
ADAPTASYON VE DİRENÇLİLİK EKONOMİ VE TOPLUMSAL REFAHIN TEMEL UNSURU
Son yıllarda yaşanan aşırı hava olayları, kuraklıklar, seller, orman yangınları ve su krizlerinin iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin en ağır sonuçları olduğuna dikkat çeken Bakan Kurum, bu etkileri en yoğun yaşayanların gelişmekte olan ülkeler ve yerel topluluklar olduğunu kaydetti. Bakan Kurum, bu doğrultuda adaptasyon ve dirençliliğin sadece bir çevre politikası olmadığını, ekonominin ve toplumsal refahın da temel unsurlarından biri olduğunun altını çizdi.
“YAPILAN ÇALIŞMALAR, UYUM YATIRIMLARININ EKONOMİK KAYIPLARI AZALTTIĞINI GÖSTERİYOR”
Bakan Kurum, yürütülen çalışmaların önemli fırsatlar da oluşturduğunu belirterek, şunları söyledi: Yapılan çalışmalar, uyum yatırımlarının ekonomik kayıpları azalttığını, yatırım güvenliğini artırdığını, yeni istihdam alanları oluşturduğunu ve sürdürülebilir büyümeyi desteklediğini göstermektedir. Bu doğrultuda son yıllarda uluslararası düzeyde önemli gelişmeler yaşandı. COP30 kapsamında Küresel Uyum Hedefi’nin uygulanmasını izlemeye yönelik Belem Uyum Göstergeleri üzerinde uzlaşı sağlanması, adaptasyon finansmanının artırılmasına yönelik çağrılar ve giderek daha fazla Ulusal Uyum Planı’nın hazırlanması küresel iradenin güçlendiğini göstermektedir. Ayrıca Ulusal Uyum Planları Uygulaması İttifakı (NAP Implementation Alliance) gibi girişimler, uyumun sahada somut sonuçlar üreten bir gündem haline gelmesi açısından önemli bir rol üstlenmektedir.












