İmamoğlu’nun danışmanı Turan Aydoğan’ı köşeye sıkıştıran kayıt! İtiraflar peş peşe geldi!

spot_img


İmamoğlu’nun danışmanı Turan Aydoğan’ı köşeye sıkıştıran kayıt! İtiraflar peş peşe geldi!

200 BİN DOLARLIK ANLAŞMAYI DOĞRULADI

Savcı, Hüseyin Aydın’ın ifadesini de Aydoğan’a okudu. Aydın’ın anlatımına göre Necmettin Şimşek’in bir hukuki probleminin çözülebilmesi amacıyla önce 500 bin dolar istendi, ardından ön ödeme olarak 200 bin dolar üzerinde anlaşmaya varıldı ve para Aydoğan’a götürüldü. Aydoğan, parayı kendisinin aldığını reddetti ancak 200 bin dolarlık anlaşmanın varlığını doğrulayan önemli ifadeler kullandı. Aydoğan, “Parayı kendileri götürdüler. Kendileri anlaştılar. Ödediklerini duydum. Ne şekilde ödendiğini bilmiyorum. Ama 200 bin dolara anlaştıklarını biliyorum.” dedi. 500 bin dolarlık tutarı ise kabul etmeyen Aydoğan, bu rakamı “mübalağa” olarak nitelendirdi.

SAVCIDAN KRİTİK SORU: “PARAYI NİYE SÜREKLİ ÜZERİNİZE ALIYORSUNUZ?”

Duruşmada Aydoğan’ın 200 bin doların iadesine ilişkin kayıtlarda defalarca sorumluluk üstlenen ifadeler kullanması savcının dikkatini çekti. Savcı, Aydoğan’ın bir yandan parayı almadığını söylediğini, diğer yandan “Senin muhatabın benim”, “Perşembe ben getireceğim”, “Ödemek zorundayız” şeklindeki sözlerinin bulunduğunu hatırlatarak “Bu parayı niye sürekli üzerinize alıyorsunuz?” diye sordu. Aydoğan, bu sözleri kendisinin para borcu bulunduğu için değil, Rahman Özdemir’e ödeme yaptırmak amacıyla söylediğini savundu.

İmamoğlu’nun danışmanı Turan Aydoğan’ı köşeye sıkıştıran kayıt! İtiraflar peş peşe geldi!

50 BİN DOLAR DA GÜNDEME GELDİ: “ÖDEMEK ZORUNDAYIZ”

Ses kayıtlarındaki para trafiği 200 bin dolarla sınırlı kalmadı. Savcı, Aydoğan’ın başka bir görüşmede “Adam 50 bin dolar ödemiş. Ben bunu ödemek zorundayım.” ve “Ödemek zorundayız. Hepsini ödemek zorundayız.” şeklinde konuştuğunu hatırlattı. Aydoğan bu konuşmayı da kabul ederek, 50 bin doların Hüseyin Aydın tarafından diğer paraya mahsup edilmek üzere ödendiğini söyledi. Savcının “Siz niye ödemek zorunda kalıyorsunuz?” sorusuna ise yine Rahman Özdemir’e baskı kurduğunu söyleyerek karşılık verdi.

“ÇİFT ANAHTARLI BİR KASADA” SÖZÜNE AÇIKLAMA GETİREMEDİ

Mahkemede ses kaydındaki “Abi, çift anahtarlı bir kasada tamam mı? Bu arkadaşlar biliyor, anlatırlar sana.” ifadeleri de Aydoğan’a soruldu. Savcılık bu sözlerin 200 bin doların nerede bulunduğuna ilişkin olup olmadığını sorgularken Aydoğan net bir açıklama yapamadı. “Onu bilemiyorum” diyen Aydoğan, konuşmanın Rahman Özdemir’in hukuki mütalaa aldığı bir grupla ilgili olabileceğini söyledi.

HÜSEYİN AYDIN: “200 BİN DOLARI TURAN AYDOĞAN’A GÖTÜRÜP TESLİM ETTİM”

Duruşmada Hüseyin Aydın’ın dosyadaki ifadesi de yeniden gündeme getirildi. Savcının aktardığı beyana göre Aydın, Necmettin Şimşek ile Turan Aydoğan’ın görüştüğünü, Aydoğan’ın işin “hem siyasi hem hukuki olarak çözülebileceğini” söylediğini ve KİPTAŞ Genel Müdürü üzerinden siyasi gücünü ortaya koyduğunu anlattı. Aydın ayrıca, anlaşmanın ardından 200 bin doları Turan Aydoğan’a götürüp teslim ettiğini ifade etmişti. Aydoğan ise KİPTAŞ Genel Müdürünün atanmasında herhangi bir rolünün bulunmadığını ve söz konusu bürokratı göreve geldikten çok sonra tanıdığını söyledi.

DELİLLERE “KUMPAS” SAVUNMASI

Turan Aydoğan, dosyadaki tanık ve şüpheli anlatımlarının bir “kumpas” sonucu ortaya çıkmış olabileceğini savundu. Rahman Özdemir’in 200 bin dolarlık senet nedeniyle baskı altına alınmış olabileceğini söyleyen Aydoğan, “200 bin dolarlık senet insana her şeyi yaptırıyor demek” ifadesini kullandı. Ancak savcılık ve mahkeme, ses kayıtlarında Aydoğan’ın para konusunda doğrudan sorumluluk üstlenen sözlerini tekrar tekrar önüne koydu. Aydoğan, parayı hiçbir zaman almadığını savunurken; 200 bin dolarlık anlaşmanın yapıldığını bildiğini, ödemenin gerçekleştirildiğini duyduğunu, paranın iadesi için sorumluluk üstlenen ifadeler kullandığını ve “rüşvetin belgesi mi olur” şeklindeki sözün kendisine ait olabileceğini mahkeme huzurunda kabul etti.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img