Özbekistan… Taşkent… Semerkand… Buhara… Urgenç… Harezm… Hive… Uçak yolculuğu… Tren… Otobüs…
Ve… Ankara‘ya dönüş… Yüksek ateş… Kusma… İshal… Baş dönmesi… Norovirüs… Zatürre.
İstikamet… Başkent Üniversitesi Hastanesi.
İyi ki Profesör Dr. Mehmet Haberal var… Türkiye’nin gururu… Hızır gibi:

– Hemen yatıyorsun.
Kan tahlili… Serum… Antibiyotik… MR… Röntgen… Tomografi.
Hoşça kal Özbekistan… Ve son notlar.
***
Özbekistan’daki Türkiye
Türkiye’de, 65 bin Özbekistan vatandaşı var.
Özbekistan’da da 31 bin Türk.
300’ün üzerinde Türk yatırımı… Piramit Tower… Kamu binaları…
Oteller… Konutlar.
Çalık Grubu… İş merkezi… Otel… Enerji yatırımı… Altın madeni.
Cengiz-Aksa-Odaş… Doğalgaz çevrim santrali yapıyor… Elektrik üretip Özbekistan devletine satacak.
Urgenç şehrinin elektriğinin yüzde 40‘ı bir Türk firmasından… Odaş Enerji… Doğalgaz çevrim santrali… 174 megavat güçte.
Güneş enerji paneli… Tekstil… Lokanta… Nereye gitseniz Türk var… Türk yatırımı var.
***
Türkçe… İngilizce’den yaygın
Süleyman Doğan… Sosyoloji profesörü… Yıldız Teknik Üniversitesi‘nden.
Beş aydır Özbekistan’da… Urgenç’te… Ebu Reyhan Biruni Devlet Üniversitesi.

Sohbet ettik… Dedi ki:
– Okullarda yabancı dil konusunda Türkçe, İngilizce’den yaygın… Türk’e saygı inanılmaz.
***
ÇAYKUR… Her dem yeşil
Buhara’dan Urgenç’e otobüs yolculuğu… Çöl… Bir süre bölünmüş yol… Sonra tek yol… Ardından bozuk bir yol… Böbrek taşı olan düşürür.
Özbek mihmandarımız, “Erdoğan Baba, bu yolumuzu yapıverse” diyor.

Yol üzerinde bir market… Xalımaxonım süpermarket.
Satış elemanı Süreyya… En çok satılan ürünü gösteriyor:
ÇAYKUR… Rize Turist Çayı… Ve… Her dem yeşil çay.
***
Duvar yazıları
Gazeteciler Cemiyeti… Girişte bir heykel var… Özbekistan’ın en eski foto muhabirinin heykeli.
Cemiyet’in duvarlarında yazı çok… İki örnek:
Yenilik… Kimi için güç, kimi için ümit, kimi için yaratıcılıktır.
Başarı yoktur diye durma… Belki o seni bekliyordur.
***
Çarşı Pazarı
Taşkent’in merkezinde… Her gün açık… Kalabalık.
Ürünler arasında beyaz bal dikkatimi çekti… Sordum… Nedir?
“Pamuk balı” dediler.
Bal kovanları, pamuk tarlasına konuyor.
Çarşı Pazarı‘nın yiyecek bölümünü gezerken… Satıcılar bize ikramda yarışıyorlar… Meyve kurusu… Fıstık… Ceviz.
Unutmadan… At eti, koyun etinden pahalı.
***
Yoğun istek
Özbekistan’da belki on kişiden aynı sözleri dinledik: “İstanbul-Bakırköy’de Özbek okulu var… Özbekistan’da Türk okulu açılmasını istiyoruz.”
Özbekistan Devleti, Taşkent’te arsa tahsis etmiş… Türk okulu için.
İstek: “Bir okul yetmez… Her şehirde Türk okulu olsun… Çocuklarımız Türk okullarında okusun.”
***
‘Ayollar’
Tuvalete gidecektik… Mehmet Ali Dim, kadınlar tuvaletinin tabelasını gösterdi:

Ayollar yazılı. Kahkahayı bastık… Fotoğrafını çekmemek olmaz.
***
Bayrak
Özbekler, bize bayraklarını hediye ettiler… Üç renkli… Beyaz… Yeşil… Mavi… Kırmızı şeritli.
Kırmızı şerit: Güçlü devlet yapısının simgesi.
Yeşil: Konukseverlik… Hoşgörü.

Beyaz: Barış, adalet.
Mavi: Türklüğün simgesi.
Bayrağın üst kısmında… Yarım ay ile 12 yıldız var. Yarım ay: İslamiyet.
12 yıldız: Ülkenin 12 şehri.
***
Beşkazan
Evet… Lokantanın adı Beşkazan (Beshqozon)… Özbek pilavı kazanlarda pişiriliyor.
Akşam yemeği… İsmail Cem Kadıoğlu ile birlikteyiz… Trabzon-Sürmeneli.
TSP… Total Solution Provider… Genel Müdür… Ve Yönetim Kurulu Üyesi.
Özbekistan, Kazakistan, Kıbrıs, Gürcistan, Kosova’da… Pek çok yerde faaliyeti olan bir grup… 30 yıllık aile şirketi.
Güvenlik… Muhasebe… Teknik… Temizlik… Tesis yönetimi.
Bu coğrafyada… Nereye baksanız Türkiye var.
***
Koro… Ve şarkı

Yerel giysiler içindeler… Folklorik… Bize şarkı söylediler:
“Sen olislardasan,
O’tgan kanimdasan yagonam,
Sen yuragimdasan,
Arman halalimdasan yagonam.”
Şarkı devam ediyor… Uzun… Türkçesini merak ettim… Anlattılar:
“Sen uzaklardasın,
Gelip geçen gecelerimdesin, yegânem,
Sen yüreğimdesin,
Gerçekleşmeyen hayalimsin, yegânem.”
***
Atasözü
Özbekistan atasözlerinin çoğu, bizim atasözlerimiz. Ama bizde olmayan atasözleri de var. Beğendiklerimizden ikisini paylaşalım:
Acele etmeyen tavşana yetişir.
Akıllının atı da yorulmaz, giysisi de eskimez.
***
Ali Şir Nevai
Türk diline Kaşgarlı Mahmud’dan sonra en büyük hizmet eden şahsiyet… Ali Şir Nevai… 1441-1501.
Beş ayrı divanı var… Birçok Osmanlı aydını onun hayranıymış. Yavuz Sultan Selim… O da hayranlarından. Ali Şir Nevai’nin şiirlerinin birinden… İki mısra:
“Eğer bir kavm, ger yüz, yoksa mangidür,
Muayyen Türk ulusu, Hüdai menifidür.”
Türkçesi:
“Bir kavim ister yüz, ister bin kişi olsun,
Benim mensup olduğum ve değer verdiğim şüphesiz Türk milletidir.”


















