“ZİHİNSEL ANLAMDA BİR EKSİKLİK OLDUĞUNU HİSSEDEBİLİYORDUM”
Altıntop, A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’nda beklentileri karşılayamaması hakkında ise şunları kaydetti:
“Maç maç değerlendirme yapmayı sevmiyorum. Türk Milli Takımı’nın Dünya Kupası’ndan önceki sürecini değerlendirmek gerek. Zihinsel anlamda bir eksiklik olduğunu hissedebiliyordum. Özellikle play-off’taki Romanya ve Kosova maçlarını çok emin olmayarak seyrettik. 24 yıl sonra Dünya Kupası’nın biletini aldık. Çok sevindik ama bazı eksikler de tespit ettiğimi söylemem gerek. Geçmişimize baktığımızda, iyi bir takım oyunundan bireysel oyuna geçişe meyilli bir karaktere müsaitiz. Bu sadece oyuncuyla değil, etrafındaki paydaşlarla (aile, menajer, kulüp, medya) da alakalı. Turnuvadan önce bunu İbrahim Başkan’la da paylaştım. Montella’yla da paylaşma fırsatım oldu. Maalesef o kadar çaba sarf edip Dünya Kupası’na gelip bu şekilde turnuvadan ayrılmak hepimizi üzdü.”
“İSİMLER ÖNEMLİ DEĞİL, ÜLKEMİZ ÖNEMLİ”
Hamit Altıntop, “Oyuncularımız büyük liglerde oynuyorlar. Zihinsel eksikliğin sebebi nedir?” şeklindeki soru üzerine, şunları aktardı:
“Hepimiz insanoğluyuz, boşluğa düşebiliriz, engelleri aşmakta zorlanabiliriz ama şunu unutmamamız gerekir. Burada hiç kimse kendini değil, Türkiye’yi temsil ediyor. İsimler önemli değil, ülkemiz önemli. Burada egoların hiçbir şekilde yeri yok. Tabii ki top çizgiyi geçmediğinde farklı konular da çıkıyor ama konu odaklanma, neyi temsil ettiğini bilmek ve onun bilinciyle sahaya çıkmak. Dünya Kupası’nda oynamadım, yönetici ya da teknik ekipte bulunmak isterdim çünkü en ileriyle yarışmak istiyoruz ve bu sahne de o sahneydi. Maalesef olumsuz geçti ama gelecekte fırsatlar gelecektir. Kardeşlerimiz daha iyi sonuçlar elde edecektir. Bundan eminim. Bu oyuncu kalitesiyle çok ileriye gidebiliriz ama günün sonunda insanların şunu kavraması gerek. En son adımı karakterler belirler. Bunun yetenekle alakası yok. O karakterler ilgili onlara cesaret vermemiz ve dizayn etme anlamında destek olmamız gerek.”
Altıntop, “Hamit Altıntop deneyimli bir futbolcu olarak kadroda bulunsaydı neyi değiştirebilirdi ya da takım arkadaşlarına ne söylerdi?” sorusuna, “Ben geçen bir arkadaşıma, ‘Dünya Kupası yarı finali, finali oynama ihtimalini bilseydin şu elindeki telefonu 45 gün kapatır mıydın?’ diye sordum. Kapatırdım. Belki telefonlarını kapattırırdım.” yanıtını verdi.
“KONUNUN MONTELLA OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM”
Hamit Altıntop, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile ilgili olarak, “Konunun şahıslar olduğunu düşünmüyorum. Montella kısa sürede Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası gördü. Çok başarılı buluyorum. Kendisini geliştirmesi, yeni motivasyonlar bulması önemli. Konunun Montella olduğunu düşünmüyorum. Çok iyi bir teknik direktöre sahip olduğumuza inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Altıntop, Dünya Kupası’ndaki performansı çok eleştirilen kaptan Hakan Çalhanoğlu hakkında ise, “Ben aslında oyuncular üzerine tek tek konuşmak istemiyorum. Hakan’ın da mutlaka eksikleri ve hataları olmuştur ama bazen sevdiğimiz için eleştiriler daha ağır olabiliyor. Burada asıl önemli olan Hakan’ın bundan sonra nasıl bir duruş sergileyeceği ve federasyonun bu konuyu nasıl ele alacağıdır.” ifadelerini kullandı.
Yurt dışında yaşayan Türklerin milli takımı seçmeye devam edeceğine inandığının altını çizen Altıntop, “Yurt dışındaki oyuncuların milli takıma kazandırılması konusunda çalışmalar yaptığınızı da biliyorum. Var mı o dönemden hedefinizde olan, yakında milli takımda görebileceğimiz isimler?” sorusunu, “4-5 tane çok ciddi aday var ama bunlar bireysel konular. Burada önemli olan mevcut oyuncuları en iyi şekilde ileriye taşımamız. Çünkü onlar gelecek oyunculara örnek oluyorlar.” şeklinde yanıtladı.
“DENİZ UNDAV’LA KUNTZ DÖNEMİNDE TEMAS HALİNDEYDİM AMA FARKLI DÜŞÜNDÜĞÜNÜ BELİRTTİ”
Hamit Altıntop, Alman Milli Takımı’nı seçen Deniz Undav hakkında ise, “Deniz Undav’la Kuntz döneminde temas halindeydim ama farklı düşündüğünü, farklı hedefleri olduğunu, ona inandığını, o konuda ilerlemek istediğini bize ilk görüşmesinde, ilk cümlelerinde belirtti. Buna da saygı duymak gerek. Olaya çok ciddi yaklaştık, Deniz Gül’ü, Can Uzun’u, Aral’ı kazandırdığımız gibi Deniz için de uğraştık. O konuda vicdanımız çok rahat.” diye konuştu.
Dünya Kupası’nın 48 takımla oynanmasının sorun olmadığını, su molalarının da takımlara iyi geldiğini düşündüğünü belirten Altıntop, genel anlamda keyifli bir organizasyon geçtiğini söyledi.
Dünya Kupası’ndaki takımları da değerlendiren Hamit Altıntop, “Fas bana inanılmaz keyif veriyor. Çünkü hayal ettiğimiz o tutku, o birliktelikle bizi de andırıyorlar diye düşünüyorum. Oyuncu grubunun çoğu Avrupa’da doğmuş büyümüş olmasına rağmen ülkelerinin değerlerini benimsemiş bir yapıları var. Fransa’yı zaten konuşmamıza gerek yok, turnuvanın favorisi. O muhteşem öndeki dörtlüleriyle. İspanya biraz beklentimizin altında gibi gözükmesine rağmen ilerliyor. İngiltere de bir sürpriz yapabilir. Messili Arjantin var… Merakla finali bekliyorum. Michael Olise, Lamine Yamal ve Fas’tan Saibari gibi yetenekler de dikkat çekiciydi.” ifadelerini kullandı.
Altıntop, Almanya’nın Dünya Kupası’na erken vedası hakkında ise, “Onların da kadro kalitesi ve yönetimsel sorunları vardı. Bizimkiler kötü alışkanlıkların nüksetmesi şeklinde kendini gösterdi. Onlarınki ise daha ciddi iletişim problemleriydi.” dedi.
Hamit Altıntop, “Dünya Kupası’nda sık sık maçlara da gidiyorsunuz ve gittiğiniz maçlarda da yayıncı kuruluş sizi ekranlara taşıyor. Ülke temsili adına önemli bir adım. Siz ne söylersiniz?” sorusuna, “Oralarda daha çok bulunmamız, mesai yapmamız gerek. Türk insanını tanımaları gerekir. Türk insanının neler yapabileceğini ve onların birikimlerini, tecrübelerini de kullanmamız gerek. O konuda maalesef biraz eksik kalıyoruz. Kendi aramızda boğuştuğumuz, mücadele ettiğimiz için oralara fazla vakit ayıramıyoruz ama bunu da ileride yapabiliriz. Bizim gibi genç, motive olmuş arkadaşların ileride daha çok katkı sağlayabileceğine inanıyorum.” yanıtını verdi.
Altıntop, Süper Lig’deki rekabet hakkında ise, “Heyecanlı maçlar var ama bunu daha kaliteli hale getirmemiz gerek. Kavga, gürültü ve gereksiz polemikleri azaltıp içerik odaklı olmalıyız. Ürün ne kadar iyi olursa masada o kadar güçlü oluruz ve sürdürülebilir başarıyı yakalarız.” şeklinde görüş belirtti.
Haber Girişi


















