelendi…

Araştırma şunu net bir şekilde ortaya koydu; sağlıklı beslenme alışkanlıkları, insanların genetik yapılarından bağımsız olarak yaşam süresini uzatma avantajı sağlıyor.
Yani genetik mirasınız kötü de olsa, bir dönem kendinize iyi bakmasanız da 45 yaşından sonra sağlıkla beslenmek ömrünüze en az üç yıl katıyor!
***
ESTETİK TARTIŞMASI
Ünlü oyuncu Emma Stone’un 32. SAG Ödülleri gecesinde yüzündeki farklılık dikkat çekti.
Estetik yaptırdığı konuşuluyor.
Sosyal medyada “Bu kim ve Emma’ya ne yaptı?”, “Tamamen yeni bir yüzü var” benzeri yorumlar okudum.
Bence bunlar abartılı yorumlar.

Abartıya kaçmadan yapılan estetik operasyonlar güzel sonuç verebiliyor. 37 yaşındaki Stone da benzer bir süreçten geçmişe benziyor.
‘Birdman’ ‘La La Land’ gibi yapımlarda unutulmaz performanslar sergileyen Stone gibi büyük bir yetenekle ilgili güzelliği üzerinden konuşmak aslında ona yapılmış bir haksızlık.
Stone’un son dönemde Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos ile girdiği işbirliği ‘Zavallılar’, ‘Bugonia’, ‘Merhamet Hikayeleri’ gibi sıra dışı yapımlar ortaya çıkardı.
İki kez Oscar kazanan Stone’un son yıllarda cesur ve deneysel yapımlarda rol alması ayrıca alkışı hak ediyor.
***
GERÇEK SAVAŞ!
ABD ve İsrail’in İran’a zalimce saldırmasını yine film izler gibi takip ediyoruz.
Uzmanlar ellerinde çubuklar tek tek anlatıyorlar gelişmeleri…
Ben de dahil birçok yazar, uzman ilk gün savaşı politik ve taktik açıdan değerlendirdik!
Genelde Ali Hamaney’in öldürülmesi, ABD ve İsrail’in istihbarat başarısı, İran’ın direnişi, benzine zam gelmesi, altının yükselişi vs. tartışılıyor.
Gerçek savaş dışında her şeyi konuşuyoruz!
Gerçek savaş bu fotoğrafta!
Gerçek savaş, ABD ve İsrail tarafından bir ilkokula düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden 160’tan fazla çocuk için kazılan mezarlarda!
Bu çocukları sabah anne babaları öpüp okula yollamıştı, şimdi mezardalar!
Bu fotoğraf bana girdiği 60 savaşın sadece yedisini kaybetmiş tarihin en başarılı komutanı Napolyon Bonapart’ın şu sözünü hatırlattı:
“Savaşın bir gününü görseniz diğer günlerini görmemek için Tanrı’ya yalvarırdınız.” Dünya yine üç maymunu oynuyor.
İran’daki çocukların ölümüne bazı Müslüman ülkeleri de sessiz!
Gazze’de yaşanan vahşete karşı nasıl hiç susmuyorsak, devlet aklı olarak büyük hatalar yapsalar da İran için de susmamalıyız!
***

Altyazı
“Bana öyle geliyor ki, dünyada güzel olan her şey daha insana ulaşamadan, insanın kendi ördüğü ağlara takılıp kalıyor.” (Kuru Otlar Üzerine)


















