KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ
Her hastaya aynı tedavinin uygulanmayabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tuncer, şunları söyledi: “Koroid Hemanjiyomu’nda tedavi kararı; hastanın şikâyetleri, tümörün konumu, büyüklüğü ve retina üzerindeki etkisi doğrultusunda verilebilir. Görmeyi etkilemeyen ve sıvı birikimine neden olmayan bazı olgular düzenli kontrollerle takip edilebilirken, görme kaybı veya retina altında sıvı birikimi bulunan hastalarda farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Koroid Hemanjiyomu’nda her hastaya mutlaka tedavi uygulanması gerekmez. Bazı olgularda yalnızca yakın takip yeterli olabilir. Tedavi gereken hastalarda ise fotodinamik tedavi, lazer veya radyoterapi gibi yöntemler hastanın göz yapısı ve klinik bulgularına göre değerlendirilebilir. Burada temel amaç, görme fonksiyonunu korumak ve retina üzerindeki olumsuz etkileri azaltmaya çalışmaktır.”
BU BELİRTİLER VARSA DİKKAT!
Tümörün üzerinde veya çevresinde sıvı birikmesinin, retinayı ve özellikle görme merkezini etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Tuncer, “Hastalar düz çizgileri eğri görme, görüntünün bir bölümünde bulanıklık veya görme seviyesinde düşüş gibi yakınmalarla başvurabilir. Ancak her hastada aynı belirtiler görülmeyebilir. Bazı olgular uzun süre herhangi bir şikâyete neden olmadan takip edilebilir” diye konuştu.
DOĞRU TANI VE TEDAVİ PLANI
Tanı sürecinde göz ultrasonografisi, optik koherens tomografi, fundus anjiyografi ve gerekli görülen diğer görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabileceğini belirten Prof. Dr. Tuncer, şöyle dedi: “Bu tetkikler oluşumun yapısı, boyutu, retina ile ilişkisi ve sıvı birikimi olup olmadığı konusunda ayrıntılı bilgi verebilir. Doğru tanı, hem gereksiz kaygının önüne geçilmesi hem de gerekli olgularda uygun takip veya tedavi planının oluşturulması açısından önemlidir.”
ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ
Göz dibinde görülen lezyonların vücudumuzda oluşan hastalıkların erken dönemde teşhis edilebilmesine olanak sağladığına dikkat çeken Prof. Dr. Tuncer, şöyle dedi: “Göz dibinde farklı birçok lezyon görülebiliyor. Tüm bu tümörler yaşa bağlı olmaksızın ortaya çıkabiliyor. Lezyonların rengi, yerleşim yeri ve büyüklüğü ise tanıda büyük önem taşıyor. Lezyonların büyük çoğunluğu iyi huylu olmakla birlikte, ciddi hastalıkların habercisi de olabiliyor. Bu nedenle de erken teşhis hasta için çoğu zaman hayati önem taşıyabiliyor.”
TURUNCU KIRMIZI BİR KİTLE
Kesin tanı için detaylı değerlendirmenin şart olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tuncer, şu önemli detaylara dikkat çekti: “Koroid Hemanjiyomu’, göz dibi muayenesinde turuncu-kırmızı renkli bir kitle görünümüyle fark edilebilir. Ancak bazı göz içi tümörleri ve retina hastalıklarıyla benzerlik gösterebildiği için tanının oküler onkoloji ve retina alanında deneyimli hekimler tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.”


















