Emine Erdoğan’dan Vatikan’da “Dünya 5’ten büyüktür” mesajı

spot_img


Tek renkli ve tek sesli bir dünyanın, insanlığın milyarlarca yıllık birikimini bir çırpıda kaybetmesi anlamına geleceğine dikkati çeken Erdoğan, “Halihazırda, 7 bin dilin konuşulduğu dünyamızda, ne yazık ki her hafta bir dil yeryüzünden siliniyor. Bu kayıp, tüm kültürlerin derinden etkilenmesi, benzersiz kimliklerin ve zenginliklerin yok olması demek. O nedenle, küresel vatandaşlığa yeni bir anlam kazandırmalıyız.” yorumunu yaptı.

ERDOĞAN, KÜRESEL VATANDAŞLIK ANLAYIŞI İÇİN MEVLANA’NIN SÖZÜNÜ İŞARET ETTİ

Mevlana’nın “Pergelin iğneli ayağı sabittir benim dinimde ama diğer ayağıyla 72 milleti dolaşırım.” sözünü konferansın katılımcılarına aktaran Erdoğan, “Bu metafor, küresel vatandaşlık anlayışının yeni yüzü olmalıdır. Yani, pergelin ayağını öz kimliğimize sabitleyip, diğer ayağıyla insanlığın refahı, huzuru ve barışı için çabalamalıyız. İnsanlığın acılarıyla hemhal olacak manevi bir yetkinliği yeniden kazanmalıyız. Ne zaman ki insanlığın kalbinin kendi göğsümüzde attığını hissederiz, o zaman küresel vatandaşlık gerçek anlamına kavuşmuş demektir.” ifadelerini kullandı.

“ÜLKELER ÇOKLU KRİZLERLE TEK BAŞLARINA MÜCADELE EDEMEZLER”

Emine Erdoğan, karşı karşıya kalınan küresel krizlerin, dayanışma ve ortak aklın ne denli hayati olduğunu her geçen gün daha fazla gösterdiğini söyledi.

Dünyada artık hiçbir sorun yerel olmadığını belirten Erdoğan, “Ülkeler çoklu krizlerle tek başlarına mücadele edemezler. O nedenle, etik-çok taraflılık ilkesine dayalı işbirliklerine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.” dedi.

Ahlaki ve manevi bir zemine, insanlığın dara düştüğünde kendisi için istediğini başkası için de isteyebilecek, kapsayıcı ve eşitlikçi ittifaklar kurmaya ihtiyaç olduğunu anlatan Erdoğan, “Ancak, ülkelerin omuzlarındaki yükün eşit olmadığını üzülerek görüyoruz. Bunun en açık örneği, iklim değişikliği ile mücadeledeki savruluşlarımızdır. Bazı ülkeler, iklim değişikliğine yüzde 1’lik bile payları yokken, bu sorundan orantısız olarak etkileniyorlar. Bazen iklim mültecisi oluyor, bazen gıda kaynaklarını kaybediyor, hatta topyekun yok olmayla karşı karşıya geliyorlar.” şeklinde konuştu.

“SIFIR ATIK PROJEMİZİN BAŞLANGIÇ NOKTASI, İNSANLIĞA DUYDUĞUMUZ SADAKATTİR”

Emine Erdoğan, bu noktada Türkiye’nin 2017’de başlattığı ve bugün Birleşmiş Milletler kararıyla küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Hareketine değinerek, şunları kaydetti:

“Sıfır Atık Projemizin başlangıç noktası, insanlığa duyduğumuz sadakattir. Biz bu meseleyi, çevresel bir sorumluluk olduğu kadar, toplumlar ve nesiller arası adaletin sağlanması için, başarıyla geçmemiz gereken bir sınav olarak da görüyoruz. Tabii bu bakış açısının, tabiatın ilahi bir emanet olduğu inancımızla da doğrudan ilişkisi var. O yüzden, iklim değişikliği meselesini ele alırken, esaslı bir zihniyet dönüşümünü başlatmamız gerektiği kanaatindeyim. Doğayı, bir ham madde deposu olarak gördüğümüz ve onunla hürmet ekseninde bir ilişki kurmadığımız sürece, küresel taahhütler metinlerde sıkışıp kalır. Ama, tekniği, ilahi öğretilerle buluşturabilirsek, o zaman, insanlık tarihinin önemli bir başarısına imza atabiliriz.”

ERDOĞAN, “DİJİTAL ÇAĞ”IN RİSKLERİNE DİKKATİ ÇEKTİ

Bilgi teknolojileri, uzay teknolojileri, yapay zeka gibi çığır açan teknolojik gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde olduklarını ve bu çağı “dijital çağ” andıklarını dile getiren Erdoğan, “Her yeniliği, hiçbir filtreye tabii tutmadan, hayatlarımızın ortasına alıyor, risk analizi yapmıyoruz. Mesela, bu teknolojilerin, ne kadar kapsayıcı, güvenilir, insan ve aile odaklı olduğunu sorgulamıyoruz.” dedi.

Yapılan araştırmaların, insanların yüzde 31’inin, gençlerin yüzde 60’ının internet, sosyal medya ve video oyunlarına bağımlı hale geldiğini söylediğini aktaran Erdoğan, “Öte yandan, bu üstün teknolojik ilerlemenin ortasında, dünya nüfusunun yarısının internete erişiminin olmadığını da unutmamalıyız. Bu, gerçekten de dijital çağın en büyük ikilemlerinden biridir.” diye konuştu.

“BU SALONDAKİ HERKES, ‘KİMSENİN GERİDE KALMADIĞI, SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR DÜNYA’ AMAÇLIYOR. AMA…”

Emine Erdoğan, BM En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankasına ev sahipliği yaptıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Herkesin teknolojiye eşit olarak erişebilmesi gayretindeyiz. Ancak teknolojinin, insanlığa hizmet eden, yerel değerlere saygılı ve hoşgörü ortamını destekleyen, sorumlu bir tasarım anlayışıyla üretilmesini savunuyoruz. Bir kez daha anlaşılıyor ki, konu ister dijital dönüşüm, ister çevre, isterse siyasi atmosfer olsun, amacımız, herkesi eşit bir refah paydasında buluşturmak olmalıdır. Bu salondaki herkes, ‘kimsenin geride kalmadığı, sürdürülebilir bir dünya’ amaçlıyor. Ama ne yazık ki, barış, güvenlik, insan hakları ve demokrasi gibi değerler, hala yalnızca birkaç ülkenin istifade ettiği imtiyazlardır.”

VATİKAN’DA “DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR VE DAHA ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜNDÜR” VURGUSU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası platformlarda sıklıkla “Dünya beşten büyüktür ve daha adil bir dünya mümkündür” mesajını gündeme getirdiğini vurgulayarak, “Bu mesaj, dünyanın ‘geride kalmış’ mazlumlarının manifestosudur. Büyük bir küresel adalet çağrısıdır. Tüm insanları, amasız, fakatsız ve istisnasız olarak önemsemeye, herkesin menfaatini kendi menfaatimiz gibi gözetmeye davet eden bir vizyondur. Dilerim ki bu vizyon dünyaya baktığımız ortak penceremiz olur. Çünkü o zaman, insanlığın kardeşliğe duyduğu derin özlemi giderebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

“İNSAN HAYATI VE ONURU, TÜM DİNLERİN ORTAK KUTSALIDIR”

Emine Erdoğan, insanlığın artık yeni bir rotaya ihtiyacı olduğunu ve bu rotanın merhamete, sevgiye, hoşgörüye, iyi niyetlere ve adalete ulaşması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Şahsen, bu rotanın inançlarımızın ortak öğretisiyle çizilebileceği kanaatindeyim. Çünkü insan hayatı ve onuru, tüm dinlerin ortak kutsalıdır. Müslümanlar, bir insanı kurtarmanın, tüm insanlığı kurtarmak olduğuna inanır. Hıristiyan inancında, insanların birbirini sevmesi, ilahi bir ödevdir. Ve bu müşterek payda, insanlığın vicdanında açılmış yaraları iyileştirecek yegane merhemdir.”

Konuşması büyük alkış alan Emine Erdoğan, Vatikan’daki konferans boyunca en çok ilgi gören konuk oldu.

Vatikan’daki konferans, aile fotoğrafının çekimiyle sona erdi.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img