Bakan Kurum’dan kritik uyarı: Okyanuslarımızın geleceği risk altında

spot_img


‘DENİZLERİMİZİ, GÖLLERİMİZİ ANLIK TAKİP EDİYORUZ’

Okyanus alanındaki tüm paydaşları ortak hedefler etrafında buluşturduklarını kaydeden Kurum, şöyle konuştu:

“Türkiye olarak, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Akdeniz’de iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla bir merkez kurulması önerisini 2021 yılında gündeme getirmiştik. Mutlulukla ifade etmek isterim ki bu hedefe, 2026 yılı itibarıyla ulaştık ve Akdeniz ülkelerinin ortak kararıyla hayata geçirdik. Yine, iki gün önce, 8 Eylül’de, Fethiye-Göcek’te denizlerimizi koruyacak Mapa-Şamandıra Sistemimizin tanıtımını gerçekleştirdik. 17 koyda 856 tekneye hizmet veren bu sistemle, bir çapanın deniz tabanında bir pulluk gibi sürüklenerek deniz çayırlarını sökmesine, balıkların yaşam ve üreme alanlarını tahrip etmesine mani olduk. Denizlerimizi, göllerimizi anlık takip ediyor; adeta bir seferberlik anlayışıyla temizlik yapıyor; denetimlerle kirletenlere karşı ciddi yaptırımlar uyguluyoruz. Denizlerimizin neye ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyoruz. Ve yine biz; tüm denizlerimizin, farklı adlarla anılsa da aslında birbirine bağlı, tek bir iklim ve tek bir hayat sistemi olduğunu biliyoruz. Bu anlayışla; ‘Okyanus ve Denizler’ temasını COP31 Eylem Gündemi’nin önceliklerinden biri haline getirdik. Başta Avustralya olmak üzere Pasifik ve Afrika ülkeleri, İklim Şampiyonları ve okyanus alanındaki tüm paydaşlarla iş birliğimizi her geçen gün geliştirdik. Bölgesel iş birliğini küresel düzeye taşıyor, verilere erişimi kolaylaştırıyor ve mavi finansman için yeni imkanlar geliştiriyoruz. Her şeyden önce, okyanus alanındaki tüm paydaşları ortak hedefler etrafında buluşturuyoruz.”

‘MESELE, İNSANLIĞIN ORTAK EVİNİ KORUMAKTIR’

Programla, teknik, bilimsel ve politik boyutları bir araya getirip, hem süreci hem de birlikte elde edilecek sonuçları güçlendirmeyi hedeflediklerini aktaran Kurum, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Burada gerçekleştireceğimiz iki günlük çalışmaların sonunda da, ‘Mavi COP’ yaklaşımımız doğrultusunda somut, uygulanabilir ve üzerinde uzlaşılan çıktılar ortaya koymayı hedefliyoruz. Trabzon’da şekillenecek bu çıktıları, COP31’de küresel eyleme taşıyacak, uygulanabilir sonuçlara dönüştürmek için çalışacağız. Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Ve tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte harekete geçmeye ihtiyacımız var. Türkiye olarak, denizlerimizin korunması konusunda edindiğimiz tecrübeyi ve başarılı uygulamalarımızı paylaşmaya hazırız. Başta Avustralya ve Pasifik Ada Devletleri olmak üzere, önceliklerini bilerek; tüm ortaklarımızla iş birliğimizi güçlendirmek ve başarılı uygulamaları birlikte yaygınlaştırmak istiyoruz. Bu vizyonu hayata geçirmek, okyanuslarımızı ve denizlerimizi korumak için somut adımlar atmak üzere hepinizle birlikte çalışacağız. Karadeniz’imiz hırçın dalgalarıyla bilinir ve o hırçın dalgalar bize şunu öğretir; Rüzgar ne kadar güçlü olursa olsun, rotasını bilen ve birlikte hareket edenler mutlaka güvenli bir limana ulaşır. İnsanlık olarak rotamız bellidir. Rotamız; temiz denizlerdir. Rotamız; dirençli kıyılardır. Rotamız; çocuklarımıza bırakacağımız daha adil, daha yeşil ve daha mavi bir dünyadır. Toplantımızın tüm taraflar açısından verimli olmasını diliyor; değerli katılım ve katkılarınız için hepinize teşekkür ediyorum.”


Haber Girişi
Deniz Dalgıç – Editör



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img