Hayırlı olsun – YAVUZ DONAT

spot_img


Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun “Terörsüz Türkiye raporu” siyaset kurumunun milletimize sunduğu bir ramazan armağanı gibi.

Hayırlı olsun. Adına ister “Kürt sorunu” diyelim… İster “Doğu- Güneydoğu sorunu”… İster “terör sorunu”.

Ne dersek diyelim… Türkiye’nin bu sorunu aşması gerekiyor. Terör… Ülkemizin ayaklarına vurulmuş, dış kaynaklı, 2 trilyon dolarlık bir pranga.

Pranga kırılınca… Kim tutabilir, Atatürk’ün modern ve büyük Türkiye’sini?

***


Aman dikkat

Şehitlerimiz… Bu vatan için, bir gül bahçesine girercesine… Kara toprağın altına giren yiğitlerimiz. Onları unutamayız… Geride bıraktıkları hepimize emanet. Gazilerimiz… Baş tacımız. “Üç beş oy uğruna” kimse onları tahrik etmesin.

Anaların… Öksüz ve yetimlerin… Dul kalan eşlerin acıları ve gözyaşları, siyaset masalarına meze yapılmasın.

***


İşte Türkiye mutabakatı

Komisyon… İlk toplantısını 5 Ağustos 2025′te yaptı… 51 üyesiyle.Tam 21 toplantı… 137 konuşmacıyı dinledi. Toplumun her kesiminin görüş ve önerilerini değerlendirdi.

91 saat çalıştı… Tutanakları 4 bin 318 sayfa.

Farklı düşünceleri, ortak akıl zemininde buluşturdu.

Komisyonun çalışması… Ve sonunda ortaya çıkan raporu siyasi parti temsilcilerinin kabul etmesi çok değerli… AK Parti… CHP… MHP… DEM Parti… Yeni Yol grupları… DSP… HÜDAPAR… Ve Yeniden Refah Partisi.

***


Adres… ‘Meclis’

Atatürk… 1 Kasım 1930… Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nin yeni yasama yılının açılış konuşmasını yapıyor… Tutanaklardan:

“Büyük milli sorunlar şimdiye kadar Büyük Millet Meclisi’nde çözümlendi… Gelecekte de yalnız oradan kesin önlemler sağlanabilecektir.” (Bravo sesleri… Alkışlar.)

Atatürk’ün söylediği gibi… “Çözümün adresi gazi/yüce Meclis.”

***


Altın söz

Hüseyin Yayman… Komisyon üyesi… İmralı’ya giden heyetten.

İmralı’da ve komisyonun son toplantısında söylediği bir söz çok önemli… Altı kırmızı kalemle çizilecek söylem:

“Silahlar sadece ellerden değil, zihinlerden de çıkarılırsa Türkiye’nin atamayacağı hiçbir demokratikleşme adımı yoktur.”

***

Fatihalar

Suriye… Romanya… Azerbaycan… Yemen… Kore… Filistin… 34 ülkedeki Türk şehitliklerimizde… Türk ve Kürt koyun koyuna yatıyor. Bir destanın yazıldığı Çanakkale‘de… Şehitliğimizde…

Diyarbakır-Şirvanlı, 32 yaşındaki er Ali… Diyarbakır-Hanili, Resul oğlu 19 yaşındaki Hasan… Adanalı, Konyalı, Bursalı, Amasyalı Türk kardeşleriyle birlikte… Cennette.

Terörsüz Türkiye Komisyonu’nun raporu… Mübarek ramazan ayının başlangıcında onların ruhlarına gönderilmiş Fatihalar gibi.

***


Alkışlar

Pandemi… Kovid 19… Dünyayı kasıp kavurdu.

Böylesine büyük felaketin yaşandığı süreçte bile Türk siyaseti ortak tavır sergileyemedi.

O nedenledir ki… “Terörsüz Türkiye” konusunda, siyasetin gösterdiği performans… Uzlaşı… Her türlü övgüye değer.

***


Büyük fotoğraf

Kızılderili atasözüdür: “Bir suda iki balık kavga ediyorsa, oradan 5 dakika önce bir İngiliz geçmiştir.”

İşte… Terör sorununun ana nedeni… Röntgeni… Arka planında yatan gerçek.

Avrupa’dan Amerika’ya… İngiltere’den Fransa’ya… İsrail’den Yunanistan’a kadar… Saymakla bitmez… Cemil Çiçek‘in söylemiyle, 28’den fazla ülke teröre destek verdi.

Önce… “Sağcı, solcu” dediler… Türkiye’yi birbirine düşürdüler. Sonra… Alevi, Sünni tahrikleri… Çatışmalar. Ve… Binlerce insanımızı kaybettiğimiz Türk-Kürt kavgası.

Bu büyük fotoğrafı hiç unutmayalım.

***


Geçmişin arabaları

Dünü… Dünde yaşananları… Annelerin gözyaşlarını… Büyük acıları… Elbette unutamayız. Ama… Dünü dünde bırakmadıkça… Ve düne takılıp kalınca… Aydınlık bir geleceğe bakamayız.

Geçmişten kopamayanın, geleceği yönetebilmesi mümkün değil. Geçmişe dair söylenecek her söz söylenmedi mi?

Hazreti Mevlana… Ne diyor?

“Dün dünde kaldı cancağzım, bugün yeni şeyler söylemek lazım.”

Ve… Bir söz de yabancıdan… Rus yazar Maksim Gorki’ den:

“Geçmişin arabalarıyla hiçbir yere gidemezsiniz.”

***


Yaraya merhem

Siyaset ortamı gergin… TBMM’de geçen hafta yaşananlar ortada… Tekme… Yumruk… Poşetlik küfürler.

Yerlerde sürünen saygınlık… “Aranıyor” diye ilan verilecek hâle gelen itibar.

Siyaset… Savaşma değil, uzlaşma sanatıdır.

Terörsüz Türkiye Komisyonu’ndaki büyük uzlaşma… Siyaset kurumunun yarasına sürülen bir merhem oldu.

***


Tarih yazmak korkakların işi değildir

Birinci Meclis’te… Tarih yazan, destan yazan gazi Meclis’te… 72 Kürt milletvekili vardı.

Bugün de… Meclis’te… Görev süresi sona eren Terörsüz Türkiye Komisyonu’nda… Türk de var, Kürt de.

Ve… Yükselen Türkiye’nin büyük ihtiyacı: Uzlaşmak… 100 yıllık sorunu aşmak… Yeni bir tarih yazmak… Destan yazmak.

Meşhur sözdür… “Tarih yazmak korkakların işi değildir.”

***


‘Devlet-millet’ politikası

Hüseyin Yayman’ı aradım… Ve kutladım.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu‘nun son toplantısında (18 Şubat 2026) yaptığı konuşma için. Yayman… 2009‘daki çözüm sürecinde devredeydi.

2013… Demokratik çözüm süreci… Akil insanlar heyetindeydi.

Ve 2025… Komisyonda.

Önceki gün söylediklerinden birkaç satırbaşı… Tebrikler, teşekkürler Hüseyin Yayman:

Ortaya bir Türkiye ittifakı çıkmıştır… Türkiye uzlaşısı.

Türk demokrasi tarihinde çok önemli bir eşik aşılmıştır.

Türk siyaseti büyük bir sınavdan geçer not almıştır… Demokrasi içinde sorun çözme yeteneği testten başarıyla geçmiştir.

Yayman… Elinde kırmızı kalem… Ve tarihi çizgi:

“Bu bir devlet politikası… Büyük Türk milletinin politikası… Tarihin doğru tarafında olduğumuzun fotoğrafı.”



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img