
TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİNE BİZLERİ AÇIK HEDEF HALİNE GETİRMİŞTİR
İzzet Özgenç’in, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Can Atalay kararını birilerinin talimatıyla verdiğini, Yargıtay Başkanı Akarca’nın daire üyelerine baskı yaparak kararın geri alınmasını sağlaması gerektiğini söylemesine ilişkin, suç duyurusunda şunlar denildi:
“Bu sözlerle şüpheli İzzet Özgenç, bir akademisyen olarak haddini aşmış, biz müştekilere yönelik iftirada bulunmuş, hakaret etmiş, özellikle kararı veren bizleri, karardan sonra sosyal medyada yazılan bir kısım yazı içeriklerine bakıldığında ‘terör örgütü üyeleri ve sempatizanlarının hedefi haline’ getirmiştir. Şüphelinin, özellikle kamuoyunca etkili olduğu düşünülen bir takım siyasi kişilikleri isim isim yazı içeriğinde paylaşarak onlar tarafından önemsendiğini, muhatap alındığını göstermek suretiyle yargı görevi yapan bizleri etkilemeye teşebbüs etmiş, üzerimizde siyasi baskı oluşturmak ve bu şekilde korkutacağını düşünerek hukukta yeri bulunmayan bir şekilde cebren kararımızı geri almamızı sağlamaya çalışarak adil yargılamayı da etkilemeye teşebbüs etmiş, akademik unvanı düşünüldüğünde sanki böyle bir şeyin olması mümkün olabileceğini düşünen birçok terör örgütü üyesi ve sempatizanı yönünden bizleri açık hedef haline getirmiştir.”
YARGITAY’IN YÜKSEK MAHKEME, BİZLERİN DE YÜKSEK YARGIÇ OLDUĞUNU UNUTMUŞTUR
Özgenç’in yazı içeriğindeki hezeyanlarının daire üyeleri tarafından da dikkat çekici bulunduğu belirtilerek, “Hukuk devletinin korunmasından bahseden ve kendisini ceza hukukunda otorite olarak gören, profesör unvanı taşıyan şüphelinin, hukuk devletini ayaklar altına alarak Yargıtay’ın bir yüksek mahkeme, kararı veren bizlerin de yüksek yargıç olduğunu da unutarak, bilmediğimiz ancak tahmin ettiğimiz bir takım sebeplerden dolayı bize Cumhurbaşkanı tarafından emir verilmesini, siyasilerin zorlamasıyla kararın zorla geri alınmasını sağlamanın hukuk devletinin bir gereği olarak savunabilmiştir. Yazı da ismi geçen siyasi kişiliklerin, bu cüretkarlığı gösteren şüphelinin tavsiyelerini kale aldıklarını düşünmek bile istemediğimizi ifade etmek istiyoruz” denildi.
HAKKINDA KAMU DAVASI AÇILMASINDA HUKUKİ ZORUNLULUK VARDIR
Şüpheli İzzet Özgenç’in eylemlerinin, “İftira, hakaret, terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetini açıklama” suçlarının oluşmasına açıkça sebep olduğu, müşteki daire üyelerinin şeref ve onurunu ağır bir şekilde zedelediği belirtilerek, Özgenç hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açılmasının hukuki bir zorunluluk bulunduğu kaydedildi.
Can Atalay kararını veren Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyeleri, açıklanan sebeplerle İzzet Özgenç hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak hakkında kamu davası açılmasını talep etti.


















