
“İHRACATÇILARIN GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTIRACAK”
Ticaret Bakanlığından konuya ilişkin yapılan açıklamada, küresel ticaretin rotasının yeniden çizildiği, rekabetin yalnızca ürün odaklı değil marka ve pazar hakimiyeti odaklı yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin, “Made in Türkiye” damgalı ürünleriyle dünya pazarlarındaki gücünü her geçen gün perçinlediği ifade edildi.
İhracatçının küresel pazarlarda elini güçlendirmek, katma değerli ihracatı artırmak ve Türkiye’nin stratejik hedefleri doğrultusunda dünya ticaretindeki payını yükseltmek adına söz konusu karar kapsamında yeni ve stratejik bir adım atıldığına işaret edilen açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu:
“Ülkemizin güçlü üretim altyapısı, kalifiye insan kaynağı ve tedarik zinciri kapasitesi ihracatımızın temel taşıdır. Ancak bu gücün uluslararası arenada hak ettiği karşılığı bulması, yalnızca ürün satmakla değil, uluslararası marka ağlarına entegre olmakla mümkündür. Bu vizyonla, İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında yürütülen ‘şirket ve marka alım desteği’ mekanizmasının kapsamı genişletilerek, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki görünürlüğünü doğrudan artıracak yeni bir destek unsuru devreye alınmıştır.”
“KATMA DEĞERLİ BÜYÜMENİN ÖNÜ AÇILMAKTADIR”
Açıklamada, Türkiye’de üretim ve tedarik süreçleri gerçekleştirilen firmaların, yurt dışında satın aldıkları yabancı markaya yönelik birimlerin kira giderleri ile söz konusu markaya yönelik gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin devlet destekleri kapsamına alındığı bildirildi.
Bu destekle yalnızca finansal bir katkı değil, ihracatçıların küresel pazarlardaki konumlarını güçlendirecek stratejik bir vizyonun da ortaya konulduğu belirtilen açıklamada, “Bu kapsamda, şirketlerimizin halihazırda tedarikçisi konumunda oldukları müşterileri ve pazarı hazır markaları satın alarak ileri entegrasyon sağlamaları desteklenmekte, böylece uluslararası marka değerlerinin ülkemizin fikri mülkiyet havuzuna katılmasıyla katma değerli büyümenin önü açılmaktadır.” ifadesi kullanıldı.


















