Avrupa’da uzman doktor sırası! – MEVLÜT TEZEL

spot_img


İngiltere’de hastaların yüzde 11’inin uzman doktor randevusu için bir yıldan uzun süre beklediğini biliyor muydunuz?

Ya da Slovenya’da hastaların yalnızca kalça protezi ameliyatı için yaklaşık iki yıl beklediğini?

Euronews’un OECD 2025 Sağlığa Bakış raporundan derlediği habere göre refah seviyesi çok yüksek olan İsveç’te bile hastaların yüzde 23’ü bir pratisyen hekim ya da hemşireye görünmek için bir haftadan uzun süre bekliyor.

Fransa ve Almanya’da bu oran yüzde 20; İngiltere’de ise yüzde 18. Avrupa genelinde bazı hastalar için bir uzman doktora görünmek ise bir yıldan fazla beklemek olağan bir durum.

Bu konuda en fazla öne çıkan ülke İngiltere. Hastaların yüzde 11’i uzman doktor randevusu için bir yıldan uzun süre bekliyor.

Hızla yaşlanan Avrupa’da katarakt ve kalça protezi ameliyatlarında bekleme süreleri ise krize yol açacak kadar uzun!

Örneğin kalça protezi ameliyatı için hastalar, Slovenya’da 667, Polonya’da 343, Macaristan’da 209, İngiltere’de 174, Hırvatistan’da 154 gün beklemek zorunda kalıyorlar.

Katarakt ameliyatı için Norveç’te bile 81 gün, Avrupa’nın en mutlu ülkesi olduğu söylenen Finlandiya’da ise 71 gün beklemek zorunda kalınıyor.

Aynı ameliyat için İngiltere ve Portekiz’de hastaların yüzde 58’i, İspanya’da ise yüzde 53’ü üç aydan uzun süre bekliyor.

Asıl ilginç veri ise katarakt ameliyatlarında bekleme sürelerinin Avrupa genelinde 2024 yılında 2019’a kıyasla daha fazla artmış olması!

Yani Avrupa’da pandemi döneminde iflas eden sağlık sistemi hâlâ beklenen iyi seviyelere çıkamadı.

Türkiye‘de ise uzman doktor ve ameliyat bekleme süreleri Avrupa’nın pek çok ülkesine göre daha kısa.

Sağlık Ocağı sistemi gelişmiş olduğu için pratisyen doktorlara ulaşma süresi ise genelde birkaç gün.

Özetle tüm veriler Türkiye’nin sağlık sisteminde Avrupa’nın birçok ülkesine göre daha iyi durumda olduğunu gösteriyor.

***


TÜRKİYE BU GRUPTA ZORLANIR

Türkiye’nin Dünya Kupası‘nda gruptan çıkmasına garanti gözüyle bakılıyor ama Avustralya ve Paraguay bize ters gelen özelliklere sahip.

Fizik gücü yüksek Avustralya, yeni Hırvat teknik direktör Tony Popovic ile birlikte daha organize savunma yapan ve geçiş oyununu akıllıca oynayan bir takıma dönüştü.

Avustralya, üç merkez stoperli (3- 4-2-1 veya 3-5-2) bir sistemi tercih ediyor. Kanat bekleri, hem savunma beşlisine dönüşerek ceza sahasını kapatıyor hem de hücumda çizgiyi sonuna kadar kullanıyor. Topu kapınca hızlı ve direkt paslarla hücuma çıkıyorlar.

Bu noktada Abdülkerim, Samet ve Merih, Watford’da oynayan hızı ve patlayıcı gücü yüksek Nestory Irankunda karşısında zorlanabilirler.

Avustralya’nın orta sahadaki temaslı ve sert oyunu, Hakan Çalhanoğlu ve Arda Güler’i yıpratabilir.

Avustralya’nın bizi zora sokacak bir diğer özelliği ise boy ortalamasının yüksek olması.

Leicester City’de oynayan 2 metre boyundaki defans oyuncusu Harry Souttar duran toplarda bize sorun yaratabilir.

Avustralya’nın yedi kez Dünya Kupası’na katıldığını, 2006 ve 2022’de son 16’ya kaldığını da unutmayalım!

Paraguay da kolay bir rakip değil!

Orta sahada yaptıkları boğucu ve agresif pres yine Hakan ve Arda’yı zorlayabilir.

Brighton’da oynayan Julio Enciso’nun dripling yeteneği ve ani çıkışları üst seviyede. Hem forvet arkası hem de kanat oynayabiliyor.

Newcastle’da oynayan Miguel Almiron ise kontraya iyi çıkan tam bir topsuz koşu ustası. Neyse ki onu Ferdi karşılayacak!

Grêmio’dan tanıdığımız Mathias Villasanti de bitmek bilmeyen enerjisi ile orta sahada yaptığı presle bize sorun yaratabilir.

Ayrıca Paraguay da yan ve duran toplarda iyi kafa vuruşu yapan stoperlere sahip.

Güney Amerika’nın agresif çocukları hiç pes etmiyorlar ve kavgadan da kaçmıyorlar. Yeneriz gözüyle baktığımız Paraguay grup elemelerinde Arjantin ve Brezilya’yı yendi!

ABD ise Serie A, Premier Lig ve Bundesliga gibi elit liglerde oynayan oyuncuları ve ev sahibi olmanın avantajıyla grubun favori takımı.

Hücumda 3-2-5 oynayan Amerika’nın Fulham’dan Antonee Robinson ve PSV’den Sergino Dest gibi atletik kanat oyuncuları var. Bu ikilinin ani çıkışları bizi zorlar.

Takımın lideri Christian Pulisic ise AC Milan’da çok iyi bir sezon geçirdi.

Folarin Balogun (Monaco) ve Ricardo Pepi (PSV) den oluşan forvet hattı ise çok hareketli, stoperleri üzerlerine çekip arkaya çok iyi koşuyorlar.

ABD’nin bir diğer kozu ise başarılı taktisyen Mauricio Pochettino’ya sahip olmaları.

Sanılanın aksine ABD’li taraftarlar da coşkulu. Los Angeles’ta bizi 80 bin rakip taraftar bekliyor.

Elbette Türkiye’nin de birçok artısı var. Arda, Kenan, Hakan ve Ferdi gibi üst düzey oyuncularımız var.

En kötü ihtimalle en iyi üçüncüler arasına girip bu gruptan çıkarız diye tahmin ediyorum.

Ama genel kanının aksine kolay bir grupta değiliz! Savaşmadan, acı çekmeden bu gruptan çıkamayız!

***


FENERBAHÇE’NİN SEÇİMİ MONTELLA!

Aldığım duyumlara göre Fenerbahçe’de başkan adayları Hakan Safi ve Aziz Yıldırım’ın birinci hoca tercihleri Vincenzo Montella!

Ama Dünya Kupası’na odaklanmış milli takım ve Montella’nın konsantrasyonunu bozmamak için açıklamada bulunamıyorlar.

İki aday da Montella’yı yokladı ama İtalyan çalıştırıcı kararını Dünya Kupası sonrasına bıraktı.

Kendinizi Montella’nın yerine koyun;

Dünya Kupası’nda başarılı olursanız adınız Avrupa’nın üst düzey kulüpleriyle anılacak.

Şu anda bile adı İtalyan Milli Takımı’yla anılıyor!

Aziz Yıldırım, erken açıkladığı için Jose Mourinho’yu Ali Koç’a kaptırmıştı.

Yine aynı hatayı yapmak istemiyor.

Safi de Montella’nın takım arkadaşı ve dostu olan Maldini kozunu kullanıyor ama o da açıklama yapamıyor!

Taraftar da altı yıldır takım çalıştırmayan Aykut Kocaman yerine, ligi avucunun içi gibi bilen, formda ve başarılı bir Montella’yı ister!

***


Altyazı

“Belli, senin şiir falan okuduğun yok. Eğer şiir okusaydın bilirdin ki aşık adam sınanmaz.” (Beş Şehir)



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img