Şu haritaya lütfen dikkatle bakın. Türkiye ateş çemberinin ortasında adeta bir huzur adası… Bugüne ve yakın tarihe bakıldığında doğudan batıya, kuzeyden güneye bölgemiz savaşlarla kuşatılmışken, Türkiye’nin orta yerde barış, huzur ve istikrar abidesi gibi dikiliyor olması sizce tesadüf olabilir mi? Tabii ki hayır. Türkiye bunu sağlamak için çok çalıştı, çok emek verdi, çok fedakarlıkta bulundu ve bedel ödedi. Peki bu gurur verici haritaya ulaşmak için ne yaptık?

Birleşmiş Milletler’de “Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya düzeni mümkündür” diye haykırıp, pek çok mağdur ve mazlum ülkeyi buna inandırdık.
Mevcut tehlikeyi sınırlarımız ötesinde durduran aktif bir önleyici dış politika ve askeri strateji uyguladık.
Her zaman barışın yanında saf tuttuk. Samimi arabuluculuk girişimlerimizle herkesin güven ve takdirini kazandık.
“Oralarda ne işimiz var?” diyen vizyonsuzlara aldırmadan Libya’dan Kosova’ya, Azerbaycan’dan Somali’ye, Suriye’den Katar’a kadar her yerde bayrak dalgalandırdık.
“Karadeniz’de füze denemesi yapmayın, balıklar ürküyor” diyenlere gülüp, muhteşem savunma sanayi hamlemize devam ederek bölgenin en caydırıcı askeri gücü haline geldik.
Terörist gruplara silah bıraktırıp, kucaklayıcı ve barışçıl bir anlayışla her kültürel farklılığı zenginliğimiz sayarak, içeride de safları sıklaştırdık.
“Huzur adasının” mimarlarına saygı ve minnetle…
Oyuna gelme Kürt kardeşim
İran’da ateşten eli yanan ABD ile İsrail, Ortadoğu’da yeniden “maşa” ararken aklına bir kez daha terörist Kürt gruplar geldi. Dikkat edin, “Kürtler” demiyorum, “terörist Kürt gruplardan” söz ediyorum. Daha önce de Irak ve Suriye’de bunu denediler ama vizyoner, dirayetli ve kararlı müdahalemizle elhamdülillah başarılı olamadılar. Şimdi İran’ı PEJAK sayesinde bölmeyi amaçlıyorlar.

Ama adım kadar eminim ki sağduyulu Kürt halkı buna izin vermeyecek ve içlerindeki ayrık otlarını bu kez bize hacet kalmadan söküp atacaktır. Hele ki ABD ve İsrail daha dün Suriye’de YPG’yi iyot gibi ortada bırakmışken.
Umarım bu vesileyle hükümetin barış ve kardeşlik hamlesinin değeri de anlaşılmıştır.
Sevgili Kürt kardeşim, biliyorum ki “maşa”lıktan sen de yoruldun, tükendin. “Maşa maşa” nereye kadar? Gel barış içinde “paşa paşa” yaşayalım.
Bu füzeler turistik!
Yine kimsenin konuşmadığını, görmediğini, yazmadığını yazacağım:
Bu savaş Dubai’nin, Beyrut’un, Güney Kıbrıs’ın ve Tel Aviv’in turizm gelirlerine büyük sekte vurdu. Önümüzdeki yaz için bu bölgelere yapılan rezervasyonların yüzde 70’i iptal edildi. Bu durumda Türkiye turistik açıdan çok büyük bir avantaj elde etti. Bu nedenle Türkiye’nin ekonomisine sekte vurmak için fırsat kollayan Siyonist İttifak, İran’daki ajanlarını ya da askeri inisiyatif sahibi “hücrelerini” kullanarak Türkiye’ye art arda iki füze ateşledi. Buradaki maksat, turistlerin gözünde Türkiye’nin bölgedeki tek güvenli ülke olduğu imajını yıkmak.
Görün bakın, bugünden itibaren bu savımın peşine kimler takılacak…
Gaf’let kürsüsü
ABD, İran’da gerçek sandığı helikopter çizimine milyon dolarlık füze attı. İşte Acem oyunu!

Zap’tiye
Trump’ın kızından sonra şimdi de Kuzey Kore Lideri Kim Jong Un’un oğlu olduğunu iddia eden bir vatandaş çıktı. Yakında Gayrimeşru G7 Zirvesi’ni İstanbul’da toplarız.
Ne demiş?
“Bugün internet gitti. Evdekilerle iki saat konuştuk, güldük, eğlendik. İyi insanlarmış…” (Sanal medyadan)


















