Nesli tehdit eden dijital veba! Akıllı telefon devrimi ve algoritmalar çocukları nasıl zehirledi? Kırılma yılı: 2012

spot_img


“ZORBALIK TELEFONLA EVE KADAR TAKİP EDİYOR”

Prof. Dr. Levent Eraslan çarpıcı örneklere yer vererek, “Daha az uyku, dikkat dağınıklığı, hareketsizlik, düşen notlar… Telefonu elden bırakmama isteği (bir şeyi kaçırma korkusu FOMO) çocukları gece geç saatlere kadar ekran başında tutuyor, bu da kaygı ve yalnızlık hissini besliyor. Zorbalık artık okul çıkışında bitmiyor, telefonla eve kadar takip ediyor. Ayrıca çocukların konuşma alışkanlıkları da değişti, argo öğrenme hızları ve bunun yanında şiddete yönelim de görülmekte.” ifadelerini kullandı.

ALGORİTMA MANİPÜLASYONU

Levent Eraslan sosyal medya platformlarının algoritma sistemine de ayrı bir parantez açtı. Eraslan, “Algoritma aslında dijital davranışlarımızı çerçeve haline alan ve neredeyse manipüle eden bir uygulamalar bütünü.” dedi.

Eraslan, “Sonsuz kaydırma, otomatik oynatan videolar, rastgele aralıklarla gelen bildirimler — hepsi beynin ödül sistemini tetiklemek için tasarlanmış. Bir sonraki gönderinin ne getireceğini bilmemek, kumar makinesindeki gibi insanı ekrana kilitliyor. Öz kontrolü henüz oturmamış bir çocuk için bu tasarımlarla baş etmek zor. Hızlı, parlak, sürekli değişen içeriğe alışan bir zihin, kitap okumak ya da ders çalışmak gibi sabır isteyen işlere geçince zorlanıyor. Üstüne bir de filtrelenmiş yüzler, kusursuz hayatlar akınca, çocuklarda kendine güven sorunu ve yetersizlik hissi kolayca oluşuyor. TikTok Instagram ve Twitter’da kaydırmalı videolara ayırdığınız zaman örneğin doğayla ilgili bir videoyu uzun süre izlemeniz algoritma için bir veri teşkil ediyor ve böylelikle size özel sizi ekranda tutacak içerikler karşınıza çıkıyor.” sözlerini kullandı.

TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNİN REKLAM OYUNU

Levent Eraslan, “Şirketlerin en sevmediği davranış dijital dünyada sorumluluk almak bu yüzden de yasal zorunluluk olmadığı yerlerde inisiyatif alma ve iyileştirme çalışmalarından uzak durma eğilimindeler. Bu şirketlerin geliri kullanıcının ekranda geçirdiği süreye bağlı. Yani içerik, çocuğun gelişimine göre değil, onu en uzun süre ekranda tutacak şekilde seçiliyor. Sakin, bilgilendirici paylaşımlar yerine merak uyandıran, sinir bozan ya da tartışma çıkaran içerikler öne çıkıyor çünkü öyle olanlar daha çok tıklanıyor.” dedi.

Eraslan şunları kaydetti:

“Ebeveyn kontrolleri ve yaş sınırlamaları çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor. Bir çocuğun yaşını yalan beyanla aşması birkaç saniye sürüyor, algoritmaların nasıl çalıştığı da dışarıdan pek görünmüyor. Bu tabloya bakınca şirketlerin çocuk güvenliğini gerçekten öncelik yaptığını söylemek zor. Bu yüzden reklamsız içerik sunma dahil olmak üzere dijital dünyanın her bir özelliğinden para kazanma derdindeler.”


Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img