Ailede varsa test şart! Uzmanlardan kritik uyarı: Bu belirtiler varsa sakın ertelemeyin

spot_img


’15 Eylül Prostat Kanseri Farkındalık Günü’ydü. Erkeklerde sık görülen prostat kanseri riskini ileri yaş, aile öyküsü ve bazı genetik yatkınlıklar artırıyor. PSA testinin yanı sıra prostat MR’ı ve yüksek çözünürlüklü mikroultrason gibi gelişmiş görüntüleme yöntemleri, şüpheli bölgelerin daha doğru belirlenmesine büyük katkı sağlıyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Binbay, prostat kanserinde erken tanının önemi hakkında önemli bilgiler verdi.

SESSİZ İLERLİYOR

Prof. Dr. Binbay, prostat kanserinin erken evrede sessiz ilerleyebildiği için düzenli kontrollerin büyük önem taşıdığını belirterek, “Genel olarak ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunmayan erkeklerde 50 yaşından itibaren üroloji değerlendirmesi ve PSA testi önerilir. Baba, kardeş veya oğulda prostat kanseri öyküsü varsa 45 yaşından itibaren, ailede birden fazla prostat kanseri veya meme/yumurtalık kanseri öyküsü varsa 40 yaşından itibaren PSA önerilir” dedi. Prof. Dr. Binbay, erken tanı için şu uyarılarda bulundu:

■ İdrar yapmakta zorlanma, idrar akımında zayıflama, gece sık idrara kalkma.

■ İdrarda veya menide kan görülmesi.

■ Belde geçmeyen ağrı gibi şikayetler varsa yaşa bakılmaksızın üroloji uzmanına başvurulmalıdır.

PSA DEĞERİ NORMAL OLSA BİLE…

PSA testinin prostat kanserinin erken tanısında önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Binbay, “Ancak PSA, yalnızca kanser varlığında yükselmez. İyi huylu prostat büyümesi, prostat iltihabı ve bazı günlük aktiviteler de PSA’yı etkileyebilir. Bu nedenle PSA yüksekliği tek başına kanser anlamına gelmediği gibi, PSA’nın normal olması da kanser olmadığına dair güvence vermez. PSA taramasının prostat kanserine bağlı ölümleri azalttığını gösteren çalışmalar var. Ancak hedef, her prostat kanserini bulmak değil; tedavi edilmesi gereken kanseri doğru zamanda yakalamak. Çünkü bazı prostat kanserleri yavaş ilerleyebilir, hastanın yaşamını tehdit etmeyebilir. Gereksiz tedavi, ameliyat ve ışın tedavisine bağlı yan etkilere neden olabilir” dedi.

‘MİKROULTRASON’ İLE DETAYLI İNCELEME

Multiparametrik prostat MR’ının, şüpheli bölgelerin belirlenmesi ve biyopsinin daha doğru planlanması açısından önemli bir gelişme sağladığını söyleyen Prof. Dr. Binbay, “Günümüzde birçok kılavuz, biyopsi öncesinde prostat MR’ı yapılmasını önerir. Ancak MR, her hastada uygulanamayabilir. Randevu ve raporlama süreci zaman alabilir. Ayrıca görüntülerin değerlendirilmesi, radyoloğun deneyimine ve cihazın kalitesine bağlı olarak da değişebilir. Bazı kanserler de MR’da belirgin şekilde görülmeyebilir. İşte bu noktada yüksek çözünürlüklü mikroultrason, prostatın değerlendirilmesinde önemli bir tamamlayıcı yöntem olarak öne çıkmaktadır” dedi.


Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img