
‘UYUMASI SAĞLANDI’
Oğlunun ölmeden önce dükkana gittiğini belirten Akdağ, “Bana, ‘Anne, 8 Ocak’a kadar beni öldürecekler. Sen de bir evlat acısı yaşayacaksın’ dedi. Ben de ‘Oğlum, o zaman İstanbul’a gidelim’ dedim. 2 Ocak’ta çocuğum öldürüldü. İki-üç metre ileride çıkan bir yangında diğer dükkanlara bir şey olmazken, benim oğlumun dükkanı demirlerine kadar yanıyor. Bu normal bir yangın değil. Olay günü saat 19.30’da oğlumla telefonda konuştuk, yemeğe çağırdım. ‘Anne, burası biraz karışık, gelemem’ dedi. 20.30’da Mete’nin uyuduğu söyleniyor, bu mümkün değil. Ayrıca o saatlerde dükkanda birileri varmış. Benim oğluma bir şey yedirip, içirdiler ve uyuması sağlandı, yangından da çıkamadı” ifadelerine yer verdi.


















