İstanbul’da 2008 yılında vefat eden deniz feneri müteahhidi Orhan Kızıldemir’in 1984’te Kabataş’ta oturduğu apartmanın bacası üzerine inşa ettiği sembolik deniz feneri, işine ve eşine olan tutkusunu yaşatıyor. Deniz feneri müteahhidi Kızıldemir, 1945 yılında Antalya’da Finike Feneri’nin inşasıyla başladığı meslek hayatı boyunca ülke genelinde onlarca deniz fenerinin yapımını, tamir ve bakımını üstlendi. Kızıldemir, 1981 yılında emekli olduktan sonra da bu alanda çalışmalarını ve araştırmalarını sürdürdü.

Tecrübesini gelecek nesillere aktarmak için arşiv oluşturan ve üç kitap yazan Kızıldemir, denize, işine ve ikinci eşine olan tutkusunu, oturduğu evin bacası üzerine yaptığı sembolik deniz feneriyle taçlandırdı. İstanbul’un Kabataş semtindeki apartmanın çatısına 1984 senesinde inşa edilen deniz feneri, İstanbul Boğazı’nı ve karşı kıyıda Küplüce’de bulunan Kızıldemir’in eşinin mezarını görecek konumda bulunuyor.

Orhan Kızıldemir’in 73 yaşındaki kızı Nilüfer Beygo, babasının babasının annesiyle 1952 yılında evlendiğini, 13 yıl sonra ise üniversiteden kız arkadaşıyla evlenmek için ayrıldığını anlattı. Beygo, “Babamın bir kız arkadaşı varmış, ailelerin baskısı yüzünden onunla olamamış. Sessiz sedasız bir ayrılma oldu, akabinde Şükran Hanım’la evlendi. Şükran Hanım, gerçekten çok çok içtenlikle söylüyorum, bizlere sahip çıktı. Nur içinde yatsın” dedi.


















