
“COP31’İN SONUÇ ALMAYA ODAKLANAN GELECEĞİN COP’U OLMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
Gelinen noktada somut ve çözüm odaklı uygulama moduna geçilmesi gerektiğini kaydeden Bakan, “Başından beri Avusturalyalı dostlarımıza bunu söylüyoruz. Bu yüzden COP31’in sonuç almaya odaklanan geleceğin COP’u olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlayışla hazırlanıyoruz Bir yandan müzakerelerde uzlaşı inşa ediyoruz, uzlaşıyla hareket ediyoruz. Aynı zamanda, kapsayıcılık, şeffaflık ve taraf odaklı bir süreç ihtiyacına saygı duyarak, bu uzlaşıya dayalı hızlı ilerleme sağlamaları için küçük koalisyonları bu kapsamda yetkilendiriyoruz. Bu, COP31 yaklaşımımız olan diyalog, uzlaşı ve aksiyon ilkelerine bağlılığımızın bir göstergesidir. Birbirini izleyen başkanlıklar, farklı girişimler aracılığıyla pek çok harika sonuç elde edildi. COP31 Başkanlığı olarak bu süreci daha da kurumsallaştırmak istiyoruz. Netice almak istiyoruz, eyleme geçmek istiyoruz. Başkanlık olarak başarıyı artırmak istiyoruz. Sonraki adımlar konusunda Brezilyalı meslektaşlarımızla yakın iş birliği içinde çalışıyoruz. Bunu Etiyopyalı haleflerimize, sonuç alma konusunda daha da yetkin bir şekilde devredeceğimizden emin olmak istiyoruz. Bu anlayıştan hareketle COP31 Başkanlığı olarak, Küresel İklim Eylem Gündemi ile uyumlu dokuz tematik önceliğimize de ışık tutacağız. Bunlar arasında döngüsel ekonomiye geçişi desteklemek için sıfır atık yaklaşımları. Herkes için sürdürülebilir ve güvenli enerji sağlamak için temiz enerji. İklim hedeflerine ve sürdürülebilir rekabet gücüne ulaşmaya yardımcı olacak endüstriyel dekarbonizasyon. Kıyı ve deniz ekosistemlerini korumak için okyanuslar ve denizler” ifadelerine yer verdi.
“Küresel Uygulama Hızlandırıcısını desteklemek ve somut sonuçlar elde etmek için üzerinde çalıştığımız ek mekanizma olacaktır”
Bakan Kurum konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Gıda sistemlerimizin acil dönüşümünü sağlamak ve çiftçilerimiz için dirençli bir gelecek inşa etmek için gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım. Herkes için güvenli ve yaşanabilir yerleşim alanlarını sağlamak adına iklime dirençli şehirler. Gençlerin enerjilerinden ve tutkularından en iyi şekilde yararlanmak için gençlik katılımı ve iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve arazi bozunumu arasında sinerji oluşturmak için sektörler arası eylemler yer almaktadır. Bunu başarmak için ilgili aktivasyon gruplarında ortaklıkları teşvik edecek ve bu kapsamda ilerlemeyi hızlandıracağız. Belki de en önemlisi, Küresel Uygulama Hızlandırıcısını desteklemek ve somut sonuçlar elde etmek için üzerinde çalıştığımız ek mekanizma olacaktır. Bu mekanizmanın kilit aktörleri bir araya getirecek, özel sektörü ve hayırseverlik finansmanını harekete geçirecek, sektörel öncelikleri ele alacak ve kalkınma hedefleriyle uyumu sağlayacak bir adım olmasını hedefliyoruz. Tüm aktörlerin 1.3 trilyon dolarlık Bakü-Belem Yol Haritası’nın tavsiyelerine de uymasını bekliyoruz. Bu, iklim değişikliğinin tüm alanlarında, yani iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasından uyum sağlamaya, kayıplara ve hasarlara kadar ilerleme kaydedilmesi için hayati önem taşıyacaktır.
Türkiye ve Avustralya arasında başarı için ortak bir vizyon olduğunu vurgulamam gerekir. COP31’in hizmetine sunmak üzere farklı bakış açılarımızı, yeteneklerimizi ve ilişkilerimizi birleştiriyoruz. İnanıyoruz ki aramızdaki değiştiremeyeceğimiz tek fark zaman farkıdır. Antalya’da gerçekleştireceğimiz COP31, yeni bir dönemin, iş birliği ve ortaklığın başlangıcı olacak”
Bakan Kurum, “COP31’de hepinizle birlikte çalışacağız. Herkesin içinde olduğu, kimsenin geride bırakılmadığı bir bakışı yansıtacağız. Bakü ve Belem’den çıkan kritik sonuçların üzerine yenilerini inşa etmek için seleflerimiz Muhtar ve Andre ile birlikte çalışacağız. Pasifik Adası meslektaşlarımızla birlikte çalışacağız. COP’tan COP’a süreklilik ve Afrika öncelikleri konusunda Etiyopyalı haleflerimizle birlikte çalışacağız. Ve karşılaştıkları gerçek sorunlara gerçek çözümler sunmak için tüm gruplarla ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışacağız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye nasıl ki en karmaşık jeopolitik krizlerde ortak çözümler bulmak amacıyla diyaloğu yapıcı bir şekilde kolaylaştırıyorsa, COP31’de bu yapıcı rolü her aşamada hayata geçirecektir. Başarılı bir COP31 için verdikleri tam destekten dolayı Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca Sıfır Atık projesi başta olmak üzere doğa ve iklim dostu birçok projeyi himaye eden Emine Erdoğan Hanımefendi’ye teşekkür ediyorum. Daha adil, kapsayıcı ve işlevsel bir küresel düzenin inşasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Eğer bunu birlikte başarabilirsek, COP31 yalnızca bir zirve değil, gerçek anlamda bir dönüm noktası olacaktır. Bu vesileyle hepinizi bir kez daha 9-20 Kasımda turizm cennetimiz Antalya’da gerçekleşecek COP31’e davet ediyorum” ifadelerini kullandı.


















