Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülleri Takdim Töreni’ne katıldı. Erdoğan şunları söyledi:
ÇOK KÖKLÜ BİRİKİMİN VÂRİSLERİYİZ: Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün, aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, bekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin vârisleriyiz.
ANADOLU AÇIK HAVA MÜZESİ: Biliyorsunuz; Anadolu, neredeyse bir açık hava müzesidir. En doğusundan en batısına bu topraklarda kökü çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları, fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla, sanatçılarla karşılaşırsınız. Bugün itibarıyla Türkiye, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle, 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır.

SANAT, BELİRLEYİCİ UNSUR: Eğer bunu yapmazsanız mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz. Çünkü sanat, milli kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından, hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza, değerlerimizi yaşattığınız için, gençlerimize örnek olduğunuz için, geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Rabb’im emeklerinizi bereketli kılsın. Daha nice eserlerle, nice ürünlerle kültür ve medeniyetimize katkı yapmayı sizlere nasip eylesin diyorum.
HAREKET NOKTASI İNSAN: Medeniyetimizin odak ve hareket noktası insandır. Devlet ve hükümet anlayışımızın nirengi noktası insandır. Şehircilik felsefemizin mimarı, estetiğimizin, cihana bakışımızın özü, nüvesi evvelemirde insandır. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak zahir olanın ötesine, maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar.

ÖDÜL ALAN SAYISI 125’E ULAŞTI: 2008’den beri sahip oldukları sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustaları “Yaşayan İnsan Hazineleri” ilan ettik. Bugüne kadar 90 kişiyi ve iki grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listesine dahil ettik. Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dahil ettik. Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor, Yaşayan İnsan Hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz.
GENÇLERİMİZ İÇİN GÜZEL BİR ÖRNEK: Eserleriyle medeniyet hazinemize yeni mücevherler ekleyen sizler gibi sanatkâr ve ustalarımız geçmişte de vardı, hamdolsun şimdi de var. Fakat ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve aktarmakta zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Dijitalleşme ve modern kültür endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi bizde de birtakım sorunlara yol açıyor. Gelişen yeni teknolojiler, iletişim araçlarındaki yenilikler bizi hızlı olmaya, derinlikten yoksun ve tek tipçi bir üretim yapmaya icbar ediyor. Zihin tembelliğini de beraberinde getiren bu tehlike, kendisini en şiddetli biçimde sanat ve zanaat alanlarında gösteriyor. Artık ne yazık ki nitelikten ziyade nicelik, içerikten daha fazla ambalaj rağbet görüyor. İnanıyorum ki sizler ortaya koyduğunuz eserlerle, geçmişten bugüne taşıdığınız değerlerle inşallah bu konuda gençlerimiz için güzel bir örnek oluşturacaksınız.
İSTİSMAR ETMİYORUZ: Kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalışmaları sürdürüyoruz. Birileri gibi işin edebiyatını ve istismarını yapmıyor, tribünlere oynamıyoruz. Tam tersine, meselenin önemini müdrik bir şekilde her alanda çok yönlü bir çaba harcıyoruz.

ÜÇ KURUMA ÖZEL ÖDÜL
Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’ne bu yıl Güray Müze, Türk Dünyası Vakfı ve Yapı Kredi Kütür Sanat Yayıncılık layık görüldü. Dünyanın ilk ve tek yeraltı seramik müzesinin kurucusu Mustafa Güray Tüysüz’e ödülü Cumhurbaşkanı Erdoğan takdim etti. Türk kültürü, edebiyatı ve sanatını projeler, etkinlikler ve eğitim faaliyetleriyle toplumla buluşturan Türk Dünyası Vakfı’na verilen ödülü ise vakfın mütevelli başkanı Prof. Dr. Nabi Avcı aldı. Türk kültür ve sanatına geniş bir yelpazede katkı sunan Yapı Kredi Yayınları’na verilen ödül ise Genel Müdür Tülay Güngen’e takdim edildi.
10 İSME ÖDÜLLERİNİ ERDOĞAN TAKDİM ETTİ
Türkiye’nin somut olmayan kültürel mirasını yaşatan ustalar arasından seçilen 10 isim, Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü’nü almaya hak kazandı. Ödüller, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takdim edildi. İşte o isimler:
EMEL DUMAN (İpek böcekçiliği ve dokumacılığı): Hatay’da doğal ipekten tasarladığı kıyafet ve aksesuvarlara bahçesinden topladığı bitkilerle desen verip gıda boyasıyla renk katıyor.
SEVAN BIÇAKÇI (Geleneksel kuyumculuk): 40 yıl gibi bir süredir çalışmalarını özgün olarak devam ettiriyor. Bıçakçı ilk kişisel koleksiyonunu 2002 yılında ortaya çıkarıp, dünyaca ünlü bir sanatçı olarak çalışmalarına devam ediyor.
OSMAN KIRCA (Üç telli bağlama icracılığı): Antalya’nın Kaş ilçesinde yetişti, yaklaşık yarım asırdır çalışmalarını sürdürüyor.
HÜSEYİN ÖKSÜZ (Hüsn-i hat sanatı): Hat sanatını yarım asrı aşkın süredir icra eden, klasik üslubun önemli temsilcilerinden.

ERTUĞRUL ŞENGÜNALP (Devdahlık sanatı): Bursa’da yaşayan Şengünalp, devdahlık sanatını uzun yıllardır Bursa’da yaşatıyor.
EMİNE POLAT (Folklorik bebek üretimi): 30 yılı aşkın zamandır büyük ustalıkla bu çalışmalarını sürdürüyor.
MEHMET KARSLI (Cilt sanatı): Geleneksel kitap ciltleme sanatını yarım asrı aşan süredir devam ettiriyor.
MUSTAFA KARPUZCU (Körüklü çizme ustalığı): Tamamı el işçiliği ile körüklü çizme ustalığını yaklaşık 60 yıldır Aydın’da sürdürüyor.
MEHMET BÜLENT FISTIKÇI (Sedef kakma): Zanaatı yaklaşık 40 yıldır Gaziantep’te yaşatıyor.
MEHMET TAMDEĞER (Zil ustası): Yaptığı ziller ile önemli bir zanaatkâr olarak dikkati çekiyor. Sanatçının ortaya koyduğu her eser binlerce yıllık tarihin ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti niteliği taşıyor. Ödülü usta adına oğlu Onurhan Tamdeğer aldı.
13 BİN 448 ESERİN ÜLKEMİZE İADESİNİ SAĞLADIK
Erdoğan, “Son 23 yılda yurtdışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. 2025’te yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık. Gece müzeciliği ile 600 bin ziyaretçi ağırladık. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde çok önemli çalışmalara imza attık. Kütüphanede sadece 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık. Kültür Yolu Festivalleri kapsamında sadece geçtiğimiz yıl 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesi’nde buradan hareketle açtığımız ‘Yaşayan Miras Okulları’mızı çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız. Bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.


















