Tuhaftır, sosyal medyaya baktığımız zaman, Talat Yalaz’ın görevden alınmasına en çok AK Trollerin sevindiğini görüyoruz. Siyaset ne tuhaf bir iş? Daha dün, “Bay Kemal” diye aşağıladıkları adama şimdi, “Kemal Bey” diye yalakalık yapıyorlar.
Tuhaftır, sosyal medyaya baktığımız zaman, Talat Yalaz’ın görevden alınmasına en çok AK Trollerin sevindiğini görüyoruz. Siyaset ne tuhaf bir iş? Daha dün, “Bay Kemal” diye aşağıladıkları adama şimdi, “Kemal Bey” diye yalakalık yapıyorlar.
Artık AK Troller mi CHP’li oldu, yoksa Kılıçdaroğlu CHP’si mi Saray’ın önünde diz çöktü? Orasını sizin takdirinize bırakıyorum.
Talat Yalaz zor bir durumda ve ne yaparsa yapsın, birileri onu eleştirecektir. Bazı isimler Talat Yalaz’ın “Parti binasını bırakmıyoruz” açıklamasını eleştirdiler ve gereksiz yere gerginlik yaratmasının doğru olmadığını söylediler. Ben de bu görüşteyim. Ben Talat Yalaz’ın yerinde olsam parti binasını işgal etmem. Butlan olarak partiye atanan yeni CHP il başkanına anahtarı teslim eder, iki çift de laf sokmayı ihmal etmezdim.
Öte yandan Talat Yalaz’ı sert bulanlar olduğu kadar, fazla yumuşak bulanlar da var. Onlara göre Yalaz partisini “Kuzu kuzu” teslim ediyormuş. Sayın Yalaz’dan ne yapmasını bekliyorsunuz? Partinin pencerelerini kırıp, pervazlarına kum torbaları yerleştirip, makineli tüfek yuvaları mı kurması sizi tatmin ederdi?
Eskişehir’de 10 günlük yasaklar dönemi
Ankara’da yapılacak NATO zirvesi için ülkemizde âdeta kırmızı alarm verildi. Pek çok saçma uygulamayla karşılaşıyoruz. Bunlardan biri de Eskişehir’de 10 gün boyunca toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, miting ve benzeri etkinliklerin yasaklanması.
Ankara’da yapılacak bir toplantı için, Eskişehir’de birtakım yasaklamaların getirilmesi de neyin nesi? Yoksa iktidar, yavaş yavaş Türk Milletini anayasal haklarından mahrum etmeye mi hazırlanıyor? Öyle ya; bütün gösteriler yasaklansa, iktidar bundan çok mutlu olurdu.
Konuyla ilgili bir basın açıklaması düzenleyen İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan da bu konuya değindi. “Devletin uluslararası organizasyonların güvenliğini sağlama sorumluluğu elbette tartışılmazdır” diyen Ulucan, “Ankara’da gerçekleştirilecek bir zirve gerekçe gösterilerek
Eskişehir’de on gün boyunca temel demokratik hakların toplu şekilde sınırlandırılması, kamuoyunda haklı soru işaretlerine neden olmaktadır” ifadelerinde bulundu.
Sayın Ulucan’a kelimesi kelimesine katıldığımı belirtmek istiyorum. İçişleri Bakanlığı’nın tutumunu kabul etmemiz mümkün değil. İktidar vatandaşlarının anayasal haklarını gereksiz yere kısıtlayamaz ve kısıtlamamalıdır. Bu anlayışın sonu Türkiye’yi Avrupa’ya değil, Kuzey Kore’ye benzetir.


















