Türkiye‘de şöhret olmak hiç bu kadar kolay hale gelmemişti. Akşam sıradan biri olarak yatıp, sabahına ünlü uyanmak artık sıradan bir aktivite. Hele ki sırtını yıkıcı muhalif odaklara yasladıysan…
Cumartesi size güldürü peleriniyle kamufle edilmiş rezil gösteri Sabotaj’dan söz etmiştim. Bülent Emrah Parlak ve Barış Atay’ın milli ve dini değerleri ayaklar altına alan sözde tuluatından.

Bu kez de bir başkasını “parlatmaya” çalışıyorlar. Kampanyaya köşemi alet etmemek için ismini yazmak istemiyorum. Şu sıralar savakları açılmış baraj gibi büyük bir basınçla sanal medyaya fışkırtılıyor. Eminim siz de rastlamışsınızdır. Sözde siyasi hiciv yapıyor ama çıkardığı iş ne komik ne de zekice. “Sıradan” demek bile kendisine verilmiş bir paye olur. Ama ne hikmetse (!) her yerde…
Peki sahnede ne yapıyor? Kutsal kitaplara dil uzatıyor. Halkın oyuyla seçilmiş liderlere resmen hakaret ediyor. Merhum İlber Ortaylı’ya “Otistik”, Cüneyt Özdemir’e “Kokainman” diyor. Belli ki siyasi hicivden anladığı sadece bu.
Bu arkadaşı sürekli pompalayıp, gündemde tutmayı “muhalefet görevi” addedenler ise kendilerini zorlayarak gülüyorlar.
Oysa tarihimiz, mizahın ince ve zarif dokusundan zekice siyasi hiciv damıtan büyük ustalarla dolu. Eminim, son zamanda “Siyasi mizah yapıyoruz” diye sahneye atlayan bu zevatı görüyorlarsa, mezarlarında ters dönüyorlardır.
Uğursuz gemi Venezuela’da
Hangi uğursuz gemi mi? ABD donanmasına ait USS Nitze adlı askeri gemi.
23 Mayıs 2026’da ABD, Venezuela‘nın Karakas şehri açıklarında bir tatbikata başladı. Amaç, muhtemel bir deprem felaketinde çocuklar öncelikli olmak üzere (!) kurtarma ve tahliye yapmak, ardından da düzeni sağlamak için ABD kuvvetlerinin Venezuela’ya intikalini sağlamaktı. Tatbikat için Karakas açıklarındaki Orchilla adasına 17 büyük anten dikildi. Amerikalılar bunu “Haberleşmeyi ve radar etkisini arttırmak için” diye açıkladılar. Antenleri diken ise Elon Musk’ın Space-X şirketinden başkası değildi.

Peki sonra ne oldu? Aradan 5 hafta geçmeden tatbikatta öngörülen her şey gerçekleşti. Venezuela ikiz depremle yıkıldı…
İşin şüpheli taraflarından biri de USS Nitze gemisinin bölgede oluşuydu. Bu gemi İstanbul Boğazı’nda kocaman bir bayrak gösterdiği gün, fay hattı olmayan Kağıthane’de 3,1 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti. Ardından 11 kentimizin yıkıldığı Kahramanmaraş merkezli depremlerde aynı gemi Hatay açıklarında tespit edilmişti…
Bu köşede Kahramanmaraş depremlerinin “doğal bir felaket olmadığı” şeklindeki şüphelerimi bir kaç kez dile getirip, suni depremlerin yeni bir silah gibi kullanılma ihtimalinden söz ederek gizli HAARP teknolojisine atıfta bulunmuştum.
En büyük korkum, bir kaç yıl sonra yine bu köşede konuyla ilgili “Ben demiştim” yazısı yazmak…
Çok fena şüphelendim (!)
Muğla’nın Seydikemer ilçesinin Çaykenarı Mahallesi’ndeki “gizemli anıt” geçen hafta gündemin üst sıralarındaydı.
Tuhaf cisim, gizemini korumaya devam ederken, köylüler jandarmaya bu anıtın (!) İsviçreli bir profesör tarafından oraya yerleştirildiğini söylediler.

Ben ise abuk sabuk heykellere meraklı CHP’li Büyükşehir belediyelerinden şüpheleniyorum. Yeni heykel dikmeye artık yüzleri olmadığı için önceden sipariş etmiş oldukları saçma heykelleri gizlice köylük yerlere dikiyor olabilirler.
Gaf’let kürsüsü
Isparta’da yanık tedavi merkezine getirilen vatandaşın vücudunda çok sayıda kırık tespit edilince adam açıklama yapmak zorunda kaldı: “Beni kürekle söndürdüler.”
Zap’tiye
Eylül ayında oynanacak Avrupa Uluslar Kupası’nda Fransa, İtalya ve Belçika’nın bulunduğu A grubuna düştük. Valla böyle bir gruptan bizi en son Atatürk çıkarmıştı.
Ne demiş?
Değerli okurum Ali Uygur, Winston Churchill’in sözünü hatırlatmış: “Türkiye büyürse budayın, solarsa sulayın.”


















