Kapalı kapılar ardında, telefon ekranına sıkışmış bir gençlik anlatısı uzun zamandır dillere pelesenk. Oysa sokağa çıktığınızda tablo bambaşka. İstanbul’un kahvaltı sokaklarında, kafelerinde, kitapçılarında, sahilinde ve ara sokaklarında gençler var. Hem de düşündüğümüzden çok daha fazla. Ders aralarında bir çay içmek için uğrayan, projelerini bir kafede tartışan, sabah kahvaltısını arkadaşlarıyla paylaşan, kitap takası yapan, sokaktan ilham alan gençler… Sokağın nabzını tuttuğumuzda, gençlerin sadece evde telefonla vakit geçirmediğini, aksine sosyal medyayı bir kenara bırakıp hayatın tam ortasında yer aldığını görüyoruz. Beşiktaş’ta yıllardır esnaflık yapan kahvaltıcıdan Karaköy’de ders arasında toplanan üniversite öğrencilerine, Beşyol’da sosyalleşmenin peşine düşen gençlerden Bakırköy Kitapçılar Sokağı’nda sayfa karıştıranlara kadar herkesin ortak bir noktası var: Dışarıda olmak. Pandemiyle birlikte değişen alışkanlıklara ve zamana karşı yarışan öğrenci hayatına rağmen gençler sokaktan kopmuyor. Kimi bir menemen ve bol ekmek eşliğinde sohbet ediyor, kimi kahvesini alıp proje üretiyor, kimi de ikinci el bir kitapla yeni bir dünyaya açılıyor. Bu hafta, “Gençler hep telefonda” klişesinin ötesine geçiyoruz. Söz, hem onları her gün gören esnafta hem de sokakta kendi hikayesini yazan gençlerde. Çünkü ilham hâlâ sokakta, hayat hâlâ dışarıda ve gençler bunun farkında.

Zeynep Alptekin (20) / Fecre Gök (20) Öğrenci / Beşiktaş
VAKTİMİZİ HIZLI DEĞERLENDİRMELİYİZ
Biz Beşiktaş’ta okuyoruz ve yurtta kalıyoruz. Okuldan arkadaşız ikimiz de hukuk okuyoruz. Okuldan çıktığımızda hemen buraya geliyoruz. Ko- Konum olarak bize çok yakın ve atmosferi de num güzel. Genelde Beşiktaş ve Kadıköy’deyiz. Daha hesaplı bir yer öğrenciler için. Burada her saatte uygun bir şey bulabi-bulabiliyoruz. Vaktimizi hızlı değerlendirmek liyoruz. zorundayız. Öğrenci olduğumuz için genelde zaman bulamadığımızdan hemen dışarı çıkıp dışarıda yiyoruz. Beşiktaş’ı seviyoruz genç popülasyonu daha fazla çok canlı bir yer.

Derin Can Kinet (20) / Serhat Tuna (21) / Can Güreş (21) / Öğrenci / Karaköy
VİZYON KAZANMAK BİZİM İÇİN ÖNEMLİ
Dijital oyun tasarımı bölümünde okuyoruz, üçüncü sınıfa gidiyoruz. Okulumuz Karaköy’de olduğu için haftanın iki-üç gününü burada geçiriyoruz. Şu anda da ders arasındayız. Karaköy bizim toplanma alanımız. Okuldan sonra burada toplanıp bir kafede muhabbet edip ya da projelerimiz varsa hep beraber onları yapıyoruz. Okula gelmediğimiz zamanlarda Taksim, Cihangir taraflarında arkadaşlarımızla görüşüyoruz. Karaköy’de yemek biraz pahalı ama öğrenci dostu yerler de var. Dışarıda karnımızı doyuruyoruz, kahvemizi içiyoruz evimize dönüyoruz. Dışarıda olmak zorundayız, ilhamımız öyle geliyor. Biraz da dış dünyayı görmek zorundayız. Okuduğumuz bölüm gereği de vizyon ve ilham bizim için önemli.

Cengiz Demir / Kahvaltıcılar Sokağı / Esnaf / Beşiktaş
BURADA ULAŞIM 7/24
2010’dan beri buradayım. Bizim işletmemiz 2002 senesinden beri var, sokağın en eskisiyiz. Sokağımızda 15-16 tane kahvaltıcı var. Bizimle öğrenciler de çalışıyor. Gelen müşterilerimizden en çok hoşumuza giden olay şu, öğrenciler okulu bitirdiler, iyi yerlere geldiler. Hâlâ görüşüyoruz. Öğrenciler her gün geliyor ama eskiden bu daha fazlaydı. Pandemi insanlardaki alışkanlıkları değiştirdi. Eskiden kahvaltı bir etkinlikti şimdi mecburiyete döndü. Beşiktaş rahat bir semt ve ulaşım 7/24 var. Vapurlar, hep çalışan metrobüsler var. Eğlence, yeme-içme, kültür-sanat alanında biraz daha farklı bir yer. O yüzden gençler burayı tercih ediyor. Aynı zamanda burada bir sürü üniversite var, bunun da çok büyük bir artısı var. Tüm dünyayı etki eden ekonomik kriz sonrası Türkiye’de gençler daha tutumlu davranmaya başladı. Gençlerde en beğendiğim özellik ise saygı. Gençlerin yemekte vazgeçilmezi bol ekmek, menemen ve pişi… Ben de onlara iki tane çay içiyorlarsa bir tanesini almıyorum. Bu jest onların hoşuna gidiyor.

Salih Özer (47) / Esnaf / Beşyol
BENİM DE KIZLARIM ÖĞRENCİ
6 senedir buradayım. Öğrenciler çok fazla olduğu için burada dükkan açtım. Benim de 4 tane kızım var, 2 tanesi üniversite okuyor. Onların halinden anlıyorum fiyat konusunda öğrencilere destek oluyorum. Bu dönemin gençleri çok cana yakın, eski göre daha iyiler. Ama biraz daha derslere önem verebilirler. Yüzde kırklık kısım derslerine çok önem vermiyor. Tabii diğer yüzde altmışlık kısım derslerinde çok başarılı, burslu olan öğrenciler de öyle. Bizde istiyoruz ki bütün gençler başarılı olsun memleketimiz için.

Alp Eren Karaca (24) / Öğrenci / Beşyol
SOSYALLEŞMEK İÇİN DIŞARIDA OLMAK ZORUNDAYIZ
Yazılım mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisiyim. Ben normalde Sarıyer’de yaşıyorum, okula geldiğim zaman da tüm günümü Beşyol’da geçiriyorum. Git gel yapmak üç saatimi alıyor. Bugün geldim kahvaltı yaptık arkadaşlarımla. Birazdan kahve içeceğiz sonra taş oyunları oynarız büyük ihtimalle. Haftanın üç günü buradayım. Sosyalleşme açısından dışarda olmak çok daha iyi. Ancak buradaki yerler öğrenciye fiyat konusunda çok yardımcı olmuyorlar!

Mustafa Albakır / Kitapçılar Sokağı / Kitapçı / Bakırköy
KİTAP BİR KÜLTÜRDÜR
40 yıldır buradayız. Son dönemde gençler okumaya daha hevesliler. Biz burada takas yoluyla da kitap veriyoruz. O yüzden gençler buraya daha çok geliyor. Özellikle çizgi roman türüne büyük ilgi duyuyorlar. Biz de daha çok gençlere hitap ediyoruz. Kitaplar pahalı genelde ikinci el kitapları tercih ediyorlar. MEB’in okulda zorunlu tuttuğu kitapları da getiriyoruz. Kitap bir kültür. Gençler ne alacağını biliyorlar. Gençler biraz asi tabii ama konuşmaları daha düzgün.

Mine Büyükyaka (23) / Satış temsilcisi / Bakırköy
KAFEDE SAATLERCE OTURDUĞUM OLUYOR
Bakırköy benim için yıllardır değişmeyen bir rota; okul zamanında da şimdi çalışırken de günün büyük kısmı burada geçiyor. Biri “Bakırköy’e gidelim” dediğinde aklıma direkt bu çevre geliyor çünkü hem yürümelik hem de her şey birbirine yakın. Daha çok dolaşmak ve arkadaşlarla oturup sohbet etmek için geliyorum; kafede saatlerce oturduğum da oluyor ama amacım genelde ders çalışmaktan çok kafamı dağıtmak. Mekan seçerken ilk baktığım şey fiyat, sonra ortam daha salaş ama samimi yerleri tercih ediyorum. Açıkçası Bakırköy biraz pahalı ama hâlâ ulaşılabilir, bir kahve için verebileceğim maksimum para belli, onun üstüne çıkmamaya çalışıyorum. Parayı nasıl yetiriyorsun dersen, daha az harcamak için zincir ve ‘piyasa’ yerler yerine ara sokaklardaki daha uygun kafeleri seçiyorum, bazen tek kahveyle uzun süre oturuyorum. Ekonomik şartlar dışarı çıkma alışkanlığımı kesinlikle etkiledi ama tamamen eve kapatmadı; dışarı çıkmak hâlâ bana iyi geliyor. Mekana gitmeden önce sosyal medyada bakıyorum ama ‘keşfetmelik’ diye gaza gelip pahalı yerlere gitmektense alıştığım, bütçemi yormayan yerler daha cazip geliyor.

Dursunali Bedri Tetik (26) / Barista / Kadıköy
ESKİDEN PİYASA YERLERE GİDERDİM
Kadıköy’de yaşıyorum, burada çalışıyorum. Yarı zamanlı baristayım yarı zamanlı oyuncuyum. Burada baktığınız her yerde size satılmaya çalışılan bir şeyler var. Gençler alışveriş yapmak için geliyorlar. Fiyatlarda piyasanın altında. Parayı yettiremiyorum. Parayı yettirebilmem için 2, 3 işte çalışmak gerekiyor. Ben de öyle yapıyorum. Kafede çalıştığım için genelde çay ve kahveyi burada içiyorum. Daha az para harcamak için daha ucuz yerlere gitmeyi tercih ediyorum. Eskiden piyasa yerlerine giderdim yeni insanları görmek, gözlemlemek için.


















