Bilal Erdoğan gençlerle buluştu: Toplumun sorunlarına çözüm üretecek insanlara ihtiyacımız var

spot_img


İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz, Mütevelli Heyeti Başkanvekili Bilal Erdoğan, Rektör Prof. Dr. Atilla Arkan ve akademisyenler, TercihFest 2024’e katılan öğrencilerle akşam yemeğinde bir araya geldi.

“BECERİ VE YETKİNLİĞİNİ GELİŞTİRENLER AYAKTA KALIR”

Rektör Prof. Dr. Atilla Arkan, “Yüksek eğitim sistemi depreme maruzdur biz her zaman sallanıyoruz. Biz öğrencilerimize ne verelim ki ne değişirse değişsin bizim öğrencimiz ayakta kalsın. Burada beceri ve yetkinliğinizi geliştirebiliyorsanız her zaman ayakta kalırsınız. Entelektüel beceriler algoritmik düşüncedir. Ülkemizin sahip olduğu o medeniyeti alarak akademik eğitimi almanız önemlidir. Dünyanın sorunlarıyla karşı karşıyayız. Bu sorunlara çözüm üretmek önemlidir. Yapay zeka alanında en çok bilgi üreten hukuk fakültesidir dünyada fark yaratacaktır. Yabancı dillerde 3 dil eğitimi yapıyoruz. Fark yaratan öğrencileri mezun ediyoruz.Önce kendinizi tanımanız gerekir. O sayede hayatta başarılı olacaksınız. Seçtiğiniz bölümle ilgili dünya ile enteğre olmasına dikkat edin. Ülkemize ve insanlığa hizmet eden kuruma davet ediyoruz.” dedi.

“DÜNYANIN ÇİVİSİNİN ÇIKTIĞI DÖNEMİ YAŞIYORUZ”

Bilal Erdoğan, “Dünyanın bu çalkantılı çatışmaların olduğu bu dönemde toplumun yaşadığı sorunlara çözüm üretecek insanlara ihtiyacımız var. Dünya beklentisi ile yetiştirecek akademisyen ve hocalara ihtiyacımız var. Gençleri yeniden ilham sahibi yapacak insanlara ihtiyacımız var. Dünyanın çivisi çıktı denilen dönemi yaşıyoruz.” dedi

Erdoğan, “Yeni bir Tercih Fest’te sizleri ağırlamaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. İbn Haldun Üniversitesi genç bir üniversitesi ülkemizin. 2015 yılında bir yola çıktık. 2017 yılında ilk öğrencilerimizi aldık ve mezunlar veriyoruz. Bu kısa sürede bu güzel kampüste, yerleşkede gerçekten çok ciddi mesafe aldığımızı söyleyebilirim. Bu çok ciddi mesafeyi çok iddialı hedefler çerçevesinde değerlendirmenizi istiyorum. Biz gerçekten dünyanın sosyal bilimler mükemmeliyet merkezlerinden, araştırma merkezlerinden bir tanesi olmak istiyoruz. Az önce rektör hocamın da bahsettiği dünyanın bu çalkantılı, öngörülemezliklerin en yüksek olduğu bu çatışmalı döneminde gerçekten insanlığa yeni açılımlar vaat edebilecek, toplumun yaşadığı bunalımlara, sorunlara çözümler getirebilecek lider düşünürlere, fikir insanlarına ihtiyacımız var. Yeni nesilleri çok daha farklı bir nosyonla, bir dünya beklentisiyle yetiştirecek akademisyenlere, hocalara ihtiyacımız var. Yazdığı kitaplarla, makalelerle, konuşmalarıyla gençleri yeniden ilham sahibi yapabilecek düzeyde hakimiyeti olan, fikir sahibi insanlara ihtiyacımız var. Ve gerçekten şu anda dünyanın hani eskilerin tabiriyle çivisi çıktı derler, İngilizce’de “unhinged” derler, bir dönemini yaşıyoruz. İşte herhalde ne Birinci Dünya Savaşı çıkmadan bir gün önce, ne İkinci Dünya Savaşı çıkmadan bir gün önce dünya bu kadar bunalım, bu kadar çalkantı içerisinde gerçekten değildi. Bu ne demektir? Yarın bir Dünya Savaşı çıkacak olsa kimsenin şaşırması dahi gerekmeyecek.

Böyle bir zamanda insanlığın işte kapitalizmin ve endüstri devriminin getirdiği sosyal yapılanmalar ile şekillendiğini ama gitgide bu son dönemde gittikçe konuştuğumuz Sayın Selçuk Bayraktar’ın da bahsettiği bu tekno-feodalizmle artık işte kralların, uluslararası kuruluşların değil, teknolojiye hükmedenlerin insanlığı yönlendirdiği, yönettiği, şekillendirdiği, manipüle ettiği bir döneme giriyoruz, girmiş bulunuyoruz. Peki bu tekno-feodalist dönemde bu teknolojiyi yapan insanların insanlıkla ilgili beklentileri nedir diye sorguladığımız zaman, hepsinin kendine göre dünyanın geleceğiyle ilgili fantezileri olduğunu görüyoruz. Ama bunların insanlığın işte daha huzur içerisinde yaşaması, daha adalet içerisinde yaşaması, birbirine daha merhametli davranan insanlardan oluşan bir dünyanın hedeflenmesiyle ilişkili olmadığını maalesef yaşayarak görüyoruz” dedi.

“FİKİR İNSANLARINA İHTİYACIMIZ VAR”

Erdoğan,”21. yüzyıl dünyasına, bizi bekleyen dünyaya bir umut vaat edecek fikir insanlarına, mefkure sahibi insanlara ihtiyacımız var. Ve bunu ararken, bunu kovalarken fikri bağımsızlık diyoruz. Fikri bağımsızlıktan kastımız sizlerin içine kapanması değil, sizlerin hem kendi geleneğimizden hem de Batı’nın, Doğu’nun, dünyanın bütün kültür tarihinden geçmiş topluluklarının vaat ettiği birikimlerden nasibini almasını istiyoruz. Yani bugün egemen olan Batı’nın literatürlerini bilip kendi geçmişten getirdiğimiz müktesebata hakim olup bunların hepsinin bilincinde neyin daha iyi olduğuna daha hakim bir şekilde 21. yüzyıla yön verecek fikir önderleri olmanızı istiyoruz. Bu belki çok fazla bir büyük bir iddia. Bizler bu iddiaları sizlerin önüne koyarken buraya gelen öğrencilerimizden de beklentilerimiz elbette ki büyük. Masaları gezerken bazı masalarda da söyledim. Yani siz bütün sorularınıza cevap bulacağınız bir üniversiteye gelmiyorsunuz. Herhangi bir üniversitenin de bunu sizlere vaat ettiğini düşünmüyorum elbette. Ama bizim cevap aradığımız sorular böyle kutlu sorular. Böyle insanlığın kaderini ilgilendiren, insanlığın geleceğini daha iyi yerlere götürmeye çalışan sorular. Ve bu sorulara cevap aradığımız, birlikte cevap aradığımız öğrencilerimizin çok parlak olmasını istiyoruz. Çünkü tarihte dünyanın meseleleriyle, toplumun meseleleriyle ilgili kalem oynatmış, yazdıkları yüzlerce yıl insanlığı etkilemiş insanlar devirlerinin en parlak beyinleriydi, en parlak zekalarıydı. Bugün dünyanın meselelerini düşünen insanların yine bu devrin en parlak zekaları olmasını istiyoruz. Onun için herkesin işte eğer puanım yüksekse sayısalcı olmalıyım, sayısalcı olursam mühendis olmalıyım, doktor olmalıyım diye yönlendirildiği bir devirde biz en iyilerin mühendis, doktor olmasından ziyade işte sosyal bilimci olmasını başarmak için Tercih Fest’i yapıyoruz. İnanın Tercih Fest, İbn Haldun Üniversitesi en yüksek puanlı öğrencileri alsın diye yapılmıyor. Biz en doğru öğrencileri bulmak istiyoruz. Ama buraya gelen siz çok parlak öğrencilerin sosyal bilimler kariyerlerini tercih etmesini sağlamaya çalışırken, sosyal bilimler kariyerlerini de sadece basit birer meslek aracı olarak görmenizi değil, dünyanın meselelerini çözmek için iddialı hedeflere yelken açtığınız birer araç olarak görmenizi istiyoruz.” şeklinde konuştu.

ÖĞRENCİLERİMİZİN BİZİ İYİ TANIMASI İLE 10 YILI YAŞADIK

Erdoğan, “Dolayısıyla ümit ediyorum bizi en iyi anlayanlarınız bizi tercih edersiniz. Şimdiye kadar öğrencilerimizin bizi iyi tanımasıyla çok iyi ilişki kurduğumuz bir üniversite öğrenci 10 yılı yaşadık. Üniversite uzun erimli gerçekten böyle 10 yılda, bir nesilde, 50 yılda değil, yüzyıllara sari hedefleri barındıran evrensel bir kurum. Onun için bu uzun soluklu yolculukta bizlerle beraber yol yürümek, en doğru, en parlak, en iddialı öğrencileri aramızda görmek istiyoruz. Biz lisans öğrencisi alırken lisans öğrencisinden, bir yüksek lisans öğrencisinden, doktora öğrencisinden beklenen şeyleri bekliyoruz. İşte çift anadal yapmak, yandal yapmak bunun sadece başlangıcı. Sadece bir yabancı dil değil, iki yabancı dil bilmek bunun devamı. Ama daha lisans düzeyinde hocalarınızla ortak makale yazmanızı, projelerde birlikte çalışmanızı istiyoruz. Bütünleşik yüksek lisans yapmanızı istiyoruz. Burada edindiğiniz birikimle dünyanın en iyi üniversitelerinde doktora yapıp sonra aramıza bir akademisyen olarak geri katılmanızı istiyoruz. Bunları başarmanız için gerekli birikimimiz, gerekli insan kaynağımız, gerekli fiziki, teknolojik altyapımız mevcut. Hedeflerimizde bize eşlik etmeniz için inşallah her türlü desteği sizlere vermek için buradayız.” dedi.

“BİZDE 400 YILLIK HARVARD ÜNİVERSİTESİ GİBİYİZ”

Erdoğan, “Mütevelli heyetimizle Türkiye’de hiçbir vakıf üniversitesinde olmayan bir vakıf anlayışıyla üniversitemizi yönetiyoruz. Yani nedir? Üniversitemizin öğrenci ücretleriyle değil, eğitim dışı yatırımlarıyla ayakta durmasını hedefleyen bir vakıf anlayışıyla yola çıktık. Çok iyi noktalara geldik, daha da iyi noktalara geleceğiz. Yani bu üniversite nasıl bugün işte 400 yıllık Harvard Üniversitesi 55 milyar doları aşan varlığının geliriyle üniversitesini destekliyor, besliyor; öğrencilerden aldığı ücretle yıllık giderlerinin %6’sını, 7’sini sadece karşılıyor. Biz de Harvard Üniversitesi gibiyiz diyebiliriz bugünlerde. Dolayısıyla burası Türkiye’nin gerçek vakıf üniversitesi. Burası Türkiye’nin en iddialı gerçekten sosyal bilimler mükemmeliyet merkezi. Ve dünyanın da bu alanda göreceksiniz çok kısa zamanda tanınan, bilinen, parmakla gösterilen bir üniversitesi olarak ortaya çıkacağız. Şimdiden bunun sinyallerini alabiliyoruz. Onun için arkadaşlar biz iddialıyız. Eğer sizler de iddialıysanız, bu yolculukta bizimle beraber yürümeye hazırsanız, sizleri aramızda görmek istiyoruz. Biz de yolun her aşamasında sizlere omuz vereceğiz, destek olacağız. İnşallah her biriniz hakkınızda en hayırlı olan tercihleri yaparsınız. Ama İbn Haldun Üniversitesi’nde olmasanız da Tercih Fest’ten akıllarınızda kalan hayatlarınızı bütün insanlık için anlamlı kılma hedefi olsun inşallah arkadaşlar.” dedi.

TERCİHFEST DENEYİMİNDE UZMAN İSİMLER DENEYİMLERİNİ PAYLAŞACAK

Tüm Türkiye’den Aday Üniversitelilere Tamamen Ücretsiz TercihFest Deneyimi Alanında Uzman İsimler Üniversite Adaylarıyla Buluşarak Deneyimlerini Paylaşacak Aday Öğrenciler Doğru Tercih İçin TercihFest’te Buluşuyor. İbn Haldun Üniversitesi tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenecek olan TercihFest, adayların doğru tercih yapmaları üzerine kurgulanan programıyla, Türkiye’nin dört bir yanından başarılı aday öğrencileri bir araya getiriyor. İbn Haldun Üniversitesi tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenecek olan TercihFest’e başvurular başladı. Türkiye’nin dört bir yanından 1.000 aday üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilecek olan TercihFest; örnek üniversite derslerinden sektör temsilcileriyle görüşmelere, tercih danışmanlığından sosyal aktivitelere 3 gün boyunca dolu dolu bir üniversite deneyimi sunuyor.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat da TercihFest’te Aday Öğrencilerle Buluşacak. Bu yıl 1-2-3 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek etkinlikte ayrıca; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu’dan Anadolu Ajansı Genel Müdürü Serdar Karagöz’e, UNESCO Daimî Temsilcisi ve Büyükelçi Prof. Dr. Gülnur Aybet’ten SONAR Başkanı Hakan Bayrakçı’ya, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’tan Teknik Direktör Nuri Şahin’e, Oyuncu Burak Yörük’ten İş İnsanı Ali Ülker’e birçok önemli isim, Zirve Oturumlarında üniversite ve bölüm tercih dönemindeki aday öğrencilerle bir araya gelecek.

KAPANIŞ KONUŞMASINI TİCARET BAKANI ÖMER BOLAT YAPACAK

TercihFest Zirve Oturumları’nda kapanış konuşması ise Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat tarafından gerçekleştirilecek. Hızla Değişen Dünyada Sosyal ve Beşerî Bilimlerin Önemi TercihFest ’26 programı; hızla değişen dünyada sosyal/beşerî bilimlerin giderek artan önemi etrafında, insanlığa gerçek katkıyı sunacak ve geleceği inşa edecek öznelerin, ancak nitelikli bir sosyal/beşerî bilimler formasyonuna sahip ve dünyayı doğru okuyan insanlar olacağı inancından hareketle oluşturuldu. Bu doğrultuda alanında uzman isimler İbn Haldun Üniversitesi Başakşehir Külliyesinde, YKS’ye girmiş başarılı üniversite adaylarıyla buluşturulacak. Türkiye’nin çeşitli sahalarda önde gelen isimlerinin konuk olduğu konferanslar ve Zirve Konuşmaları, deneyim ve vizyon paylaşımına zemin sunacak. Programda katılımcılar; kariyer ve tercih danışmanlığı uzmanları, üniversite öğrencileri, mezunlar, akademisyenler ve sektör temsilcileriyle bire bir görüşme imkânı bulacak. Aynı zamanda zengin sosyal aktivitelerle dolu bir içerik sunulacak. Türkiye’nin ilk ve tek tercih festivaline Türkiye’nin dört bir yanından katılacak adayların ulaşım ve konaklamaları tamamen ücretsiz şekilde sağlanacak.


Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.


Haber Girişi
Uğur Birdal – Editör



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img