Muhit, Temmuz Sayısıyla Raflarda – Kültür Sanat Haberleri

spot_img


Mehmet Dinç, “Hayat Mesaisi: Vakti Yakalamak” başlıklı yazısında zamanın bir emanet, hayatın ise her an yeniden adım atılabilen bir mesai olduğunu hatırlatıyor. Dursun Çiçek, “O Ağaç” başlıklı yazısında insan ile ağaç arasındaki köklü kader birliğini ve ağacın, salih amelle cennete uzanan manevi bir köprü olduğunu anlatıyor. Dilara Ayşe Akdeniz, “Gözün Serüveni” başlıklı yazısında ilahî gözetimden dijital ekranların teşhir kültürüne evrilen insanı ve haysiyetin, ruhu kirleten bu dijital panayırdan saklanarak sadece görmeyi bilmekte olduğunu savunuyor. Zeynep Merdan, hırs ve şöhret çağında en büyük hediyenin “Esirgenişin Rahmeti”nde saklı olduğunu ve hiçbir emeğin karşılıksız kalmayacağını vurguluyor. Abdullah Harmancı, Avrupa’nın en batı ucu ile Türkiye’nin en kuzey ucu arasındaki sahipsizlik ve bakımsızlık tezadıyla yüzleştiği o hüzünlü geceyi paylaşırken Hasan Mert Kaya, Beyrutlu yayıncı Feyza el-Hazin’in yarım kalan hikâyesinin izinde, Orta Doğu’nun barış ve huzura hasret kaderini gözler önüne seriyor.

Turan Kışlakçı, Mevlânâ’dan Halil Cibran’a uzanan altı asırlık bir köprü üzerinden “ney” sembolünü ele alırken Tayfun Doğan, insanın kalbini ve sükûnetini koruyabilmesi için ben duygusundan uzaklaşması gerektiğini savunuyor. Senai Demirci, dünyaya, ayette geçen “Keşke kavmim de bilseydi…” diye haykıran o fedakâr adamın merhametiyle bakmayı öğütlüyor. Selim Cerrah, umut ile endişe arasında yönünü arayan insana “şuur” pusulasını önerirken Müslim Coşkun, ata yurdu Bayburt’ta, Çoruh Nehri’nin ve çocukluk hatıralarının izini sürüyor. Süleyman Ceran, Gazze’deki ateşkes sonrası tırmanan katliamlar ile çiğnenen kırmızı çizgileri ve uluslararası garantörlük sisteminin acziyetini ortaya koyuyor. Muhammet Enes Kala, erdem epistemolojisi üzerinden bilgi ile hayat arasındaki kopan bağı, modern insanın yitirdiği hikmet arayışını ve entelektüel tevazuun önemini anlatırken Âdem İnce, Batı sinemasının sunduğu sahte illüzyonlara ve zedelenen mahremiyet algısına karşı entelektüel eleştiri getiriyor.

Afşin Selim, “Sönmeden Tüten En Son Ocak” başlıklı yazısında vatanı kutsal bir emanet olarak görmenin önemini vurgularken Musa Mert, “İmanın Estetiği” başlıklı yazısında adabımuaşeret ve edep kavramlarını felsefi ve nebevi perspektifle ele alıyor. Mehmet Şarman, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın STRATCOM 2026’daki konuşmasını merkeze alarak “beşer ittifakı” kavramını analiz ederken Mahmut Bıyıklı, “Şerif Aydemir’in portresini ve eserlerini kültür dünyasıyla paylaşıyor. Mustafa Özçelik, yarım asırlık dostu Şakir Kurtulmuş’un şiir yürüyüşünü, denemelerini, hatıralarını portreleştirirken Halil İbrahim İzgi, David Hockney’nin sanat mirasına ayna tutuyor. Yağız Gönüler, Harun Yakarer, Hacer Kaptan ve Yusuf Emre Şen kitap inceleme ve değerlendirme yazılarıyla bu sayıya omuz veren diğer isimler oluyor.


Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.


Haber Girişi
Serenay Korkusuz – Editör



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img