1.4 TRİLYON $ TALEP
Berkeley Yaşam Bilimleri Hukuku ve Politika Merkezi’nden Vincent Joralemon, davanın “gerçekten 1990’lardaki tütün davalarını hatırlattığını” söyledi. Joralemon’a göre dava, teknoloji ve bağımlılık ilişkisini ele alsa da hukuki açıdan Meta’nın iş uygulamalarını sorguluyor. 1990’larda tütün şirketlerinin sağlık risklerini gizlediğinin ortaya çıkmasının ardından onlarca ABD eyaleti dava açmış, 1998’de milyarlarca dolarlık tazminat ve reklam kısıtlamalarını içeren tarihi bir uzlaşma sağlanmıştı.
Oakland’daki davada eyaletler, Meta’nın uygulamalarında kapsamlı değişiklikler yapılmasını ve şirketin piyasa değerine yakın bir rakam olan 1.4 trilyon dolara kadar ceza verilmesini talep ediyor. Uzmanlara göre Meta için asıl risk finansal değil, itibar kaybı ve iş modelini değiştirmeye zorlanması. Davada Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in de tanık olarak ifade vermesi bekleniyor.
3 BİNDEN FAZLA EK DAVA AÇILDI
Mayıs ayında Snap, TikTok, YouTube ve Meta, Kentucky’de bir okul bölgesinin açtığı davayı 27 milyon dolar karşılığında uzlaşmayla sonuçlandırmıştı. Bu hafta ise federal temyiz mahkemesi, Meta, Google, Snap ve TikTok’a karşı açılan 3 binden fazla ek davanın devam edebileceğine hükmetti.
SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINA BİREYSEL DAVA
TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, ABD’de sosyal medya platformlarına yönelik açılan çocuk davalarının Türkiye’de yakın bir zamanda açılabileceğini ifade etti.
Dava açma konusunda Türkiye’de halihazırda bir netlik olmadığını ifade eden Elmas, “Komisyon olarak bu konuda bir yasa çalışması yaptık. 15 yaş altındakilerin sosyal medyaya girmelerini ve paralı bir işlem yaptığında ailelerine mesaj giden bir yasa tasarısı hazırladık. Ayrıca 16-18 yaşları arasındaki çocuklara yaşlarına uygun pedagojik uygunluğa sahip oyunları oynayabilecekleri bir yasa tasarısı hazırladık. Bu yasalar eylül ayından itibaren yürürlüğe girecek. Bu tarihten sonra sosyal medya platformlarında bir mağduriyet yaşayan çocuğun ebeveynleri bireysel olarak dava açabilecek. Biz de bu mağduriyetin tekrarının önlenmemesi için yeni bir düzenleme yapacağız. Eğer sosyal medya platformu gereken tedbirleri almazsa hükümet tarafından ayrı bir cezaya mahkum edilecek” dedi.
‘ÇOCUKLARIMIZI KÜRESELCİLERİN İNSAFINA BIRAKAMAYIZ’
TBMM Dijital Mecralar Komisyonu eski Başkanı Hüseyin Yayman ise çocuklara yönelik sosyal medya istismarlarına karşı sessiz kalmayacaklarını ifade ederek şunları söyledi: “AK Parti olarak Aile, çocuk, kadın bizim kırmızı çizgimizdir. Bu konuda asla taviz veremeyiz. Sosyal ağların kötülüğün merkezi haline gelmesi bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. ABD’de Meta ve diğer büyük teknoloji şirketlerine karşı çocukların sosyal medya bağımlılığı ve yeterince korunmaması gerekçesiyle açılan binlerce davanın önünün açılması, dijital platformların sorumluluğu açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Türkiye’de de çocuklarımızın dijital dünyadaki güvenliğini merkeze alan güçlü bir hukuki ve idari mekanizma kurulabilir. Nitekim TBMM’de çocukların sosyal medya platformlarında korunmasına, zararlı içeriklere ve algoritmaların olumsuz etkilerine karşı tedbirler getirilmesine yönelik kanun teklifleri bulunmaktadır. Mesele yalnızca sosyal medya kullanımı değildir. Çocuklarımızın ruhsal ve fiziksel gelişimini korumak, ailelerin yükünü azaltmak ve teknoloji şirketlerinin sorumluluklarını netleştirmek devletin temel görevlerinden biridir.Çocuklarımızı dijital dünyanın risklerine karşı korumak, Türkiye Yüzyılı’nın en önemli sosyal politikalarından biri olmalıdır.”












