Hürmüz krizi ve Ankara’nın Afrika açılımı: Türkiye’nin avantajı tam da burada ortaya çıkıyor!

spot_img


“TÜRKİYE’Yİ DAHA ETKİLİ BİR AKTÖR HALİNE GETİRİR”

Demirtaş, “Diğer yandan bu hedef, stratejik açıdan Türkiye’nin arz güvenliğine katkı sağlar. Krizlere karşı stratejik dayanıklılık, çok kaynaktan enerji alabilmek ve kaynakları çeşitlendirmekle doğrudan ilişkilidir. Nitekim LNG anlaşmalarının artması, boru hatlarının çeşitlendirilmesi ve depolama kapasitesinin geliştirilmesi bu stratejik dayanıklılığın bir parçasıdır. Son olarak politik açıdan bakıldığında, bu hedef Türkiye’nin müzakere gücünü artırmasına fırsat tanır. Enerji, günümüzde dış politikanın en kullanışlı araçları arasında yer alıyor. Hem çeşitlendirme hem de farklı aktörleri birbirine bağlama noktasındaki avantajlı konumu, Türkiye’yi bölgesel ve küresel krizlerin çözümünde daha etkili bir aktör haline getirebilir.” ifadelerine yer verdi.

TÜRKİYE’NİN AFRİKA’DAKİ ENERJİ DİPLOMASİSİ

Yüzyıllar boyunca ‘Batı’ tarafından sömürülen ve sömürgeleştirilen Afrika ülkelerinin Türkiye ile son yıllarda dostluğu kazan-kazan anlayışına dayalı işbirlikleriyle daha da artıyor. Türkiye’nin ‘Afrika’ ile kurduğu ve geliştirmek istediği diplomatik köprü ise Avrupa’nın geleneksel aktörlerini rahatsız ediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve diğer liderler Ankara’nın hamlelerini boşa düşürmeye çalışırken, Türkiye ise karşı hamleleriyle ‘Batı’ya hem insanlık hem de diplomatik ders veriyor.

SETA Araştırmacısı Tunç Demirtaş konuyla ilgili olarak sabah.com.tr’ye yaptığı değerlendirmede, “Türkiye, uluslararası hukuka ve küresel sisteme saygılı olarak tüm eylemlerini gerçekleştirmektedir. Ayrıca Afrika’da meşru hükümetlerle, onları eşit egemen devletler olarak kabul eden bir yaklaşımla iletişim kurmaktadır. Afrika ülkeleri bu durumdan memnunken geleneksel aktörlerin rahatsızlık duyması halinde burada farklı bir sebep aramak gerekir. Zira Türkiye’nin hangi eyleminin Afrika ülkelerine zarar verdiğini sormak gerekir.” ifadelerine yer verdi.

Tunç Demirtaş, “Türkiye, kıta ülkelerinin belki de en çok iş birliği geliştirmek istediği ülkelerden biridir. Türkiye’nin ihtiyaç temelli dış politika anlayışı, kıtada isteyen ülkelere yönelik kapasite inşası desteği, güvenlik sağlayıcı unsurlarla ortaya koyduğu katkı, insani ve kalkınma yardımları gibi birçok yaklaşım rahatsızlıktan ziyade memnuniyet verici olmalıdır.

Hatta krizlerin çözümüne yönelik Türkiye’nin çabaları küresel güvenliğe de katkı sağlamaktadır. Afrika’da yaşanan istikrarsızlıklarla mücadele konusunda Türkiye’nin katkıları, küresel terörizmin yayılmasına da ket vurmaktadır.” sözlerini kullandı.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img