İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, A Haber’e özel verdiği röportajda, FETÖ’ ile mücadelede gelinen son noktaya ilişkin önemli bilgiler paylaştı. 15 Temmuz’u sadece bir gecelik bir darbe teşebbüsü olarak okumanın eksik kalacağını vurgulayan Bakan Çiftçi, bu hain girişimin Türkiye’nin tam bağımsızlık yürüyüşünü durdurmayı hedefleyen uzun bir vesayet zincirinin son ve en kanlı halkası olduğunu belirtti.
10 YILDA 72 BİN 765 OPERASYON
FETÖ’nün devlet mekanizmasındaki açık yapılarının çökertilmesiyle mücadelenin mahiyet değiştirdiğine dikkat çeken Bakan Çiftçi, 2016’dan 10 Temmuz 2026’ya kadar uzanan dönemin güncel bilançosunu şu verilerle aktardı:
“10 yılda terör örgütüne yönelik toplam 72 bin 765 operasyon gerçekleştirildi. Ulusal güvenliğe yönelik suçlar kapsamında 195 bin 803 şüpheli hakkında adli/idari işlem yapılırken, 34 bin 164 kişi tutuklandı. 15 Temmuz sonrasında İçişleri Bakanlığı bünyesinde 622 mülki idare amiri, 37 bin 602 emniyet personeli ve 9 bin 70 jandarma personeli olmak üzere toplam 51 bin 51 personel hakkında gerekli idari işlemler tesis edildi.”
Operasyonel grafiklerin yıllara göre seyrini değerlendiren Çiftçi, “Örgütün açık yapılarının tasfiye edildiği 2017 ve 2018 yıllarında operasyon sayıları 13 bin seviyeleriyle zirveye ulaşmıştı. Mücadelemiz neticesinde bu sayılar kademeli olarak düşerek 2025’te 1.712’ye, 2026’nın ilk altı ayında ise 604’e gerilemiştir. Rakamlardaki bu azalış, tehdidin bittiği anlamına değil; mücadelenin artık daha hedefli, istihbarata dayalı, gizli ve kripto unsurlara kaymış olduğu anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.
“ÖRGÜTÜN YENİ HEDEFİ MEKAN DEĞİL, ZİHİN VE HAFIZA”
FETÖ’nün sahada ve kurumlarda kaybettiği mevziyi dijital dünyada algı yönetimiyle geri kazanmaya çalıştığını ifade eden Çiftçi, örgütün propaganda stratejisini uluslararası literatürdeki “yalan hortumu” kavramıyla açıkladı:
“Örgütün ağırlık merkezi artık kurumları ele geçirmek veya kadrolaşmak değil; milletimizin zihni ve ortak hafızasıdır. Karşımızda alışıldık bir yalan makinesi yok. Amaçları bir yalana inandırmak değil, insanımızın doğruyu yalandan ayırma kabiliyetini köreltmek, bir gürültü duvarı örerek şüphe ve kayıtsızlık yaratmaktır. 15 Temmuz’un hakikatini bulandırmak için üretilen ‘tiyatro’ veya ‘kontrollü darbe’ gibi fısıltılar bu stratejinin ürünüdür.”
“DEVLETİN BEKASI ORTAK HAFIZANIN VE HAKİKATİN DE GÜVENLİĞİDİR”
Hain darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yıllık sürenin, toplumsal hafızanın kurumsallaşması adına kritik bir eşik olduğunu hatırlatan Bakan Çiftçi, “O geceyi bizzat yaşamış neslin canlı hafızası zamanla yerini müzelere, anıtlara ve eğitim müfredatına, yani milletin kalıcı hafızasına devretmektedir. Örgüt, tam da bu hassas geçiş döneminde hatırayı zehirlemek istemektedir. Ancak hafızası sağlam bir millet, en sinsi propagandanın dahi sökemeyeceği en güçlü istihkâmdır. Devletin bekası, yalnızca sınırların değil, aynı zamanda ortak hafızanın ve hakikatin de güvenliğidir. Mücadelemiz de artık tek cephede yürümüyor, güvenlik cephesinde olduğu kadar hafıza ve hakikat cephesinde de sürüyor” dedi.

















