
Projenin ilk aşamasında, bu beş firma, modüler hava savunma sistemlerine yönelik kapsamlı bir mimari oluşturmak üzere konsept geliştirme çalışmaları yürütecek. Eylül ayı ortasında teslim edilmesi planlanan bu çalışmalar, projenin sonraki fazlarında teknolojik gelişmelere ve modülariteye yön verecek temel yapı taşlarını oluşturacak.
Bu önemli gelişme, Türkiye’nin hava savunma teknolojilerinde geldiği noktayı ve ASELSAN’ın uluslararası ölçekteki yetkinliğini bir kez daha ortaya koyuyor. ASELSAN’ın projeye dahil edilmesi, sadece bir tedarikçi değil; aynı zamanda bir sistem tasarımcısı ve teknoloji üreticisi kimliğiyle hareket ettiğinin güçlü bir göstergesi.
Hava Savunma Sistemleri ortak mimaride birleşecek
NATO, projeye dahil edilen firmalardan rekabetçi, yenilikçi ve birlikte çalışabilir çözümler geliştirmesini bekliyor. Amaç, farklı ülkelerin kullandığı hava savunma sistemlerinin ortak bir mimaride buluşturulması ve bu sistemlerin esnek, sürdürülebilir şekilde birlikte çalışabilmesinin sağlanması.
Üretilen yerli ve milli sistemler sayesinde NATO sahnesine çıkılıyor
ASELSAN’ın bu projede yer almasının arkasında, Türkiye’nin yıllardır sürdürdüğü katmanlı hava savunma mimarisi geliştirme çabaları bulunuyor. Yerli üretim namlulu sistemlerden HİSAR gibi füze sistemlerine, uzun menzilli radar çözümlerinden HAKİM 100 Hava Komuta Kontrol Sistemi’ne kadar birçok kritik teknoloji, ASELSAN’ın bu alandaki uzmanlığını kanıtlıyor.
HAKİM 100 sistemi, farklı sensörlerden gelen verileri birleştirerek güvenli bir hava resmi sunarken; tehdit analizi ve silah tahsisi gibi görevlerde yüksek operasyonel kabiliyet sağlıyor. Türkiye’nin farklı menzillerdeki sistemlerini entegre eden “Çelik Kubbe” mimarisi de, NATO’nun aradığı bütüncül savunma anlayışıyla örtüşüyor.
Bugün birçok NATO ülkesi farklı hava savunma sistemleri kullanıyor. Türkiye HİSAR’ı tercih ederken, bazı ülkeler Patriot gibi farklı sistemler kullanıyor. Tüm bu sistemlerin ortak bir yapıda çalışabilmesi için geliştirilecek mimari, NATO’nun savunma vizyonu açısından büyük önem taşıyor. ASELSAN’ın bu vizyonun merkezinde yer alması, Türkiye’nin savunma sanayindeki rolünü küresel ölçekte daha da sağlamlaştırıyor.


















