“İntihar” denildi, ardından çelişkiler çıktı: Musa Çağlar’ın şüpheli ölümünde adalet haykırışı

spot_img


İki kız çocuğu babası olan Musa Çağlar’ın 25 Nisan’da yüksekten düşmesi sonucunda yaşamını yitirmesinin ardından başlatılan adli süreç devam ediyor. Soruşturma kapsamında Çağlar ile kavga ettikten sonra birlikte düştüklerini öne süren Güray Özbek tutuklu yargılanırken, kuzeni Ali Çağlar hakkında ise denetimli serbestlik kararı bulunuyor. İlk duruşmanın henüz yapılmadığını belirten aile, dosyadaki kayıtların incelendiğini ifade etti.

“ELİ AÇIK BİR İNSANDI, FAYDALANILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”

Musa Çağlar’ın büyük kızı Yeşim Çağlar, babasının her iş seyahati öncesinde Kırıkkale‘de bulunan anne ve babasının mezarını ziyaret ettiğini anlatarak, olaydan önce de aynı amaçla köye gittiğini söyledi. Yeşim Çağlar, babasının normal şartlarda köyde en fazla bir ya da iki gün kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Babamın köyde evi vardı. Genellikle orada kalırdı. O gün akrabalarının yanında kalmak istemiş. Normalde bir gün kalıp dönerdi. Bu kez yaklaşık bir hafta ısrar üzerine kalmış. Babamın eli açık bir insan olmasından faydalanıldığını düşünüyoruz. Akrabamızın tanıdığı olduğu belirtilen kişi, babamdan ücretsiz şekilde ahırı için elektrik kablosu ve çeşitli malzemeler istemiş.”

“KAVGA ETTİK, BİRLİKTE DÜŞTÜK”

Babasının artık iş seyahatine çıkması gerektiğini söylemesinin ardından ölüm haberini aldıklarını belirten Çağlar, olayın ilk etapta intihar olarak değerlendirildiğini, daha sonra ise farklı bir anlatım ortaya çıktığını öne sürdü. Çağlar, “Önce bize intihar denildi. Ancak bunun mantıklı olmadığını düşündük. Babamın intihar edeceğine kesinlikle inanmıyoruz. Daha sonra ‘kavga ettik, birlikte düştük’ şeklinde bir açıklama yapıldı. Ancak olay yerinde birçok çelişki olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

45 DAKİKA BAYGIN OLDUĞUNU İDDİA ETTİ

Yeşim Çağlar, olay yeri incelemesine ilişkin çeşitli iddialarda da bulunarak, düştüğü belirtilen zeminin ıslak olduğunu, buna karşın birlikte düştüğünü söyleyen kişinin kıyafetlerinin kuru olduğunu ileri sürdü. Olayın zaman çizelgesinde de soru işaretleri bulunduğunu savunan Çağlar, şunları söyledi: “Birlikte düştüklerini söyleyen kişi, düştükten sonra yaklaşık 45 dakika baygın kaldığını ve sonrasında 112’yi aradığını söylüyor. Ancak o zaman diliminde telefonundan internet üzerinden görüşme yapıldığı tespit edildiğini öğrendik. Babamın ise o süreçte nefes aldığı, ancak yardım ulaşana kadar hayatını kaybettiği belirtiliyor.”

“HAK ETTİKLERİ CEZAYI ALMALARINI İSTİYORUZ”

Aile olarak tek beklentilerinin adalet olduğunu vurgulayan Çağlar, yargıya güvendiklerini ifade ederek şu sözlerle çağrıda bulundu: “Savcılarımıza, hakimlerimize ve adaletimize güveniyoruz. Babamı geri getirme şansımız yok. Ama gerçeğin ortaya çıkmasını ve sorumluların hak ettikleri cezayı almalarını istiyoruz.”

“SADECE NEFES ALIYORUZ YAŞADIĞIMIZI HİSSEDEMİYORUZ”

Babasının ailesi için büyük bir boşluk bıraktığını dile getiren Çağlar, duygularını şu sözlerle anlattı: “Hepimizin psikolojisi bozuldu. Annem, yıllardır aynı evi paylaştığı eşini kaybetti. Biz babamızsız bir hayat yaşamadık. Babam çok sağlıklı, hayat dolu, gülmeyi ve eğlenmeyi seven, yardımsever bir insandı. Uçan kuşa bile yardım edecek kadar iyi kalpliydi. Ailece büyük bir şok yaşıyoruz. Sadece nefes alıyoruz ama yaşadığımızı hissedemiyoruz.”

“ŞÜPHELİLERİN İFADELERİ ÇELİŞKİLİ”

Ailenin avukatı Ozan Gürhan da soruşturmanın titizlikle yürütüldüğünü belirterek, adaletin olayın tüm yönleriyle ortaya çıkacağına inandıklarını söyledi. Gürhan, “Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili tüm ayrıntılarıyla çok kuvvetli bir soruşturma yürütüyor. Devletimize olan inancımız ve soruşturma makamlarına duyduğumuz güven tamdır. Şüpheli Güray Özbek’in ifadelerindeki çelişkilerin savcılık makamının da dikkatini çektiğini düşünüyoruz” dedi.

Musa Çağlar’ın başarılı bir iş insanı olduğunu vurgulayan Gürhan, “Müvekkilimiz İstanbul’da kendi aile şirketi bulunan, hali vakti yerinde, başarılı bir iş insanıydı. Maddi durumunun iyi olmasının bazı kişilerin iştahını kabarttığını düşünüyoruz. Bu yöndeki kaygılarımızı ve soru işaretlerimizi giderecek olan savcılıktır” ifadelerini kullandı. Şüphelilerin olayını yaşanış şekline ilişkin beyanlarında çelişkiler bulunduğunu öne süren Gürhan, “‘Hem düştü hem öldü’ şeklindeki yaklaşım ciddi soru işaretleri barındırıyor. Kamu vicdanının ve Türk adaletinin şefkatli kollarına sığınıyoruz. Gerçeğin ortaya çıkacağına ve adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz” diye konuştu.


Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.



Source link

spot_img

benzer haberler

spot_img