CHP: ‘Asimetrik, hibrit ve çok katmanlı savaş!’

spot_img


Bayramınız mübarek, bayram tadında günleriniz bol olsun.

Bir bayram günü, siyasi yazı yazmak hatta bunu CHP‘deki iç siyasi savaşa odaklamak garip ama gerçek! Bayramın, barış ve kardeşlik ikliminin Ankara’da, ana muhalefet partisi zemininde “kardeş kavgasına dönüşmesi” ise ibretlik…

Madem, bahsi CHP’den açtık, öyle devam edelim. Neden? Çünkü Halk Partisi’ndeki mücadele benzeri görülmemiş, giderek dallanıp budaklanacak özellikler taşıyor da ondan! Nasıl bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu anlamak için bugünlerde askeri terminolojide sıkça kullanılan üç kavramı siyasi analiz sahasına da taşımak durumundayız!

CHP’de, “Asimetrik, Hibrit, Çok Katmanlı” hesaplaşma yaşanıyor!

Asimetrik… Zira “Yetki Kemal Bey’de”, “Kitlesellik Özgür Bey’de!” Yani, “Hukuki realite” ile “Siyasi realite” arasında sert bir cephe harekâtı yürütülmekte!

Hibrit… Zira “mutlak butlan” kararının; yargı, CHP içi dengeler ve iktidara da yöneltilmek istenen yönleri söz konusu! Yargı başlığı dün olduğu gibi bugün de yarın da çok tartışılacak. Yargıtay’ın nihai hükmüne kadar eleştirilere, komplo teorileri de eşlik edecek. Siyaset kurumu inisiyatif alıp, parti kongre/ kurultaylarının seçim hukuku çerçevesindeki yerini ve konumunu netleştirinceye dek maalesef bu yara açık kalacak.

Görünen o ki… Özgür Özel bir yandan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “meşruiyetini sorgulatacak!” Diğer yandan da “yargı kararının siyasi olduğunu öne sürerek” okları, AK Parti‘ye çevirmeyi deneyecek. Bu yolla tabanı konsolide etme çizgisinde ilerleyecek.

Çok Katmanlı… Zira mesele CHP’nin iç bünyesinden dışa taşma eğiliminde… Özel’in, (Ekrem İmamoğlu’nun etkisinde kalarak) sokağı hareketlendirme söylemi, hızla nitelik değiştirmeye aday süreçlerle yüzleşmek anlamına da gelir ki bedeli çok ağır olur! Bu noktada, elimizde “pusula gibi bir açıklama” mevcut! MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin (Türkgün Gazetesi’nde yayınlanan) demeci, devlet- toplum hassasiyetine işaret etmekte. Bir diğer partinin iç işlerine değinmemeye, tabiri caizse karışmamaya özel özen gösteren Sn. Bahçeli’nin dünkü çıkışı, “iç cephenin sağlam tutulmasıyla” doğrudan bağlantılıydı. Belli ki Devlet Bey yılların tecrübesi ve öngörüsüyle çok taraflı mesajlar vermeyi tercih ediyor. Örneğin,

Sn. Kılıçdaroğlu’na, “Evet, CHP Genel Başkanısın. Evet haksızlığa uğradığın yargı kararı ile teyit edildi. Ama bu işi fazla uzatma. Ülkenin huzuru, CHP’nin geleceği ve demokrasinin kalitesi bakımından ‘büyüklük’ göster” demeye getiriyor.

Sn. Özel’e de “Sokaktan medet umma. İç muhasebe yapmanda fayda var. Etik ve hukuki sorunları olanları sırtında taşımakta ısrarcı olma” tavsiyesinde bulunuyor. Böylece “ortak akıl, ortak vicdan” bağlamında “ortalama çıkış yolunu” işaret ediyor!

Elbette, AK Parti’nin tutumu da an itibariyle önem kazanıyor. Komşunun evindeki karışıklıktan medet uman veya memnuniyet duyan AK Parti tarzına şimdiye kadar hiç şahit olmadık. Nihayetinde CHP, AK Parti’nin “hasmı değil!”, “rekabet ettiği rakibi!”

Sonuç…

Sağduyu hakim olana kadar CHP’deki ikilem…

“Parti genel merkezine sahip olmak” ile “Partililere sahip olmak” arasında gidip gelecek. “İade-i itibar, Kemal Bey’e iade-i parti iç iktidar verir mi”, bilinmez! Aynı şekilde, yerel seçimlerden birinci çıkmak Özgür Bey’e, “ahlaki ve mali açıdan malûl belediyelerle Türkiye’yi yönetme iddiası verir mi”, orası daha fazla bilinmez!



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img