Başkan Ayşe Ünlüce’nin, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (ESKİ) hizmet bedellerindeki hesaplama hataları iddiaları üzerine 17 Nisan’da yaptığı Olağanüstü Genel Kurulu’nda söylediği şu sözlere dikkatinizi çekmek isterim:
“Bir hukuki süreç başladı, ben bu sürecin asla siyasileşmesini istemem. İnanırsınız ya da inanmazsınız, hukuki süreçte vicdanen veremeyeceğim de hiçbir hesap yok. Bunun da hesabını veririm ama yine de aksi bir şey oluşursa da sonuçları neyse katlanırım. Her şey kabul.
Hukuk ne derse benim başımın üstünde yeri var, kimsenin şüphesi olmasın…
Ben 50 küsur yaşındayım, tertemiz bir kariyerim olmuş, niye bunu yapayım? Hiçbir şekilde sizleri de etki altında bırakmam, ben yargıya güveniyorum. Yargıda konu, diyorum ya; ben vicdanen rahatım ama buna rağmen yargı ne karar verirse de başımın üstünde yeri var.
Sonuçlarına da ben katlanacağım, imzası kimde varsa o katlanacak zaten.”
“Benim bir kanaatim var ama inceleme komisyonunun bundan etkilenmemesi için bunu söylemek istemem” ifadelerini kullanan Ünlüce, bu sözlerinin ardından, inceleme komisyonunun çalışmasını tamamlamadan ESKİ’de operasyon başlattı.
Önce 15 Nisan’da Genel Müdür Oğuzhan Özen’i emekliye ayırdı…
Ardından geçen hafta 15 Mayıs itibarıyla ESKİ Genel Müdür Yardımcısı Öznur Oğuzoğlu’nun emekliye ayrılmasını sağladı.
Yetti mi?
Yetmedi.
Öğrendiğime göre Başkan Ünlüce, son gelişme olarak, önceki gün akrabası da olan ESKİ Abone İşleri Daire Başkanı Elvan Kıdan’ı emekliye ayırdı.
Yaklaşık bir yıldır bu görevi sürdüren Elvan Kıdan’ın yerine Mali Hizmetler Daire Başkanı Veyis Taşkın’ın getirilmesi bekleniyor.
Başkan Ünlüce, tarifelerle ilgili usulsüz iddiaları üzerine deyim yerindeyse kimsenin gözünün yaşına bakmadı.
Neşteri vurdu.
Aslında Genel Müdür Oğuzhan Özen’i göndereceğini elektrik mühendisi Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Niyazi Solak’ı Genel Müdür Yardımcısı olarak ESKİ’de görevlendirmesinden anlamıştık.
Hasılı…
ESKİ’de operasyonlar üst düzeyde başladı, durulacak gibi de görünmüyor.
Hata yapana af yok.
Buradan görünen o.
1 Mayıs’ın bayram ruhuna gölge düşürüldü
Daha önce bu köşeden 1 Mayıs Tertip Komitesi’nde istenilen birliğin sağlanmasında bazı görüş ayrılıkları olduğunu belirtmiş, emekçilerin hak mücadelesinde fire vermemeleri gerektiğini ifade etmiştim.
Sonrasında 1 Mayıs Tertip Komitesi, anladığım kadarıyla asgari müşterekte buluştu ve Türk-İş’i hatta Kamu-İş’i de sürece dahil etti.
Ancak masa başındaki “zımni” uzlaşının zoraki olduğu, 1 Mayıs günü bayramın kutlanacağı Cumhuriyet Meydanı’nda “Bizim adımız Türk-İş’ten sonra okundu” gibi incir çekirdeğini doldurmayacak bir mesele yüzünden DİSK’in alandan ayrılmasıyla ortaya çıktı.
Yağışlı havanın 1 Mayıs kutlamasına katılımı azaltacağı endişesine kapılan Tertip Komitesi’ne DİSK ters köşe yaptırdı.
Emek mücadelesinde emekçinin güçlü duruşunu alanda sergilemek yerine ayrışmanın nedeni olmayı doğru bulmadığımı belirtmek isterim.
1 Mayıs kutlamasına gölge düştü.
Kısacası, birlik olunması gereken bir günde sergilenen bu dağınık tablo, 1 Mayıs’ın anlamına yakışmadı.


















