
ÇALIŞMA MECLİSİ ÜÇLÜ SOSYAL DİYALOG İLE MÜMKÜN
Çalışma Meclisi’nin, işçi, işveren ve kamu temsilcilerinin yer aldığı üçlü sosyal diyalog mekanizmasının en üst ve en kapsayıcı platformu olduğunu belirten Işıkhan, bu yapının çalışma barışının güçlendirilmesi, sendikal süreçlerin geliştirilmesi ve sosyal adaletin pekiştirilmesine önemli katkı sağladığını dile getirdi.
“ÇALIŞMA HAYATI KÖKLÜ BİR DÖNÜŞÜM İÇERİSİNDE”
Işıkhan, 2024’te gerçekleştirilen 13. Çalışma Meclisi’nde “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı” ana başlığı altında emeğin, sendikal örgütlenmenin ve istihdamın geleceğini ele aldıklarını anımsatarak, bu yılki Çalışma Meclisinin ana temasının, “Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm” olarak belirlendiğini söyledi.
Dijital dönüşümün, artık bir trend değil hayatın ve iş dünyasının merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçek olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:
“Günümüzde çalışma hayatı dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerin etkisiyle köklü bir dönüşüm içerisindedir. Bu yeni dönem, üretim süreçlerini otomatikleştirerek verimliliği artırmakta istihdam, beceri ve ücret yapılarını derinden etkilemekte ve küresel rekabet gücünü artıran bir fırsat alanı sunmaktadır. Türkiye olarak, bu küresel değişim dalgasına uyum sağlamak ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerimizi gerçekleştirmek için yeşil ve dijital dönüşümü entegre bir şekilde hayata geçirerek bu adil geçişi sağlamamız gerekir.”
Işıkhan, bu dönüşümün tek başına devletin sırtına yüklenemeyeceğini, devletin yön gösteren, düzenleyen, teşvik eden ve koruyan taraf olduğunu ancak bu büyük yürüyüşün asıl yükünü işverenlerle, sendikalarla, çalışanlarla ve gençlerle birlikte omuzlayacaklarını belirtti.
“SENDİKALARIMIZDAN BEKLENTİMİZ, ÇALIŞANI BU SÜRECE HAZIRLAYAN BİR ANLAYIŞI BENİMSEMELERİDİR”
Herkesin bu yeni dönemde üstleneceği bazı sorumluluklar olduğuna işaret eden Işıkhan, şunları kaydetti:
“İşverenlerimiz, dijitalleşmeyi sadece maliyet düşürme ya da iş gücünü ikame etme aracı olarak görmemelidir. İnsan kaynağını merkeze alan, çalışanını yeni becerilerle donatan, yeniden eğitim ve beceri kazandırma süreçlerine yatırım yapan bir anlayışı esas almalıdır. Yapay zeka ve otomasyon yatırımlarını, nitelikli istihdamı büyüten, verimliliği artırırken çalışma barışını güçlendiren bir fırsat alanı olarak değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sendikalarımızdan beklentimiz ise bu dönüşümün karşısında duran değil, dönüşümü yönlendiren ve çalışanı bu sürece hazırlayan bir anlayışı benimsemeleridir. Dijitalleşme ve yeni çalışma modelleri karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz. Çalışanlarımızın emeğini, hakkını ve geleceğini korurken üretimin, rekabetin ve verimliliğin de ülkemiz için ne anlama geldiğini gözeten bir sendikal anlayışı benimsemelerini arzu ediyoruz.”
Temel sorumluluklarının, insan onurunu koruyarak, adil çalışma koşullarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak bu dönüşümü yönetmek olduğunu dile getiren Işıkhan, “Dijitalleşmeyi, iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil aksine daha nitelikli, daha esnek ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz. Bakanlık olarak özellikle bilişim sektörü ve geleceğin meslekleri odağında, yeşil ve dijital dönüşümü destekleyecek nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini temel hedef olarak benimsedik.” diye konuştu.
Işıkhan, bu kapsamlı dönüşümün, 14. Çalışma Meclisinde “Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm”, “Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri” ve “Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri” başlıklı oturumlarda tüm boyutlarıyla ele alınacağını söyledi.
Oturumlarda yapılacak değerlendirmelerin dijital dönüşümün farklı bir yönünün aydınlatılmasına katkı sağlayacağını aktaran Işıkhan, “Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım, bu Mecliste ortaya çıkacak yeni fikirlerin ve önerilerin insan ve emek odaklı politikalarımızla birleşerek, Türkiye’nin çalışma hayatının geleceğini şekillendirmede çok önemli bir rol oynayacağına yürekten inanıyorum. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır, daha müreffeh bir çalışma hayatını nasıl inşa edeceğimizi konuştuğumuz bu kritik dönemde, ortak aklın ve sosyal diyaloğun gücüne güveniyoruz.” ifadelerini kullandı.


















