İletişim Başkanlığından “15 Temmuz’un 10. Yılında: İrade Bizim Zafer Bizim” paneli

spot_img


İletişim Başkanlığından 15 Temmuz’un 10. Yılında: İrade Bizim Zafer Bizim paneli

“TARİHİMİZİN EN KRİTİK EŞİĞİ”

Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu da bazı gecelerin milletlerin hafızasına kazındığını, 15 Temmuz’un da bu gecelerden biri olduğunu vurguladı.

15 Temmuz’un önemine vurgu yapan Müderrisoğlu, “Darbelere şu ya da bu şekilde hazırlanan, sessiz kalan, kenara çekilen ve daha sonra ağır vicdan muhasebesi yapan bu milletin farklı yaş ve kuşaktaki fertleri, 15 Temmuz gecesi Sayın Cumhurbaşkanının liderliği ve ona duyulan güven, memlekete, bir işgal girişimine aynı şekilde milli birlik ve bütünlüğe kastedenlere canlarıyla karşı koydular ve bir daha geri dönülemez şekilde demokrasi tarihimizin bence en kritik eşiğinin aşılmasına yardımcı oldular.” diye konuştu.

Müderrisoğlu, 15 Temmuz’un ardından sergilenen demokrasi nöbetlerinin, demokrasiye sahip çıkmak adına önemine dikkati çekti.

Müderrisoğlu, FETÖ ve benzeri yapıların “canlı organizmalar” olduğunu söyledi.

FETÖ’nün kendini canlı tutmaya ve yeniden var etmeye çalıştığını kaydeden Müderrisoğlu, terör örgütünün yurt dışına firar edenlerin kurdukları şirketler üzerinden veya farklı dayanışma mekanizmalarıyla finansal kaynak bularak bunları organizatörlerine aktarma yönünde çabası olduğunu belirtti.

İletişim Başkanlığından 15 Temmuz’un 10. Yılında: İrade Bizim Zafer Bizim paneli

“15 TEMMUZ’DA YAŞANANLAR, TÜRKİYE’NİN KENDİSİNE YÖNELMİŞ BİR SALDIRI NİTELİĞİ TAŞIDIĞINI GÖSTERMEKTE”

AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Zengin de “15 Temmuz”un Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde devlet yöneticileri ve millet tarafından bertaraf edilen bir zafer günü olduğunu bildirdi.

Darbelerin, iktidarda olanları devirmeye yönelik bir hamle olduğunu aktaran Zengin, bir açıdan da milletin egemenlik hakkının silah zoruyla askıya alınması olduğunun altını çizdi.

15 Temmuz 2016 gecesi yaşananların Türkiye’nin daha önce karşılaştığı askeri müdahalelerden bazı yönleriyle ayrıldığına dikkati çeken Zengin, bu darbe girişiminin yalnızca asker içinde doğan klasik bir darbe teşebbüsü olmadığını belirtti.

Zengin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Devlet kurumlarına uzun yıllar boyunca farklı yöntemlerle nüfuz etmiş, anayasal, hiyerarşi dışında örgütlenmiş paralel bir yapının silahlı güç kullanarak devlet yönetimini ele geçirme girişimidir. Bu yönüyle 15 Temmuz, anayasal düzene ağır bir saldırı olmasının yanında devlet kurumlarında liyakatin, şeffaflığın, hesap verebilirliğin, demokratik ve hukuki denetimin önemini de yeniden hatırlatan tarihsel bir durum noktasıdır. 15 Temmuz gecesi yaşananlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bombalanması, güvenlik kurumlarının hedef alınması ve yurttaşlara yönelik silahlı saldırılar, olayın yalnızca bir hükümet değişikliği girişimi olmadığını, devletin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kendisine yönelmiş bir saldırı niteliği taşıdığını göstermektedir.

Ancak aynı gece Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın halka yaptığı çağrı, TBMM’nin çalışmalarını sürdürmesi, siyasal partilerin darbe girişimine karşı ortak tavır alması, güvenlik güçlerinin anayasal düzeni savunması ve çok sayıda yurttaşın demokrasiye sahip çıkmak amacıyla meydanlara çıkması, demokratik meşruiyetin devlet kurumlarının dışında toplumun geniş kesimleri tarafından da sahiplenildiğini göstermiştir.”


Haber Girişi
Muhammed Emin Akyıldırım – Editör



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img