Hazır sirkeleri unutun! Evde doğal sirke yapmanın altın kuralları

spot_img




Bulunan eski eserlerden Sümerlerin, Asurluların, Etililerin, İranlıların, eski Mısırlıların ve nihayet eski Yunanlıların sirke yaptıkları anlaşılmaktadır. Doğada yalnızca sirkede rastlanan sirke solucanı M.Ö. 3000 yıllarına ait eski Mısır küpündeki tortuda bulunmuştur.

Aynı zamanda sirke o dönemlerde ilaç olarak da kullanılmıştır. Günümüzde ise sirke, yalnızca yemeklerde, salatalarda değil turşu yapımında da kullanılır. Ayrıca mayonez, salça, salamura, hardal ve diğer benzeri gıda maddelerinin hazırlanmasında ve konserve edilmesinde, az miktarda da antiseptik olarak kullanılmaktadır.

SİRKENİN FAYDALARI

Alıç sirkesi kalp, damar, sinir sıkışması ve ritim bozukluklarında fayda sağlıyor. Elma sirkesi yağ yakıcı özelliğinin yanı sıra zayıflama ve diyet uygulamalarında kullanılıyor. Ayrıca elma sirkesi karaciğer yağlanmasını engelliyor. Saç ve beden temizliğinde de kullanılabiliyor. Enginar sirkesi karaciğer hastalıkları ve kolesterol için fayda sağlarken mide ve bağırsak rahatsızlıklarında dezenfekte özelliği taşıyor. Antioksidan, kan temizleme ile ishal kesmede oldukça fazla önerdiğimiz nar sirkesinin tansiyon ve kolesterol düşürücü özelliği de bulunmaktadır. C vitamini özelliği bulunan limon sirkesi bağışıklık sistemi rahatsızlıkları, kan yağlarını temizleme ve enfeksiyon hastalıklarında kullanılıyor. Böğürtlen sirkesinin iltihap kurutucu özelliği bulunurken, şeker hastalıkları ve bayan hastalıklarında da kullanılıyor. Ayrıca boğaz ve bademcik ağrıları içinde böğürtlen sirkesini öneriyoruz. Üzüm sirkesi genelde turşu yapımı için kullanılıyor. Fakat ayak ağrılarında da fayda sağlayan bir özellik taşıyor. Gilaburu dediğimiz sirke ise idrar yolları enfeksiyonlarında oldukça etkili bir şifa kaynağı olurken, böbrek hastalıkları için de önerilen bir üründür.



SİRKE YAPIMININ PÜF NOKTALARI

Sirke yapılacak meyvelerin doğal ve olgun olması önemlidir. Meyvelerin yıkanıp en az 4-5 saat hatta 1 gün kurutulması gerekir, çünkü sirke bakterileri meyvenin kabuğunda ve havada bulunmaktadır.

Meyveler mutlaka küçük parçalara bölünmeli ki fermantasyon daha çabuk oluşsun. Makinelerde parçalama yapılacak ise meyvelerin ısınmasına izin verilmemelidir. Meyveler kurulacak kabın en az yarısı kadar olmalıdır, az meyve çok su sirke kalitesini olumsuz etkiler. Kavanozun üst kısmında 3-4 parmak boşluk kalıncaya kadar içme suyu ile doldurulmalıdır.

İlk iki gün bakterilerin hızlı oluşması için kavanozun ağzı hava almayacak şekilde sıkıca kapatılmalıdır. Sirke üretiminde iki aşama vardır. Birinci aşamada, mayalar, anaerobik yolla şekerleri etanole çevirirler. İkinci aşamada; üretilen bu etil alkol, sirke bakterileri tarafından aerobik koşullarda asetik aside okside edilir.

Meyvelerin şeker oranı az ise bal veya pekmez ilave edilmelidir. İki gün sonra ameliyat eldiveni ya da kavanozun kapağı çıkartılıp, ağzı temiz bir tülbent ve lastik ile kapatılmalıdır.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img