“Bundan 70 yıl sonra, 1 Mart 2005’te o dönem Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret, Sahra Altı Afrika’ya başbakan düzeyinde yapılan ilk resmi ziyaret olarak tarihe geçmiştir. Söz konusu ziyaret kısa sürede somut sonuçlar doğurmuştur. Nitekim 12 Nisan 2005’te Türkiye, Afrika Birliği nezdinde gözlemci statüsü elde etmiş, Addis Ababa’daki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği de Afrika Birliği’ne akredite edilmiştir. Etiyopya ile başlayan bu yeni dönemde Türkiye’nin Afrika açılımı, söylem düzeyini aşarak kurumsal ve uygulamaya dayalı bir nitelik kazanmıştır.”
Tam 21 yıl önce stratejik akılla atılan bu adım Türkiye-Afrika ilişkilerini bambaşka bir noktaya taşıdı. Artık Afrika coğrafyasında Türkiye hesaba katılan ve oyun kuran bir ülke. Somali ve Libya’daki özel ve yakın bağı dışında, başta Mısır olmak üzere bütün Afrika kıtasıyla Türkiye’nin ilişkisi çok iyi. Son yıllarda Avrupalı sömürgecilerin terke zorlanmasıyla da bu coğrafyada Çin, ABD, Türkiye ve pek dillendirilmese de Birleşik Arap Emirlikleri dışında kimse yok. Bir de ortalık karıştırıcısı rolüyle sahne alan siyonist İsrail var.
Siyonist İsrail, hem BAE-Türkiye ilişkilerinin 2021 sonrası iyileşmesinden hem de Türkiye’nin Somali’de kurduğu derin ilişkiden çok rahatsız. Ama en çok da Ocak 2025 yılında Somali-Etiyopya arasında imzalanan “Ankara Protokolü”nden rahatsız.
O rahatsızlığını da Aralık 2025’te Somaliland’ı tanıyarak gösterdi. Bu tesadüf değildi. BAE de bir rol oynadı mı belli değil ama siyonistlerin amacı Türkiye’nin öncülük ettiği Etiyopya-Somali barışını sabote etmek.
İşte bir günlük Etiyopya gezisinin arka planında böyle kirli bir bölgesel hesabı bozma girişimi var. Başkan Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ile yaptığı ortak basın toplantısında tam da bu konuya değiniyor ve şöyle diyordu:
“Biz, bölgenin sorunlarına bölge ülkelerinin çözüm geliştirmesini ve Afrika Boynuzu’nun yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemesi gerektiğine inanıyoruz. İsrail’in Somaliland’ı tanımasının ne Somaliland’a ne de Afrika Boynuzu’na faydası olmadığını tekrar vurgulamak istiyorum.”












