
Bakan Uraloğlu, önce yolların yapıldığını dile getirerek “Önce at arabaları, yaya yolları vesaire, sonra araç yollarını yaptık ve araç yollarını bir standartta yaptık. Sonra o standartlara göre gidecek olan araçları yaptık. Araçlar geliştikçe yolların standardını değiştirdik ve birbiriyle eşgüdüm haline getirdik. Şimdi yollarımızın da araçlarımızın da standartları var ve bunların sürekli korunması lazım. Tabii yollarımızın standardını korumak birincil derecede bizim Bakanlığımızın işi. Hem inşa etmek hem de onları korumak. Aynı standartta seyredilebilir durumda tutmak.”şeklinde konuştu.
Uraloğlu, sadece bunun yeterli olmadığını vurgulayara “Üretilen araçların da mutlaka o üretim standartlarında seyahat ediyor olmaları gerekir. Onun için de araç muayene ihtiyacı bizim karşımıza çıkmıştır. Şöyle dünyaya baktığımızda, 1900’lü yılların başında başlayan süreç var. Almanya’da, Amerika’da vesaire. Türkiye’ye geldiğimizde, 1953 yılında Karayolları, Emniyet Müdürlüğü ve Şoförler Odası’nın başlatmış olduğu bir araç muayene süreci var. Sonrasında, 1985 yılında Karayolları’na verilmiş bu görev ve o gün çok fazla da bir ekipmanın olmadığı, daha çok kişisel becerilerle yapılan bir araç muayene süreci vardı.” dedi.

















