İlaç çalışmasında Türkiye önde! Akdeniz ateşi tedavisinde yeni umut

spot_img


Ailevi Akdeniz Ateşi, daha yaygın bilinen, İngilizce kısaltma ismiyle FMF, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz’in doğusunda yaşayan toplumlarda sık görülen genetik bir hastalık. 17 Eylül ‘Dünya FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi) Farkındalık Günü’ olarak ilan edildi. Bu kapsamda Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Gül, önemli açıklamalarda bulundu…

EN ÇOK HASTA TÜRKİYE’DE VAR

Prof. Dr. Gül, Ailevi Akdeniz Ateşi’nin nadir bir hastalık olarak bilinmekle beraber, Türkiye’de görülme sıklığının binde 1’den fazla olup, toplam nüfus göz önüne alındığında dünyada en çok hastanın Türkiye’de bulunduğuna dikkat çekti.

HASTALIKLARI TAKLİT EDİYOR

Prof. Dr. Gül, bu hastalığın çocukluk döneminde başlayan ve görünür bir neden olmadan tekrarlayan iltihap ataklarıyla seyrettiğini söyleyerek, “Bu iltihabi belirtiler, özellikle karın zarında, göğüs boşluğunda, eklemlerde olur ve sıklıkla 1-3 gün içerisinde kendiliğinden gerilemektedir. Ataklar değişen sıklıkta tekrarlar. İltihabi belirtiler, apandisit, safra kesesi iltihabı, idrar yolu iltihabı, akut eklem romatizması, akciğer enfeksiyonu gibi hastalıkları taklit edebilir. Bu nedenle atak sırasındaki bulgular ve hastanın öyküsü dikkatlice değerlendirilmeli” dedi. Vaktinde tanı konup, düzenli takip ve tedavisi yapılmadığında, kontrolsüz devam eden iltihap sonucunda ‘amiloidoz” diye bilinen bir hastalığın gelişme ihtimali olduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Gül, “Kontrol edilemeyen iltihaba bağlı olarak vücutta artmış miktarda üretilen ve en çok böbrekler olmak üzere vücudumuzun değişik organlarında biriken ‘amiloid proteini’ böbrek yetersizliğine ve diğer organlarda işlev bozukluğuna neden olur” dedi.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img