
HEDEF KANSER GİBİ TEDAVİLERDE KULLANILAN PAHALI İLAÇLAR
Mali polisin soruşturmayı genişletmesine, 10 yıl boyunca hastane yakınındaki bir eczanede çalışmış bir kişi de yardımcı oldu. Tanık bildiklerini anlatırken şüpheli simsarların özellikle kanser ve sedef gibi ilaçların pahalı olduğu hastalıkları taşıyan yaşlı savunmasız kişileri hedeflediğini ve güven ağı kurmak için onlara yardımcı olduklarını belirtti. Tanık aynı zamanda şüphelilerin hastane görevlileriyle olan samimiyetlerini kullanarak hızlı ve yakın tarihli randevuları para karşılığı sattıklarını vurguladı. Çete öyle bir ağ kurmuştu ki hastanenin Onkoloji, Hematoloji, Cildiye, Enfeksiyon Hastalıkları ve Göz polikliniklerinde adamları bulunuyordu.
MALİ POLİS İNCE ÇALIŞTI, REÇETE AĞI DEŞİFRE EDİLDİ
Tanığın ifadesinin ardından şüphelileri izleyen polis, bu kişilerle iletişime geçen hastaları tespit etti. Belirlenen 8 hasta ile evlerinde görüşülerek şüphelilerin fotoğrafları gösterildi ve işledikleri suçlar anlatıldı. İletişime geçilen 8 hastadan 7’sinin şüpheliler tarafından doğrudan kandırıldığı öğrenildi. Ayrıca teknik takibi sürdüren polis; şüphelilerin buluşma noktaları ve hastane içindeki hareketlerini yerinde inceleyerek kayıt altına aldı. Böylece suçüstü yapılmasının yanı sıra hastane içindeki çarpık düzen ifşa edildi.

SİMSARLAR KORUNMAK İÇİN SABIKALILARI KALKAN YAPTI
Hastane simsarları, işlerine başkasının karışması veya farklı simsarların kendi bölgelerine girmemesi amacıyla küçük bir ekip kurdu. Bu ekip, gerektiğinde kaba kuvvete başvurarak örgütün içeriden ve dışarıdan korunmasını sağlayacaktı. Bu ekipte; “kasten yaralama ve tehdit” suçlarından 5 kaydı bulunan Cem K., “kasten yaralama, tehdit, oto hırsızlığı ve kadına şiddet” suçlarından 11 kaydı bulunan İlkay G. ve “yaralama ile kumar” suçundan 4 kaydı bulunan Deniz K.’nin olduğu belirlendi.

İLAÇLAR WHATSAPP’TAN AÇIK ARTIRMAYLA SATILDI
Yapılan incelemelerde çetenin hastane çevresinde bulunan eczanelere giderek, “Hastanede adamlarımız var, eğer bizimle çalışırsanız cironuz çok yüksek olur” şeklinde teklif götürdükleri öğrenildi. Polisin çalışmasıyla başta Kozan ve Soral eczanelerinin sistemin ana çarkını oluşturduğu saptandı. İki eczanenin de eczacısı gözaltına alınırken; Kozan ve Feyiz eczanelerinin isimleri de dosyada geçti. Tanıklardan biri ifadesinde, usulsüz bir şekilde ele geçirilen ilaçların WhatsApp uygulaması üzerinden açık artırma vasıtasıyla satıldığını anlattı.

“İLACINIZI 81 İLDE HERHANGİ BİR ECZANEDEN ALABİLİRSİNİZ”
13 yıldır eczacılık mesleğini yapan Sinan Kocaoğlu, şunları söyledi: “Eczacılar ve eczaneler, bir hastanede çalışan bulunduramaz. Kanunen bu yasaktır. Gittiğiniz doktor sizi ‘şu eczaneye git’ diye yönlendiremez veya kapıda bekleyen bir şahıs ‘Şu eczaneye git, yoksa ilacın karşılanmaz, bir sorun olduğunda müdahale edilemez’ gibi bir söylemde bulunamaz. Siz de bir hasta olarak buna inanmayın. Eğer hastaysanız ve reçeteniz varsa 81 ilde SGK anlaşmalı herhangi bir eczaneden ilacınızı alabilirsiniz. Ayrıca ‘İlacınızı size kargolarız’ gibi bir seçenek de olamaz, kabul etmeyin. Her ilacın bir saklama koşulu ve standardı vardır. Kargo veya kurye yoluyla yolculukta bu saklama koşuluna uyulmaması, ölüm gibi ağır sonuçlar bile doğurabilir.”
KUTU… KİLİT İLAÇ “REMSIMA”
Çete üyeleri, ağır hastalara bakan doktorların bulunduğu katlara giderek saatlerce bekliyor, önemli ve pahalı ilaç kullanan hastaları diğer katlardaki üyelere bildiriyordu. Soruşturma kayıtlarına giren ifadelerde, bir hasta için “30-35 bin TL değerinde ilaç alacak, gözünü seveyim kaçırma” şeklinde birbirlerine telkinde bulundukları ortaya çıktı. Simsarların bu işlemler karşılığında bazı eczacılarla 750-1000 dolar, bazı sekreterlerle ise 350-500 dolar arasında anlaştığı iddia edildi. Öyle ki simsarlar, aynı örgüte üye olsalar bile birbirlerinin hedefindeki hastanın reçetesini almak için zaman zaman tartışıyordu.












