Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aykan, tedavi edilmediğinde geri dönüşü olmayan görme kaybına yol açabilen glokom yani göz tansiyonu hastalığı ile ilgili önemli bilgiler paylaştı…
Glokom tedavisinde temel hedefin optik sinir hasarını yavaşlatmak olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aykan, şunlara dikkat çekti: “Bugün için glokomda etkinliği kanıtlanmış tek tedavi yaklaşımı, göz içi basıncının düşürülmesidir. Göz içi basıncının kontrol altına alınması, görme alanı kaybının ilerlemesini yavaşlatmanın tek yoludur.”

YENİLİKÇİ TEKNİKLER GÜNDEMDE
Glokom tedavisinde yeni ve güncel olan tedavi yöntemlerini de anlatan Prof. Dr. Aykan, şöyle dedi: “Tedavi genellikle göz damlalarıyla başlamakta; yeterli kontrol sağlanamadığında lazer tedavileri, ‘minimal invaziv glokom cerrahileri’ (MIGS) ve en son aşamada, ‘klasik invaziv filtrasyon cerrahileri’ (tüp ya da trabekülektomi) gündeme gelir. Ancak orta ve uzun dönemde hasta uyum sorunları, cerrahi komplikasyonlar ve implant temelli yöntemlerin tansiyonu düşürmede yetersizlikleri, daha güvenli ve yenilikçi tekniklere olan ihtiyacı artırmıştır.”

İLK KEZ KONGREDE TANITILDI
Prof. Dr. Aykan, bu ihtiyaç doğrultusunda geliştirilen diğer yöntemleri ise şöyle sıraladı: “Femtosaniye Lazer’ ile ‘Görüntü Kılavuzlu Trabekülotomi Tekniği’ (FLIGHT), 2025 yılında Kopenhag’da düzenlenen ESCRS (European Society of Cataract and Refractive Surgeons) Kongresi’nde ilk kez tanıtılarak, dikkatleri üzerine çekti. Bu yöntemde, ön segment görüntüleme ile eş zamanlı yönlendirilen ‘femtosaniye lazer’ kullanılarak, trabeküler ağ üzerinde mikroskobik kanallar oluşturuluyor. Böylece aköz hümörün doğal dışa akımı artıyor.”

ÜLKEMİZDE DE KULLANILMAYA BAŞLANACAK
Çok yakın zamanda Türkiye’de uygulanmaya başlayacak olan FLIGHT yani ‘Görüntü Kılavuzlu Trabekülotomi Tekniği’ hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aykan, tekniğinin öne çıkan özelliklerini şöyle sıraladı:
Kesi gerektirmiyor.
Herhangi bir implant kullanılmıyor.
Görüntü kılavuzlu lazer sayesinde yüksek cerrahi hassasiyet ve başarı sağlıyor.
Daha kısa iyileşme süresi ve artan hasta konforu sağlıyor.

KLİNİK SONUÇLAR UMUT VERİCİ
Kopenhag’da düzenlenen ESCRS 2025 (European Society of Cataract and Refractive Surgeons) Kongresi’nde paylaşılan ilk klinik verileri inceleyen Prof. Dr. Aykan, umut verici sonuçları şöyle değerlendirdi: “Klinik çalışmalar, FLIGHT tekniğinin göz içi basıncında anlamlı düşüşler sağladığını ve işlem sırasında cerrahi travmanın düşük olduğunu göstermiştir. Bu durum, komplikasyon risklerinin azalabileceğine işaret ediyor. FLIGHT tekniği, implant gerektirmeyen ve kesisiz yapısıyla glokom cerrahisinde yeni bir dönemin habercisi. Mevcut bulgular son derece umut vericidir. Bu tekniği, glokom tedavisinde daha güvenli, daha konforlu ve daha hassas cerrahi yaklaşımların önünü açabilecek yenilikçi bir gelişme olarak ifade edebiliriz.”

15 SANİYELİK HASSAS LAZER ATIMI
Prof. Dr. Aykan, FLIGHT tekniğinin temelini oluşturan femtosaniye lazer teknolojisinin glokom tedavisine katkısını ise şöyle anlattı: “Son derece kısa süreli 10-15 saniye kadar lazer atımları sayesinde hedef dokuda mikron düzeyinde, son derece hassas işlemler yapılmasına olanak tanıyor. Bu ultrakısa atımlar, çevre dokularda ısıya bağlı hasar oluşturmadan etki göstererek, cerrahi güvenliği artırıyor. FLIGHT prosedüründe, ön segment görüntüleme sistemleriyle eş zamanlı kılavuzlanan femtosaniye lazer, trabeküler ağ üzerinde yüksek hassasiyetle mikroskobik kanallar oluşturuyor. Görüntü kılavuzlu bu yaklaşım, işlemin tekrarlanabilirliğini artırırken, cerrahın deneyimine bağlı değişkenliği de azaltmayı hedefliyor. Oluşturulan mikrokanallar sayesinde aköz hümörün doğal dışa akımı artırılarak, göz içi basıncının düşürülmesi amaçlanıyor. Femtosaniye lazerler, göz cerrahisinde çok sayıda uygulamada kullanılıyor. Örnek olarak katarakt cerrahisi sırasında kornea ve lens işlemlerini verebiliriz. Bu lazerler, genellikle mekanik araçların yerini alarak daha güvenli ve kontrollü işlemler yapılmasına imkân veriyor.”


















