Diyabet ve demans: Aynı madalyonun iki yüzü mü?

spot_img


Bilim insanları diyabet ile Alzheimer’ın sadece birlikte görülen iki hastalık olmadığını, birbirlerini karşılıklı olarak besleyebilen iki süreç olabileceğini düşünüyor.

Diyabet demans riskini artırıyor

Tip 2 diyabeti olan kişilerde demans gelişme riski yaklaşık %60 daha yüksek bulunuyor.

Tekrarlayan hipoglisemi (kan şekerinin aşırı düşmesi) yaşayanlarda ise bilişsel gerileme riski yaklaşık %50 artıyor.

Sorun sadece pankreasta değil, beyinde de

İnsülin direnci denince akla kaslar ve karaciğer gelir.

Oysa Alzheimer’da beyin hücreleri de insüline yeterince yanıt veremiyor.

Sonuç olarak:

● Glikoz hücre içine giremiyor.

● Nöronlar enerji açlığı çekiyor.

● Hafıza merkezleri yeterli yakıt bulamıyor.

Bu nedenle bazı bilim insanları Alzheimer için gayriresmî olarak “Tip 3 Diyabet” ifadesini kullanıyor. Ancak bunun resmî bir hastalık tanımı olmadığını da özellikle vurguluyorlar.

Beyin enerji krizi yaşayabiliyor

Beyin, vücut ağırlığının yalnızca %2’sini oluşturmasına rağmen günlük enerjimizin yaklaşık %20’sini tüketiyor.

Alzheimer’da glikozun beyin tarafından kullanımı hastalığın erken dönemlerinde bile azalmaya başlayabiliyor.

Yani sorun sadece hafızanın zayıflaması değil, beynin enerji üretim sisteminin de aksaması.

İlişki tek yönlü değil

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri de şu:

Alzheimer hastalarında diyabet olmasa bile açlık kan şekeri yükselebiliyor.

Deneysel çalışmalar da Alzheimer benzeri değişikliklerin kan şekeri dengesini bozabileceğini gösteriyor.

Yani;

Diyabet Alzheimer riskini artırabilir, Alzheimer da şeker metabolizmasını bozabilir.

APOE4 geni iki hastalığı da etkileyebilir

Alzheimer’ın en önemli genetik risk faktörlerinden biri olan APOE4, insülin reseptörlerinin çalışmasını da olumsuz etkileyebiliyor.

Bu durum hem beyin insülin direncini hem de sinir hücrelerinin hasarını artırabilecek ortak bir mekanizma olarak görülüyor.

Ortak düşman: Damar hasarı

Kan şekerinin sürekli yüksek veya sık sık dalgalanması;

  • Beyin damarlarına zarar veriyor.
  • Kan akımını azaltıyor.
  • Oksijenlenmeyi bozuyor.
  • Kan-beyin bariyerini zayıflatıyor.
  • İltihabi süreçleri hızlandırıyor.
  • Bütün bunlar da demans gelişimini kolaylaştırabiliyor.

İlginç bir bilgi

Bugün Alzheimer tedavisinde kullanılan memantin, ilk geliştirildiğinde aslında bir diyabet ilacı adayıydı.

Kan şekerini yeterince düşüremediği için diyabet tedavisinde kullanılmadı. Ancak daha sonra beyin üzerindeki olumlu etkileri fark edilince Alzheimer tedavisinde yerini aldı.

OSMAN HOCA TAVSİYESİ

Bu araştırmanın verdiği mesaj çok net:

Beyni korumak istiyorsanız sadece bulmaca çözmeyin; metabolizmanızı da koruyun.

Bel çevrenizi kontrol altında tutun, insülin direncini önleyin, düzenli egzersiz yapın, kas kütlenizi artırın, kaliteli uyuyun ve kan şekerinizin ani yükselip düşmesine izin vermeyin.

Çünkü sağlıklı bir metabolizma, sağlıklı bir beynin en güçlü sigortalarından biridir.

Unutmayın; beynin en sevdiği yakıt glikozdur. Ama sadece doğru miktarda, doğru zamanda ve doğru hücreye ulaşabildiğinde… Aksi halde şeker, dost olmaktan çıkıp sessiz bir düşmana dönüşebilir.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img