Hekimlik; vicdan ister, merhamet ister…
Karşılık düşünmeden fedakârlık ister…
Saate ve vakte bakılmadan mesai ister…
Ama hekimlik önce insan olmayı ister…
Geçen hafta eski kocası ve ailesi tarafından onuruyla oynanan Doktor Ayşe Zeynep’ten mektup aldım…
Mektubu okudukça yüreğim acıdı…
Okudukça öfkelendim, kalbim sıkıştı.
O doktor şimdi Mersin Toros Hastanesi’nde.
Acaba hastalarına da Ayşe Zeynep’e davrandığı gibi mi davranıyor? Gece yarısı eşinin boğazını sıkandan korkulur.
Hekimlik mesleği, vicdan meselesidir.
Para için yapılmaz yani.
Vicdanı olan da yaşatmak için çabalar, öldürmek için değil Ayşe Zeynep de genç bir hekim…
Şu sıra eski eşinin haysiyetiyle oynamasından rahatsız.
***
Ayşe Zeynep’in mektubu şöyle:
“Ersin Bey merhaba, Tarık Cevher’in kızı Ayşe Zeynep’im ben…
Sabri ile (eşi) üniversite birinci sınıftan beri arkadaştık.
Fakültenin dördüncü sınıfında ilişkimiz ciddileşti.
Mezuniyet sonrası aynı hastanede çalışmaya başladık, bir yıl sonra da nişanlandık. 8 Temmuz 2024’te de düğünümüz oldu.
Nikâh sonrası babası problem çıkarmaya başladı.
Sabri öğrenciliği sırasında babasının problemli olduğunu söylerdi. Babasının ilaç kullandığını biliyorum.
Düğün sonrası ailesi İstanbul’a gelerek takıları istedi.
Bunun üzerine Sabri, takıları zorla benden aldı.
Sabri sürekli babasıyla kavga ediyordu.
Psikiyatriste gitmeye başlamıştı.
Bana da şiddet uyguluyordu.
Şiddetin dozu artınca Sabri’nin ablasını aradım, ‘Çok güvendiği bir arkadaşını ara, onlar gelene kadar Sabri’yi oyala’ dedi.
Ben de Sabri’nin doktor arkadaşını aradım.
Onlar gelene kadar beni dövdü, boğazımı sıktı, nefesimi kesti, ‘Seni burada öldürürüm’ dedi ve bıçakla üstüme yürüdü.
Bu arada arkadaşı geldi, beni aradı.
Arkadaşını almaya indim, yukarı çıktığımızda asansörün kapısı açıldı. Sabri apartman koridorunda üstünde sadece boxer ve elinde kocaman bir bıçakla beni bekliyordu. Biz hızlıca asansörle kaçtık ve polisi aradık, sonra darp raporu alıp şikâyetçi oldum.
***
Sabri sonra babamı, annemi, amcam ile kuzenimi şikâyet etti.
Güya düğünde onu tehdit etmişlerdi.
Olaylardan 2 gün sonra eşyalarımı evden almamam için evin kilidini değiştirdiler, ben şikâyetçi oldum.
Tanımadığım komşumuza yalancı şahitlik yaptırmışlar.
Sabri’ye telefon attığımı gördüklerine dair ifade vermişler.
Bunları babası Abdullah kurguladı.
Kısmetse 11 Mart’ta boşanma davamız görülecek.
Boşanmak için bizden 10 milyon lira istediler.
Baba-oğul senaryo yazıp oynuyorlar.
Duyduğum kadarıyla Uncu Hıdıroğlu davasında da kendini yaralanmış gibi gösterdi. İstanbul’a geldiğinde koşar adım yürürken Mersin’de elinde bastonla dolaşıyordu.
‘O davadan 50 milyon alıp emekli olacağım’ demişti babama.”
Doktor Sabri sizce nasıl bir hekim değerli okurlar?
***
BAŞKAN MEHMET ÖNTÜRK’TEN ÖZGÜR ÖZEL’E
Özgür Özel’in Defne’de yalanlarla yaptığı mitinge Hatay Belediye Başkanı Mehmet Öntürk’ten cevap var:
“Sayın Özel, devletimizin asrın inşasıyla küllerinden yükselen Hatay’ımızda misafirimizsiniz.
15 ilçeye ayrım yapmadan hizmet ettiğimiz şehrimizde çirkin siyaset istemiyoruz.
Hataylılara sorun, size hırsızı da çalışanı da anlatacak.”
Hatay’ı imar etmek için gecesini gündüzüne katan adanmış Vali Mustafa Masatlı ve Başkan Öntürk durmuyor Özgür Efendi, duydun mu alooo?


















