ABD’li futbolcu Folarin Balogun‘un kırmızı kart cezasının, ABD Başkanı Donald Trump’ın FIFA Başkanı Gianni Infantino’yu aramasının ardından tartışmalı bir şekilde ertelenmesi; hakemlerin yıldız futbolcuları ve bazı takımları, özellikle de Arjantin ile Lionel Messi‘yi koruduğu, çifte standart uyguladığı yönündeki eleştiriler, FIFA’nın güvenilirliğini tartışmaya açtı.
Son olarak, 2026 FIFA Dünya Kupası finalinde planlanan devre arası şovu da futbolun hangi yöne evrildiği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Tartışmaların odağında, FIFA’nın pazar günü New Jersey’deki MetLife Stadı’nda oynanacak finalde, Super Bowl’u andıran bir devre arası eğlence şovu düzenleme planı yer alıyor.
Uluslararası Futbol Birliği Kurulunun (IFAB) oyun kurallarına göre devre arası süresi en fazla 15 dakika olabiliyor. Ancak sahaya dev bir konser sahnesinin kurulup kaldırılması ve sanatçıların performansları nedeniyle devre arasının 20 ila 30 dakikaya uzayacağı ileri sürülüyor. Bunun da oyun kurallarının ihlal edildiği yönündeki suçlamalara yol açacağı kaydediliyor.
Dr. Kazakov: “Infantino’nun kamuoyu nezdindeki itibarı yoruma açık bir konu”
Danimarka’nın Aarhus Üniversitesi Medya ve Gazetecilik Çalışmaları Bölümünde araştırmacı olarak görev yapan siyaset ve spor iletişimi uzmanı Dr. Vitaly Kazakov, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dünya Kupası organizasyonu etrafındaki tartışmalı kararlar nedeniyle FIFA yönetiminin ciddi bir itibar kaybına uğradığını ileri sürdü.
Infantino’ya duyulan öfkenin gözle görülür biçimde arttığını belirten Kazakov, “Maçları izlediğiniz yerde durum nasıldı bilmiyorum ama benim bulunduğum yerde, taraftar alanlarında, kafelerde maçlar yayınlanırken, Gianni Infantino ekrana her çıktığında kalabalığın yüksek sesle yuhaladığını görmek oldukça yaygındı. Bu açıdan bakıldığında, Infantino’nun kamuoyu nezdindeki itibarı ve milyarlarca izleyicinin onu nasıl değerlendirdiği elbette yoruma açık bir konu.” diye konuştu.
“Aktörlerin tamamı, bu yumuşak güçten belirli ölçüde faydalanıyor”
Sporda manipülasyon ile sporun yumuşak güç olarak kullanılması hakkında kitapları ve makaleleri bulunan Kazakov, büyük devletlerin Dünya Kupası gibi önemli organizasyonları bir yumuşak güç (soft power) olarak görüp, bundan fayda sağlamak istediklerini aktardı.
FIFA’nın mali gücüne dikkati çeken Kazakov, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yumuşak gücü ekonomik açıdan değerlendirirsek, FIFA, sponsorlarından elde ettiği devasa gelir sayesinde önemli bir kazanç sağlıyor. Bence burada bahsedilen aktörlerin tamamı, hiç şüphesiz bu yumuşak güçten belirli ölçüde faydalanıyor. FIFA, tüm bu sürecin merkezindeki en önemli kurumlardan biri. Sponsorlar açısından da en büyük avantaj, milyarlarca kişiye ulaşan bu küresel izleyici kitlesine erişebilmek. Aynı durum turnuvanın düzenlenmesinde rol oynayan Kuzey Amerika’daki siyasi aktörler için de geçerli. Sonuç olarak, turnuvaya ev sahipliği yaparak çeşitli kazanımlar elde etmeye çalışan ve birbirleriyle farklı şekillerde etkileşim içinde olan çok geniş bir aktör ağı bulunduğunu kabul etmemiz gerekiyor.”
Dünya Kupası süresince yapay zekanın kullanımı ve dezenformasyon
Kazakov, Dünya Kupası’nı önceki organizasyonlardan ayıran en önemli özelliklerden birinin yapay zekanın aktif olarak kullanılması olduğunu vurgulayarak, 11 Haziran’da başlayan organizasyon sürecinde sosyal medyada yanlış ve yanıltıcı haberler görüldüğüne dikkati çekti.
Kazakov, video tamamen saçma veya mantıksız olmadığı sürece, paylaşımı yapan kişinin içeriği istediği yönde yorumlatmasının ve yönlendirmesinin son derece kolay olduğunu ifade etti.
2024 Super Bowl finalini örnek gösteren Rus akademisyen, söz konusu karşılaşmanın ABD’de Ay’a ilk inişin canlı yayınından daha fazla televizyon izleyicisini ekran başına topladığını ifade etti.
Neymar ve Pele hakkında yapay zekayla üretilen içerikleri örnek gösteren Kazakov, “Birkaç yıl önce buna güzel bir örnek yaşandı. Brezilyalı futbolcu Neymar, ülkesine dönerek bir yerel kulübe yeniden katılmaya hazırlanırken, kulübün yapay zeka ile oluşturulmuş Pele görüntülerini paylaştığı haberleri çıktı. Bu görüntülerde Pele’nin Neymar’ı kulübe transfer olmaya ikna etmeye çalıştığı görülüyordu. Haberlere göre Neymar’ın ailesi de bu içerikten ciddi şekilde etkilendi. Oysa görüntülerin yapay zeka ile üretildiği ve gerçek olmadığı açıktı. Sonuçta Pele uzun süre önce hayatını kaybetmişti. Buna rağmen bu bilgi manipülasyonu karar sürecinde etkili oldu. İnsanlar, yapay görüntülerde söylenenlerin gerçek olmadığını bilmelerine rağmen bundan etkilenebildi. Bu örnek, bilgi manipülasyonunun ister olumlu bir amaçla kullanıldığı öne sürülsün ister olumsuz olarak değerlendirilsin, insanlar üzerinde gerçek bir etki yaratma gücüne sahip olduğunu açıkça gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
FIFA ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) gibi yapıların turnuvaları düzenlerken tek başlarına değerlendirilemeyeceğini belirten Kazakov, sponsorlar ile turnuvayı organize eden ülkelerin, sporu bir araç olarak kullanmak isteyebileceğini sözlerine ekledi.
Haber Girişi


















