Adalet peşlerini hiç bırakmadı! İşte o 6 cinayetin hikayesi

spot_img


Kriminal inceleme uzmanlarının sıkça dile getirdiği Locard Değişim prensibi, her temasın karşılıklı bir iz bıraktığını söyler. Bu bazen görünmeyen bir saç teli, bazen bir ayakkabı izi, bazen ise yıllar sonra eşleştirilebilen bir DNA profili. Kriminal bilimlerde yaşanan teknolojik gelişmeler, parmak izi incelemeleri, biyolojik deliller, güvenlik kamera peki analizleri, dijital veri incelemeleri ve yapay zeka destekli analiz yöntemleri artık günümüzde soruşturmalara yeni bir boyut kazandırdı.

KATİLLER NASIL YAKALANDI

Cinayet işlendiğinde birçok failin “Kimse beni bir daha bulamayacak” düşüncesiyle hareket ettiğinden yola çıkan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordine ettiği soruşturmalarla adeta suçlulara, kriminal tarihin en büyük derslerinden birini verdi. Uzmanlara göre her çözülen dosya hepimize aynı gerçeği yeniden hatırlattı. “Kusursuz cinayet yoktur.”

1. Esra Aşık (Balıkesir)

KATİLİ BABASININ İŞ ORTAĞI ÇIKTI

21 Nisan 2005 gecesi saat 02:53 sıralarında Balıkesir Kasaplar Mahallesi Şeref Sokak’ta bulunan iki katlı bir evden alevler yükseldi. Alev yumağına dönen evden Mustafa Aşık, eşi Fatma ve kardeşi Yahya ağır yaralı olarak kurtulmayı başardı. Ancak henüz 4 yaşında olan minik Esra Aşk, odasından çıkamadı ve hayatını kaybetti. İlk başta sobadan çıktığı düşünülen yangının benzin dökülerek başladığı tespit edildi. Ancak katillere bir türlü ulaşılamadı.

Dosyanın tamamen kapanmasına 6 ay kala, Balıkesir Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği bünyesinde kurulan “Özel Ekip”, minik Esra’nın katilini bulmak için adeta zamana karşı bir ölüm-kalım savaşı başlattı. Dedektifler, suçun anatomisini çözmek için işe bilimsel verilerle başladı. Geçmişe dönük devasa bir HTS (İletişim Trafiği Analizi) ve baz istasyonu çalışması başlatıldı.

Özel ekip, ailenin Dursunbey ilçesinde yaşadığı köye gizlice sızarak Bayram Yılmaz’ın eşinin Mustafa Aşık ile yasak aşk yaşadığına dair söylentileri araştırmaya başladı. Yapılan teknik analizler, dehşet verici gerçeği ortaya çıkardı. Olaydan kısa süre önce, Aşık ailesinin iş ortağı Bayram Yılmaz’ın, vahşetten 3 gün önce bir cami hocasına giderek “zina yapanların taşlanarak öldürülmesi” anlamına gelen “recm” cezasının dini boyutunu sorduğu HTS analizleriyle tespit edildi. 2005 yılında Bayram Yılmaz’ı kurtarmak için “yanımızdaydı” diyerek yalancı şahitlik yapan akrabaları ise sorguda her şeyi itiraf etti. Soruşturmayı derinleştiren dedektifler, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düğmeye basarak ANKA Operasyonu’nu başlattı. Eş zamanlı baskınlarla gözaltına alınan Bayram Yılmaz, emniyetteki sorgusunda suçlamaları inkar etse de sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.

2-Mehmet Ali Türkmen- Denizli

KATİLİ KOMŞUSU ÇIKTI

2006 yılında Sırakapılar Mahallesi Lozan Caddesi’nde market sahibi Mehmet Ali Türkmen, göğsünden bıçaklanarak öldürülmüş halde bulundu. Ancak katil yada katiller adeta yerl yarılmış içine girmişti.. Rafa kaldırılan Mehmet Ali Türkmen’in cinayet dosyası İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından 20 yıl sonra tekrar incelendi. O dönem elde edilen tüm deliller teknolojik imkanlar kullanarak yeniden mercek altına alındı.

Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda biri cezaevinde olmak üzere aralarında anne ve kızının da bulunduğu 5 kişinin cinayetle bağlantılı olabileceği ortaya çıktı. Düzenlenen operasyonla gözaltına alınan Kemal Tercaner (35), A. Şahlan (36), anne P. Şen (59), kızı E. Şen (36) ve cezaevinde başka bir suçtan tutuklu bulunan Ercan Tercaner (43) tekrar sorguya alındı. Yapılan sorgulamada P. Şen ile kızı E. Şen cinayeti itiraf ederken, market sahibi Türkmen’in iddiaya göre 20 yıl önce 16 yaşında olan E. Şen’i taciz ettiği gerekçesiyle öldürüldüğü ileri sürüldü.

Adliyeye sevk edilen 4 kişiden Kemal Tercaner ve cezaevinde bulunan Ercan Tercaner, soruşturma kapsamında cinayet suçundan tutuklandı. Diğerleri ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

3-Selbi Uyğur (Hatay)

KATİLİ KAYIN VALİDESİ ÇIKTI

Hatay’ın Dörtyol ilçesinde Selbi Uygur, 2012 yılında esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldu. Yıllarca kendisinden haber alınamayan genç kadının akıbeti kamuoyu tarafından yakından takip edilmesine rağmen yürütülen soruşturma sonuçsuz kaldı. Yeniden başlatılan soruşturma kapsamında Hatay Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri dosyayı ayrıntılı şekilde incelemeye aldı.

Soruşturma kapsamında daha önce Mehmet Uygur cinayetinden hüküm giyen kayınvalide Hatice Uygur’un ifadesi yeniden alındı. Hatice Uygur, ifadesinde kardeşi Yaşar T. ve başka bir suçtan cezaevinde bulunan O.Ç. ile birlikte Selbi Uygur’u öldürdüklerini itiraf etti. Bu itirafın ardından şüphelilerin yer göstermesiyle Dörtyol ilçesindeki bir portakal bahçesinde kazı çalışması gerçekleştirildi.

Kazı sırasında kadın kıyafetleriyle birlikte insan kemikleri bulundu. Adli Tıp tarafından yapılan DNA incelemesinde, kemiklerden alınan örnekler Selbi Uygur’un anne ve babasından alınan DNA örnekleriyle karşılaştırıldı. Yapılan analizler sonucunda kemiklerin Selbi Uygur’a ait olduğu kesinleşti. Böylece 14 yıldır kayıp olarak aranan Selbi Uygur’un öldürüldüğü resmen tespit edilmiş oldu.

4- Gültekin Yıldırım (İstanbul)

KATİLİ İŞ ARKADAŞI ÇIKTI

Bayrampaşa’da, 24 Haziran 2014 tarihinde otogar yakınındaki parkta bir kişinin yerde cansız bir şekilde yattığı ihbarı üzerine olay yerine giden polis ekipleri Gültekin Yıldırım’ı bıçaklanarak öldürülmüş halde buldu. Yapılan incelemeler de Gültekin Yıldırım’ın teninde ve ceketinde boğuşma sonucu olduğu anlaşılan katile ait kan örnekleri bulundu. Ancak o tarihte yapılan araştırmalarda DNA örnekleri hiç kimseyle eşleşmeyince olay faili meçhul olarak kaldı. Gültekin Yıldırım’ın olaydan sonra gasp edilen telefonu ise Gaziantep’te bulundu. Asayiş Şube müdürlüğü tarafından faili meçhul cinayet dosyalarının aydınlatılmasına yönelik yürütülen çalışmalar sırasında Adli Tıp Kurumunda yapılan inceleme soruşturmanın seyrini değiştirdi. 2025 yılında Sinop cezaevinin restorasyon inşaatında yaşanan bir kavganın ardından gözaltına alınan Metin Özden’den DNA örnekleri çıkarıldı. Yapılan incelemede Özden’in DNA örnekleri, yıllar önce öldürülen Gültekin Yıldırım’ın üzerinde bulunan DNA örnekleriyle eşleşti. Metin Özden’in cep telefonu kayıtlarını inceleyen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olay günü ve saatinde şüphelinin Gültekin Yıldırım ile aynı yerde olduğunu tespit etti. Şüpheliyi yakalamak için Datça’ya giden polis ekipleri, inşaatta çalışan Metin Ö.’yü Karaköy mahallesinden Reşadiye mahallesine giderken minibüsün içinde gözaltına aldı.

5-Yusuf Sayaner (İstanbul)

KATİLİ EN YAKIN ARKADAŞI ÇIKTI

20 Aralık 2016 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Kumkapı Muhsine Hatun Mahallesi Kennedy Caddesi üzerinde bulunan Yediemin Gemi Limanında bir teknede ölü olarak bulundu. Vücudunda çok sayıda bıçak darbesi olan Sayaner’in kanında ise yüksek miktarda alkol bulunduğu, ayrıca boğulduğu tespit edildi. Dosyanın tekrar açılmasının ardından olay yerinden elde edilen DNA örnekleri 10 yıl aradan sonra Sayaner’in en yakın arkadaşı Furkan Karaca’dan alınan DNA örnekleriyle karşılaştırıldı. DNA profillerinin ve HTS kayıtlarının eşleşmesinin ardından Karaca evinde gözaltına alındı. Cinayet zanlısı Furkan Karaca, işlediği suçu tüm detaylarıyla ikrar etti. Karaca, olayların başlangıcını maktul Yusuf Sayaner’in arkadaşlarının kendi anne ve babasına ait eve ateş edip zarar vermesine bağladı. Şüpheli, cinayet günü saat 04:30 sıralarında maktulün kaldığı tekneye gittiğini, o esnada teknede sadece Sayaner’in bulunduğunu ve alkol aldığını belirtti. Yanında getirdiği bıçakla eve yönelik silahlı saldırı konusunu açtığını ifade eden Karaca, maktulün bu olaydan haberi olmadığını söylemesi üzerine ikili arasında tartışma çıktığını anlattı. Tartışmanın büyümesiyle birlikte Karaca, elindeki bıçakla Sayaner’in göğüs bölgesine 3-4 kez vurduğunu ve saat 05:00 ile 05:30 sıralarında tekneden ayrıldığını itiraf etti. Karaca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

6-Ali Sarıoğlu (Samsun)

KATİLİ İŞ ARKADAŞI ÇIKTI

Samsun’da “Kör Ali” lakaplı Ali Sarıoğlu, 8 Eylül 2007 tarihinde Terme İlçesi’nde ateşli silah ile başından vurulmuş vaziyette ölü olarak bulundu. Aradan 19 yıl geçmesine rağmen katıl yada katillere ulaşılamadı. Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ali Sarıoğlu cinayetinin aydınlatılması için 24 Nisan 2026 tarihinde düğmeye basıldı. Olaydan bir gün sonra, 9 Eylül 2007 tarihinde saat 22:30 sıralarında Samsun İl Jandarma Komutanlığına ait hattı arayan 40-45 yaşlarında olduğu tahmin edilen erkek bir şahsın, asılsız bilgiler verdiğinden yola çıkan ekipler, soruşturmayı bu yöne kaydırdı. Aramanın İstanbul’un Bayrampaşa ilçesindeki Terazidere Mahallesi Esenler Caddesi No:149 adresinden yapıldığının belirlenmesinin ardından, ihbarın, şüpheli şahıslarla doğrudan bağlantısı bulunan K.K. isimli kişi tarafından gerçekleştirildiği kesinleşti.

Yürütülen koordine çalışmalar kapsamında, olay hakkında bilgi sahibi olduğu tespit edilen 11 şahsın ifadeleri alınarak soruşturma dosyasına eklendi. Gelişen bulgular ışığında şüpheli olarak belirlenen 12 şahıstan 4’ü, 14 Temmuz 2026 tarihinde icra edilen operasyon sonucunda yakalandı.


Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.


Haber Girişi
Uğur Birdal – Editör



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img