Antalya-Kumluca’da organik atık konteynerlerinde yüzlerce kilo domates, biber ve patlıcanın çöpe atıldığını gören bir vatandaş cep telefonu kamerasıyla durumu kaydetmiş.
Görüntülerde taze durumdaki sebzelerin çöpe döküldüğü belli oluyor.
Vatandaş çektiği videoda durumu şöyle anlatıyordu:
“Batan geminin malları bunlar… Şu domatese bakın. On numara bir domates, şu biberleri görüyorsunuz…
Patlıcana bak, yüreğim yandı ya millet bunu yiyemiyor…
Çöp seviniyor ama millet sevinemiyor, Allah hepsine yardım etsin ne diyelim.
Şu domateslere bir baksanıza hepsi kurşun gibi, mermi gibi.”
Sebzelerin kim ya da kimler tarafından ve hangi gerekçeyle çöpe döküldüğü henüz bilinmiyor.
Daha önce de benzer olaylar Antalya ve başka illerde yaşanmıştı.

FİYAT DÜŞMESİN DİYE!
Ürünler ya pazar fazlası ya ihracat standartlarına uymadığı ya da fiyat düşmesin diye atılmış olabilir!
Muhtemelen bu görüntülerden sonra sorumlular ortaya çıkarılır.
Bozulmuş ürünleri bile çöpe veya uygunsuz alanlara dökmenin cezası var.
Daha önce bu tür olaylarda 123 bin TL, 177 bin TL cezalar kesilmişti.
Demek ki, ceza yeme riskini bile göze alanlar var!
Bozulmamış ürünleri çöpe dökmek yerine ihtiyaç sahiplerine dağıtsalar fena mı olur?
Fiyat düşmesin diye bozulmamış ürünleri çöpe dökmek büyük hainlik!
***
MAÇLARDA BERABERLİK KALKSIN MI?
Japonya Profesyonel Futbol Ligi (J. League) yönetimi, 2026 yılında uygulanacak geçiş sezonda ilginç kararlar aldı:
90 dakikalık normal süresi eşitlikle tamamlanan müsabakalarda uzatma devreleri oynanmaksızın doğrudan seri penaltı atışlarına geçilecek.
Normal süre galibiyetine üç puan, penaltı atışları sonucu galibiyete iki puan, penaltı atışları sonucu mağlubiyete bir puan ve normal süre mağlubiyete ise sıfır puan verilecek.

Futbolu daha zevkli ve heyecanlı yapmak için zaman zaman kural değişikliklerine gidiliyor ama bazen değişiklikler beklenen etkiyi yaratmıyor.
Maçların berabere bitmesinin önüne geçilmesi kulağa mantıklı geliyor ama bu değişiklik tam tersi bir etki de yaratabilir.
Güçsüz ya da deplasman maçına çıkan takımlar bu sefer maçı penaltılara götürmek için daha fazla kapanır, çok sıkı defans yapabilirler.
Bu da maçların sıkıcı geçmesine neden olur!
Güçsüz takımlar açık oynayıp muhtemelen kaybetmektense maçı penaltılara götürüp, penaltılardaki şans faktörüyle iki puanın peşine düşebilirler.
Normal sürede yenilip sıfır puan almaktansa, penaltılarda en kötü bir puan almanın hesabını yapabilirler.
Futbolda söz sahibi olan ülkeler beraberliği ortadan kaldırmayı düşünmediler mi sanıyorsunuz?
***
BİZDE DE OLMALI
ABD’li Streetleaf şirketinin, Florida ve Teksas eyaletlerinde kurduğu güneş enerjili sokak lambası sayısı 13 bini geçti.
Austin, Dallas ve Houston gibi şehirlerin de belli bölgeleri artık şebekeden bağımsız güneş enerjisiyle çalışan lambalarla aydınlatıyor.
Lambaların, üstünde bulunan güneş panelleri gündüz güneş enerjisini elektriğe dönüştürüp lityum demir fosfat bataryalarda depoluyor ve geceleri bu elektriği kullanıyor.

Elektriği çevreyi kirletmeden elde eden bu sistemin en büyük avantajı ise elektrik kesintilerinden etkilenmemesi.
Böylece her sokak lambası kendi elektrik enerjisini bedava üretiyor ve kullanıyor.
Keşke bu sistem Türkiye’de de uygulansa.
Sokakların aydınlatılmasını geçtim, ülkemizde kavşak bölümleri hariç aydınlatmanın olmadığı birçok karayolu var!
Gece yolculuk yaparken uzun far ışıklarını kullanmak kazalara bile yol açıyor!
Güneş ışığını en çok alan ülkelerden biriyiz.
Bedava güneş enerjisinden daha çok faydalanmalıyız.
***
BURSASPOR HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL!
Bursaspor ile Kırklarelispor karşılaşması öncesinde Gökhan Kırdar saha ortasından adeta bir orkestra şefi gibi tribünleri de yöneterek müthiş bir müzik performansı sergiledi.
Özellikle ‘Kurtlar Vadisi’ dizisinden hafızalara kazınan ‘Cendere’ parçasında taraftarların sanki bir ayine katılırcasına Kırdar’a eşlik ettiği anlarda statta mistik bir hava oluştu.

Süper Lig’deki birçok takımdan daha çok ve sadık taraftara sahip olan, tribünleri hep dolu olan Bursaspor umarım hak ettiği yere gelir.
Kocaelispor ve Samsunspor’un Süper Lig’e çıktıktan sonra yarattığı pozitif etkiyi de hesaba katarsak İstanbul takımlarının sayısının düşürülmesini bir kez daha gündeme getirmek isterim!
Seyircisi olmayan kulüplerin boş tribünleri hem seyir zevkini azaltıyor hem de rekabeti düşürüyor!
***
NEDEN TRAKYA’DAN YOK?
Bursaspor’un rakibi Kırklarelispor da aklıma şu soruyu getirdi; neden Trakya’dan bir takım eski adıyla Birinci Lig, yeni adıyla Süper Lig’de hiç yer almadı!
Neden be ya?

Doğu Anadolu, Güney Anadolu, İç Anadolu vs. dönem dönem Türkiye’nin yedi bölgesinden her zaman takımlar Süper Lig’de yer aldılar ama Marmara Bölgesi’nin Trakya tarafındaki Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ’dan bir takımı 1959’dan beri Süper Lig’de izleyemedik!
Elbette bu durumun sosyolojik, ekonomik, demografik, siyasi vs. birçok nedeni var!
Bu ilginç durumu Spor Bakanlığı ve Türkiye Futbol Federasyonu incelemeli.
Örneğin bu konuda bir araştırma yapıldı mı?
***
Altyazı
“Kimse çıktığı yolda kendisi kalmaz. Yol insanı başkalaştırır.” (Satantango)



















