CHP’deki Epstein vakaları – YÜKSEL AYTUĞ

spot_img


Jetlerdeki fuhuş ve uyuşturucu partileri ile hemen her belediyedeki yolsuzluk iddialarını bir kenara bıraktım. Sadece son günlerde yaşanan olaylar bile Millet İttifakı’nın halkın gözündeki itibar kaybı ve hemen tüm anketlerdeki eriyişinin sebebiydi.

Özgür Özel, kendi partisine mensup Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan‘a küfretti. Bu ettiğini de “Ben karakter tanımlaması yaptım” diye sıvadı.

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve Yalova Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca, partililer tarafından tehdit edildiklerini iddia ederek CHP’den istifa etmek zorunda kaldılar.

Millet İttifakı’nın ortağı İYİ Parti’den Mehmet Korkmaz, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş‘i, giydiği şalvar ve taktığı başörtü yüzünden aşağılamaya kalktı.

CHP’nin Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, 16 yaşında bir kız çocuğunu taciz suçlamasıyla tutuklandı.

CHP’li Beykoz Belediyesi meclis üyesi Murat Miniç’in bir kadın güvenlik görevlisi ile samimi anları ortaya çıktı. Görüntülerin “Sadece selamlaşma” olduğunu söyleyen Miniç, “Yapılan itibar suikastı” diyerek haberi yayınlayan basın mensuplarını tehdit etti.

Bütün bunların ardından Epstein bile muhtemelen mezarında ters dönmüştür!

VAR’DAN KALÇA ESTETİĞİ (!)

Oldum olası futboldaki şu VAR uygulamasına alışamadım. Futbolun ruhuna da, doğal temposuna da aykırı. Özellikle ofsayt sistemindeki sözde “milimetrik” kararlara gülmeden edemiyorum. Golü, bacaktaki “kıl” farkıyla veriyor ya da iptal ediyorlar. Buna da “mutlak adalet” diyorlar.

Yahu adı üstünde, Yarı Otomatik Sistem. Yani yüzde 50’si kul yapısı. Böyle olunca da “kesinlik” ortadan kalkıyor tabii ki. Referans noktasını iki santim geriden veya ileriden alıp, sisteme yükledin mi, yandı gülüm keten helva…

Geçenlerde bir sanal medya kullanıcısı, daha vahim bir iddia ortaya attı. Sırf Galatasaray’ın golünün geçerli sayılabilmesi için, Trabzonsporlu futbolcunun kalçasının fotoşop uygulaması ile büyütülüp, ofsayt çizgisi dışına taşırıldığını söyleyerek, yayınlanan grafiğe dikkat çekti.

Olur mu? Neden olmasın? Kötü niyetin karşısında hangi teknoloji temiz kalabilmiş ki?..

ESKİ TÜRKÇEDE KALANLAR…

“Depoyu fulle kardeş!”

“Acelesi yok, olunca verirsin.”

“Bugün hesaplar benden.”

“Şuradan 20-30 kalem pirzola sarsana…”

“Herkese benden çay!..”

“Düğünde çeyrek taktım.”

“Bak ant verdim, bırak, ben ödeyeceğim.”

“Kurbanda ne keseceksiniz?”

“Büyük karpuz versene, küçüklerin tadı olmuyor.”

“İki çuval şeker ile iki teneke zeytinyağı aldım.”

“Tamam, 150 gram fazlası olsun, bölme peynir kalıbını şimdi.”

“Onunkini de benim karttan çeksene.”

“Üstü kalsın!..”

Ne demiş?

103 yaşındaki adam, 99 yaşındaki kız arkadaşıyla 80 yıllık flörtün ardından evlendikten sonra şöyle demiş: “Evliliğe emin olmak için zamana ihtiyacım vardı.”

Şeref kürsüsü

Muş’ta sokak sokak gezerek donmak üzere olan hayvanları kurtarıp tedavi ettiren yerel sanatçı Önder Elaslan’a kocaman bir helâl olsun!

Zap’tiye

Elinizi çabuk tutun. 14 Şubat’a kadar sevgili bulamayanlar Varlık Fonu’na devredilecekmiş!



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img