
TÜRK’ÜN HAKKINI KİMSEYE YEDİRMEYİZ
Amcaoğlu, ilerleyen dönemde, Doğu Akdeniz’de ekonomik olarak üretilebilir doğal gaz rezervlerinin devreye girmesi halinde, kurulacak altyapının sadece iç tüketime değil, uluslararası pazarlara erişime de hizmet edebilecek şekilde planlandığını aktardı. Amcaoğlu, “Bu konuda anavatan-yavruvatan olarak vizyonumuz aynıdır. Türkiye Cumhuriyeti Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar‘ın ‘Türkiye’den KKTC’ye doğal gaz taşınacak ancak ileride adada veya Doğu Akdeniz’de bir doğal gaz keşfi olması halinde aynı hat üzerinden gaz Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya taşınabilecek’ sözlerine bizler de katılıyoruz. Ancak bunun gerçekleşmesi siyasi gelişmelere, akabinde de ticari fizibiliteye, rezerv miktarına bağlıdır” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye ve KKTC olarak her zaman bölgede iş birliğini savunan bir anlayışa sahip olduklarını kaydeden Amcaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer gelecekte kapsamlı bir uzlaşma zemini oluşur, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve hakları güvence altına alınırsa, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının en ekonomik güzergâh üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması tüm tarafların yararına olacaktır. Buna eminim Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de katılmaktadır. Türkiye üzerinden geçecek hatların teknik ve ekonomik açıdan en avantajlı seçenek olduğu herkesin malumudur. Ancak bunun ön şartı, Kıbrıs Türk halkının haklarının yok sayılmadığı adil bir iş birliği modelidir. Doğu Akdeniz’de Türk’ün hakkını kimseye yedirmeyeceğiz.”




















